PISA’nın Dönüşümü

PISA’nın Dönüşümü

15 yaş grubu öğrencilerin temel becerilerini odağa alan PISA, eğitim sistemlerinin nitelik, eşitlik ve verimlilik gibi unsurlarla ilişkisini ortaya koymak için önemli bulgular sunan bir değerlendirme programıdır. Sağladığı zengin veri kaynağıyla yüksek performans gösteren öğrenci, okul ve eğitim sistemlerinin ortak özelliklerinin belirlenmesinde etkili bir rol oynamaktadır. Ülkelerin eğitim performanslarını ortaya koymanın yanı sıra, diğer ülkelere kıyasla bulundukları konumu belirlemek adına da önemli veriler sunan PISA değerlendirmelerinin eğitim sistemlerinde reformları harekete geçirme gücü ve eğitim politikalarına yön verme potansiyeli her geçen gün artmaktadır. Bu sebeple PISA başta olmak üzere uluslararası değerlendirmelerin neyi neden ölçtüğüne ilişkin bilgi ve fikir sahibi olmak ayrı bir anlam kazanmaktadır. Devamını Oku

Temel Bir Yaşam Becerisi: Finansal Okuryazarlık

Temel Bir Yaşam Becerisi: Finansal Okuryazarlık

Finansal okuryazarlık son yıllarda artan bir vurgu ile ülkelerin politika ve stratejilerine yön veren yeni bir kavram olarak ön plana çıkmaktadır. Dünya Bankası (World Bank) ve Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) gibi uluslararası değerlendirmeler yapan kuruluşlar tarafından çeşitli raporlar ve araştırmalar yayımlanarak ülkelerin finansal okuryazarlığı devlet politikalarına daha çok dâhil etmesi gereğinin altı çizilmektedir. Buradan hareketle bu yazıda temel beceriler kapsamında her geçen gün önemi artan finansal okuryazarlığı mercek altına alarak uluslararası araştırmalarda yer verilen ülkelerde ve Türkiye’de bu konudaki genel tabloyu ortaya koymak, politika önerileri ve uygulama örnekleri ile eğitim politikalarını yönlendirebilecek verileri birlikte değerlendirmek amaçlanmaktadır. Devamını Oku

Büyük Veri Ne Kadar Büyük?

Büyük Veri Ne Kadar Büyük?

Veri, bilgi ve ekonomi; bu üç kavram günümüzün ve geleceğin ana şekillendiricisi olarak toplumsal yaşamımızın tüm dinamiklerini uzun bir süredir etkilemektedir. Bu doğrultuda ortaya çıkan büyük veri ve veri madenciliği gibi kavramlar, farklı alan ve sektörlerde kendilerine geniş bir uygulama sahası açmıştır. Ancak yeni bir kavram olarak açığa çıkan büyük verinin hangi koşullarda ne kadar etkin ve verimli bir kaynak oluşturacağı, problem çözme ve süreç yönetiminde ne derece etkin işlev gösterebileceği konuları da tartışmaya açılmıştır. Bu kapsamda Pasi Sahlberg ve Jonathan Hasak tarafından kaleme alınan makalede, eğitim sistemlerinde büyük verinin etkin hale gelmesiyle küçük verinin önemini kaybetmediğinin altı çizilmektedir. Bu açıdan söz konusu yazı büyük ve küçük verinin Türkiye gibi bilgi yönetiminde atılım başlatma açısından yolun başında sayılabilecek ülkelere önemli öngörüler sunabilir. Zira henüz sürdürülebilir, tutarlı merkezi bir program ya da stratejiye sahip olmayan ülkeler mevcut deneyimleri kısa yollara dönüştürebilecektir. Devamını Oku

Okul Çalışma Takvimi ve Yaz Ayları Öğrenme Kayıpları

Okul Çalışma Takvimi ve Yaz Ayları Öğrenme Kayıpları

Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de okulların eğitim öğretim dönemleri tarım toplumunun çalışma takvimine göre düzenlenmiştir. Toplumun ihtiyaç ve yaşantısının dönüşmesine rağmen bu düzenleme aynen varlığını sürdürmektedir. Bilgi toplumu olarak tanımlanan günümüz toplumunda okulların çalışma takvimlerinin etkililik ve verimliliğe ilişkin yapılan araştırmaların sonuçları doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi önemli görülmektedir. Devamını Oku

