Hepimizin Matematiksel Becerilerle Doğduğunu Biliyor Muydunuz?

Hepimizin Matematiksel Becerilerle Doğduğunu Biliyor Muydunuz?

Orijinal Başlık: Guess What? We’re All Born With Mathematical Abilities 1

Kristy vanMarle Arizona Üniversitesi’nde bir lisans öğrencisiyken, psikoloji alanında yüksek lisans yapmak istediğini biliyordu, ancak hangi psikoloji laboratuvarına katılacağından emin değildi. Daha sonra bir broşür gördü: Bebeklerin sayı sayabileceğini biliyor muydunuz?

vanMarle ilk tepkisinin “Olamaz. Bebekler muhtemelen sayı sayamaz ve kesinlikle bunu bizim yaptığımız gibi yapamaz ” olduğunu söylüyor. Ancak zihnine tohum bir kez ekilmişti ve VanMarle bununla ilgili çalışmaya başladı. O broşürü hazırlayan kişi Karen Wynn, danışmanı oldu ve o zamandan beri birlikte birçok çalışma gerçekleştirdiler.

Missouri Üniversitesi’nden doçent olan vanMarle’nin araştırma alanı çocukların erken dönem bilişsel gelişimidir. Kendisi ile son zamanlarda bu konu hakkında ne tür gelişmeler yaşandığını öğrenmek için gerçekleştirilen görüşmenin özetini aşağıda bulabilirsiniz.

Peki, doğuştan matematikçi olmakla ilgi tüm bu mesele nedir?

Laboratuvarımızda, özellikle sayısal gelişim ve nesneleri anlama ile ilgileniyoruz. Sembolik matematik için eşsiz bir insan kapasitesi geliştirmek üzere, bebeklerin hatta yeni doğanların bile erken dönem sayı becerilerinin temellerinin nasıl atıldığı konusunda çalışmalar yürütüyoruz.

Bu yetenek ve becerilerin kökleri, evrimsel açıdan eski olan ve çoğu başka türlerle paylaştığımız bir genetik aktarımdan gelmektedir.

Bir başka deyişle, neredeyse diğer hayvanlarla birlikte matematiği bilecek şekilde evrimleştiğimizi söylüyorsunuz. Bu konuyla nasıl ilgilenmeye başladınız?

Ben her zaman bu karmaşık bilginin -en azından temellerine- çok öncesinden sahip olunabileceği fikrine hayran oldum. Ve bugün biliyoruz ki bu bilgi hayvan türlerinin genelinde mevcut durumdadır. Balık gibi insandan oldukça farklı türler, örneğin Guppi balıkları, çevredeki sayılara duyarlıdır. Elbette, primatlar da. Semenderler. Çeşitli böcekler. Hayvanların çevrelerinde gezinmelerine yardımcı olan işte bu temel beceridir. Yani tam olarak, açıları ve mesafeleri hesaplayarak çevrede gezinmeyi kastediyorum. Bu beceri aynı zamanda hayvanların, eğer iki farklı miktarda yiyecek arasında seçim yapmaları gerekirse, daha fazla miktarda yiyecek seçmelerinde yardımcı olur. Genelde, hayvanların yiyecek aradığı çevrede böyle bir durum ortaya çıkar. Bu nedenle, bu erken dönem becerilerinin, insanların oldukça yaygın bir biçimde kavradığı daha karmaşık beceriler için nasıl bir temel sağlayacağına ilgi duydum.

Matematik ve saymayla ilgilenmeniz gerektiği takdirde, bir dereceye kadar bu konuda başarı elde edebilirsiniz. Elbette hepimizin deneyimlediği gibi bazı insanlar bu aritmetik becerileri diğerlerinden daha kolay elde edebilir. Yani kapasite kesinlikle mevcuttur.

En son yaptığınız araştırmanın odak noktası nedir?

Matematik okuryazarlığı modern toplumda giderek daha fazla önem kazanmaktadır; belki de okuryazarlıktan daha önemlidir ki bu yıllardır birçok eğitim girişiminin odak noktası olmuştur. Lise mezuniyetinde sahip olunan matematiksel bilginin bireyin ekonomik ve mesleki başarısının güçlü ve önemli bir göstergesi olduğunu artık biliyoruz.

Ayrıca, Missouri Üniversitesi’nden dönem arkadaşım David Geary tarafından yürütülenler de dahil olmak üzere çok sayıda farklı çalışma, matematik bilgisinde akranlarının gerisinde okula başlayan çocukların genellikle geride kalma eğiliminde olduğunu göstermekte. Ve bu fark, eğitim öğretim sürecinde daha da açılıyor.

Bu çalışma ile anaokuluna başladıklarında hangi çocukların akranlarının gerisinde kalma riski taşıdığını öngörebilecek kanıtlar bulmaya çalışıyoruz. Geride kalma riski olan çocukları henüz okula başlamadan tespit ederek bazı müdahalelerde bulunmak ve daha pozitif bir yola girmelerini sağlamak umuduyla birkaç adım geriye giderek bu konuda tüm bildiklerimizi ele alıyoruz.

Tam olarak nasıl bir çalışma yapıyorsunuz?

İki yıl boyunca anaokulundaki çocukları izledik ve çok geniş bir yelpazede sayısal becerilerini değerlendirdik. Çünkü matematik başarısı ve sayı bilgisi tek boyutlu bir yapı değildir.

