Eğitimin Dili ve Kültürü

Eğitimin Dili ve Kültürü

Annesi beş yaşındaki Emre’ye “ayakkabının “dilini” çıkar da giy demiş. Emre “ayakkabının dili” ne demek bilmediği için kendi dilini çıkararak giymeye başlamış ve zamanla alışkanlığa dönüşmüş. Dil ve kültür inanılmaz derecede karmaşık ve bir insan felsefesine sahip olmadan anlaşılması zor olan kavramlar. Kültürü anlamadan, eğitim felsefesini, eğitim felsefesini anlamadan da eğitimi anlamak güç. Bu girift yapıyı anlamak için ciddi bir zihin disiplini ve eğitim sistemi gerekli. Ne yazık ki eğitimi insan tabiatı ve kültürden kopararak, pedagojik terimlere boğulmuş, nedensellikten azade bir çerçeveye sıkıştırıyoruz. Alelacele konuşulmuşlardan, yazılmışlardan yapılacaklar listesi oluşturuyoruz. Yapılmışlardan yazılanlar listemiz zayıf. Toplumu “özgün tercüme”lerle anlamaya çalışıyoruz. Devamını Oku

TIMSS

TIMSS’den Çekilelim Mi?

Yetkililerinin belirttiği gibi TIMSS bir yarış değil, güçlü ve zayıf yönlerinizi öğrenmenin bir aracıdır. Konuşulduğu gibi salt bir sınav da değildir. Öğrencilerin evinde bulunan kitap sayısı, evde bilgisayar olup olmadığı, öğrencilerin özgüveni, sınıf mevcudu, katılan öğrencilerin okul öncesi eğitim alıp almadıkları, okul müdürünün akademik başarıya yaptığı vurgu gibi çok sayıda eğilimi yoklamaktadır. Devamını Oku

Ziya Selçuk

Ne Kadar Etik O Kadar Yöntem

Çocukken illiyet ya da nedensellik bağını ilk öğrendiğim deyim “ne kadar ekmek, o kadar köfte” idi diye hatırlıyorum. Özgün haliyle “ne ka küfte, o ka ekmek” Ekmeğimi ne kadar büyük verirsem, o kadar çok köfte verirler zannetmiştim. Meğer öyle değilmiş. Ama yine de bir çok durumda kullanmak mümkün bu deyimi. Devamını Oku