Öğretmenlerin Profesyonelleşmesinin Desteklenmesi

Öğretmenlerin Profesyonelleşmesinin Desteklenmesi

OECD (2016) tarafından yayımlanan “Öğretmenlerin Profesyonelleşmesinin Desteklenmesi” (Supporting Teacher Professionalism) Raporu, TALIS 2013 verileri ışığında eğitim süreçlerinde öğretmen etkinliğinin artırılmasında kilit rol oynayan faktörleri tespit ederek bu doğrultuda politika önerileri ortaya koymaktadır. Uluslararası Öğretme ve Öğrenme Anketi (TALIS; The Teaching and Learning International Survey), 34 ülkede 100 binden fazla öğretmenden toplanan verinin işlenmesiyle raporlanmaktadır. Sonuncusu 2013 yılında yayımlanan raporda, öğretmenlerin öğretmenlik mesleğine yönelik algıları, iş doyumları, yeterlik algıları ve özellikle son yıllarda OECD raporlarında önemle vurgulanmaya başlanan öğretmenlerin özerklik algılarına ilişkin çarpıcı bilgiler sunulmuştur. TALIS değerlendirmesinde en son 2008 yılında yer alan Türkiye’nin ise TALIS 2013 kapsamında söz konusu inceleme alanlarında diğer ülkelerle karşılaştırmasının yapılması mümkün olmamıştır. Devamını Oku

Anaokulları, İlkokul Birinci Sınıflara mı Dönüştü?

Anaokulları, İlkokul Birinci Sınıflara mı Dönüştü?

Bu değerlendirme yazımızda öncelikle Valerie Strauss tarafından kaleme alınan “Kindergarten the new first grade? It’s actually worse than that” başlıklı yazı Türkçeleştirilmiş, ardından “anaokullarının ilkokullara dönüşme” tartışmasında ülkemizdeki anaokullarının mevcut durumunu anlayabilmek adına değerlendirmeler yapılmıştır. Devamını Oku

Bir Bakışta Eğitim 2015

Bir Bakışta Eğitim 2015

TEDMEM tarafından yayımlanan 2015 Eğitim Değerlendirme Raporu’nda yer aldığı haliyle paylaşılmıştır.

Raporun Öne Çıkan Bulguları

Kasım ayında yayımlanan Bir Bakışta Eğitim 2014-2015 raporu, OECD ülkelerinin eğitim sistemlerine dair karşılaştırmalı verilerini ortaya koymuştur. Eğitim sistemlerinin makro bakış açısıyla fotoğrafını çeken ve eğitim sistemlerini etkileyen birçok parametrenin ele alındığı raporda, Türkiye için çarpıcı bulgulara yer verilmiştir. Bu kapsamda öne çıkan konu başlıkları arasında sırasıyla; Eğitim Düzeyleri ve Eğitime Katılım Oranları, Yükseköğretim ve İstihdam, Eğitim Finansmanı ve Öğretmen Profili yer almaktadır. Devamını Oku

Hayat Nasıl? 2015

Hayat Nasıl? 2015

TEDMEM tarafından yayımlanan 2015 Eğitim Değerlendirme Raporu’nda yer aldığı haliyle paylaşılmıştır.

Raporun Öne Çıkan Bulguları

OECD tarafından hazırlanan “Hayat Nasıl?” serisinin üçüncüsü olan Hayat Nasıl?-2015 Ekim ayında yayımlanmıştır. Raporda bireylerin hem maddi hem de bireysel iyi olma hali göz önünde bulundurularak, genel perspektifte insan yaşamı kalitesine odaklanılmıştır. Çeşitli rapor ve çalışmalarda farklı kapsamlarda tanımlanan iyi olma hali, Hayat Nasıl? 2015 raporunda 11 boyut üzerinden ele alınmıştır. Bu boyutlar sırasıyla; gelir ve servet, sağlık statüsü, işler ve kazançlar, barınma, iş-yaşam dengesi, eğitim ve beceriler, sosyal bağlantılar, sivil katılım ve yönetişim, çevresel kalite, kişisel güvenlik ve son olarak öznel iyi olma halidir. Türkiye’nin genel durumda iyi olma haliyle ilişkilendirilen 11 boyuttan yalnızca sivil katılım konusunda ortalama üstü olduğu, diğer bütün boyutlarda ortalama altında bulunduğu görülmüştür. Devamını Oku