Üstün Zekalılar: Kayıp Çocuklar

Üstün Zekalılar: Kayıp Çocuklar

Milli Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatının yeniden yapılanması, öğretmen stratejisi gibi uzun yıllardır sürüncemede kalan konulara el ciddi anlamda eğildi, eğiliyor. Eğilmesi gereken konulardan biri de yine on yıllardır keşmekeşe dönmüş olan üstün zekalılar konusudur. Hilmi Ziya Ülken ve Mümtaz Turhan gibi büyük üstatlar “bu çocuklar bire bin verir, en zekilere ayrı bir önem vermek gerekir” diye kitaplar yazdılar ancak ne yazık ki hala aynı yerde patinaj yapıyoruz. Bakanlık kayıtlarına göre,”2009 yılında özel eğitime ayrılan bütçenin binde 999’u alt zekâ gruplarına aktarılırken, sadece binde 1’lik kısmı üst zekâ gruplarına aktarılmıştır.” Bu bile meseleye bakış açımızı rahatlıkla yansıtmaktadır. Devamını Oku

Sınıf Mevcudu ve Başarı

Sınıf Mevcudu ve Başarı

Eğitim araştırmalarındaki yanılgıya karşı azami kırılganlık algısı ve değişime karşı direnç, istatistik ve analitik becerilerinin cılız kalmasına yol açmıştır. Bunun çarpıcı sonuçlarından birini Malcolm Gladwell örnekliyor. Özellikle sosyal psikoloji alanındaki buluşları, “Çizginin Dışındakiler” gibi çarpıcı çok-satan kitaplara dönüştüren gazeteci-yazar, sınıflardaki öğrenci sayısı düştükçe eğitim kalitesinin artacağına dair olan inancı eleştirmektedir. Devamını Oku

Mussolini’nin Kara Gömleklilerinden Serbest Kıyafete

Mussolini’nin Kara Gömleklilerinden Serbest Kıyafete

Siyasetin muhakkak surette fizibilitesi çok iyi yapılmış eğitim politikalarıyla eğitim hayatını etkilemesi gerektiğini,

Ancak etki analizi simule edilmemiş, fizibilitesi yapılmamış uygulamaların günlük kavgaya yol açacağını,

Ortak paydamız olan eğitimle ilgili konuların, günlük siyasetin tam ortasına atılarak eğitimin çatışma alanı haline getirilmesinin uygun olmadığını,

Eğitimin en acil sorunları listesinde kıyafet serbestisinden önce çok acil konular olduğunu,

Eğitimle ilgi olarak alınan her karara “Bu karar öğrenmeyi nasıl arttıracaktır?” Öğrenciye ne yararı vardır? sorularını sormak gerektiğini,

Ortaya çıkacak yeni problemlere değip değmeyeceğinin iyi analiz edilmesi lazım geldiğini, Devamını Oku

Kıdem ve Öğrenci Başarısı

Andrew Leigh (2010), 90.000 Avustralyalı ilkokul öğrencisinin test puanlarının görülebildiği bir veri setini analiz etmiştir. Bu analizden hareketle öğretmenlerin bir yüksek lisans derecesine sahip olup olmamalarının test skorlarında anlamlı bir farklılığa neden olmadığını gözlemlemiştir. Ancak aynı analiz sonucunda öğretmenlerin deneyimleri ile öğrencilerin ne kadar öğrendikleri arasında anlamlı bir farklılığın olduğunu bulmuştur. Öğretmenlerin öğretime başladıkları ilk beş yıl içinde ortaya koydukları katma değerin hızlı bir şekilde arttığı açıktır. Ancak aşağıdaki grafiğin düşey ekseninde de görüldüğü üzere dikkat çekici bir durum söz konusudur. Yirmi yıllık bir öğretmen tarafından okuma yazma öğretilen bir öğrenci, mesleğe yeni başlayan bir öğretmen tarafından okuma yazma öğretilen bir öğrenciden daha fazla öğrenmektedir. Ancak aradaki öğrenme farkının çok fazla olmadığı söylenebilir. Bir yılda yirmi yıl deneyime sahip öğretmenle çalışan öğrenci iki haftalık fazladan ilerleme kaydetmektedir. Bir başka deyişle 20 yıllık bir öğretmenin 50 haftada başardığını göreve yeni başlayan bir öğretmen 52 haftada başarmaktadır. Devamını Oku