Anaokulunda iki yıl boyunca yılda iki kez olmak üzere çocuklara 12 farklı görev verdik. Bunlardan bazıları Arapça rakamları veya sözel sayma listesini okumak gibi sembolikti. Diğerleri ise erken dönemde ortaya çıkan; iki noktadan hangisinin daha büyük olduğunu tahmin edebilmek veya çevrede meydana gelen eklemeleri ve eksilmeleri takip edebilmek gibi sembolik olmayan becerileri içeriyordu. Bu sayısal beceriler, evrimsel olarak eski temel kapasiteler üzerine kurulur.

Bu becerilerden hangisi ileriki yıllarda matematik başarısını tahmin etmeyi sağlar?

Bu 12 farklı beceriden biri veya ikisi gerçekten en önemlisi. Okul öncesi ve ilkokul birinci sınıftaki bu çocukları izlediğimizde, çok eski becerilerden biri olan miktarları tahmin etme becerisinin gerçekten önemli olduğunu gördük. Bununla birlikte niceliksel akıl yürütme becerileri; başka bir deyişle “üç” rakamını bilmek, bir sayfada “üç” rakamı gördüğünüzde ya da birinden duyduğunuzda bunun nicelik olarak üç olduğunu bilmek, sayma becerimizin köklerine dayanmaktadır.

Özellikle bu niceliksel akıl yürütme, genç yaşlarda ölçülebilen en önemli matematiksel beceri gibi görünüyor. Böylelikle, çocuklar henüz anaokulundayken ileriki yıllarda matematik başarısını elde edip edemeyeceklerini tahmin edebiliyoruz.

Bunun çocukların okul öncesi eğitimine bir katkısı olacak mı?

Öyle olmasını umuyoruz. Okul öncesi müfredatlarına ya da erken dönem yapılandırılmış matematik eğitimi gören çocuklara bakarsanız bu farklı becerilere dokunulduğunu görebilirsiniz. Fakat öğretmek istediğiniz çok şeyiniz varsa, bunların derinliklerine giremezsiniz, öyle değil mi? Tüm bu becerilere tek bir seferde yalnızca dokunmaya çalıştığınız söylenebilir.

Araştırmamız, sembolik bilgi geliştirmek için oldukça önem taşıyan bu temel becerilere odaklanmanın erken dönem eğitimi için daha etkili olabileceğini göstermektedir. Şu anda bu matematiksel beceriye müdahaleyi hedefleyen bir pilot çalışma yürütüyoruz.

Bu müdahaleden biraz bahseder misiniz?

Çocuklar sayma işlemi yapıyor ve gruplar oluşturuyorlar. Bazı nesneleri saymak için buz küpleri kullanıyoruz. Örneğin, ‘Bu tabağa altı tane nesne koyabilir misin?’ diyoruz ve daha sonra etkileşimli bir biçimde nerede hata yaptıklarını gösteriyor ve kuralları pekiştirmeye çalışıyoruz.

Bu yöntem etkili oluyor mu?

Bunu söylemek için henüz erken. Şu anda verileri giriyoruz ve analiz ediyoruz, bu yüzden sizin için can alıcı bir nokta yok maalesef. Ancak etkili olacağından umutluyuz. Bu yöntem ayrıca ebeveynlerin ve erken dönem eğitimcilerinin çocuklarla ilgilenebilecekleri bir yöntemdir.

Hatta çocukların tablette grup yapmalarını sağlayacak bir mobil uygulama oluşturmak bile mümkündür. Elbette bu bizim için ilerde olabilecek bir şey. Ama matematiksel becerilere bu şekilde etkili bir müdahale ile bu çalışmanın nereye gideceğini görebiliriz. Hangi çocuğun akranlarından geride kalma riski taşıdığını belirleyebiliyoruz ve böylece bir sonraki adımda onlara yardımcı olmanın bir yolunu buluyoruz.

Yaptığınız araştırmalar, ebeveynlerin çocukları ile sayıları öğrenmeleri konusunda evde yeterince ilgilenmediğini gösteriyor. Anne babalar bu konuda neler yapmalı?

Çocuğunuza sayıları öğretebilmek için pek çok yol vardır. Örneğin, elinize iki tane kraker alıp çocuğunuzun sizi izlemesini sağlayarak krakerleri masanın üstüne sırayla “bir, iki!” diye sayarak koyabilirsiniz.

Bu basit etkileşim saymanın iki önemli kuralını güçlendirir; bire bir eşleme (her bir öğeyi yalnızca bir kez etiketleme, belki sizin yaptığınız gibi) ve niceliksel akıl yürütme (sayılan son nesnenin etiketlendiği sayı sözcüğünü o grubun toplam sayı değerini gösterdiği için tekrar etme). Ebeveynler ayrıca çocukların sayı sıralamalarını bilip bilmedikleriyle ilgilenebilirler; “Benim iki tane krakerim var ve senin üç tane! Kiminki daha fazla, seninki mi benimki mi?”.

Ayrıca, yemek pişirme eylemi de çocukların miktar ve miktarlar arasındaki ilişkilerle uğraşabileceği başka bir ortak aktivitedir.

Günlük aktivitelerin anne babalara, çocukların sayıların anlamlarını ve sayılar arasındaki ilişkileri öğrenmelerine yardımcı olmak için çok sayıda fırsat sunduğunu düşünüyorum.


Dipnotlar:

  1. Depenbrock, J. (2017, Ağustos 1). Guess What? We’re All Born With Mathematical Abilities [Web blog yazısı]. https://ww2.kqed.org/mindshift/2017/08/01/guess-what-were-all-born-with-mathematical-abilities/ adresinden erişildi.