Lisans Öğrencilerine Formasyon Hakkı Tanınması

Lisans Öğrencilerine Formasyon Hakkı Tanınması

Türkiye’de öğretmenlik mesleğine kimlerin, nasıl seçilip atanacağına, nasıl bir eğitim sürecinin işletileceğine yönelik kararlar YÖK ve MEB tarafından sık sık değişikliğe uğramaktadır. Söz konusu değişiklikler hızlı kararlarla, vazgeçileni tekrar kabul ederek ya da kurgulanan bir yapı henüz çıktı ve takip verilerini sağlamadan gündeme gelebilmektedir. Kurumsal kararlardan daha çok kurumu hali hazırda idare eden kişilerin “ideal” algısına göre şekillenen ve devamlılığı çok iyi planlanmamış modellerle alınan kararların en çok sakınca oluşturabileceği alan eğitim politikalarıdır. Bunlardan bir yenisi de, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu’nun 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı kararı ile belirlenen ve öğretmenliğe kaynaklık eden yükseköğretim programlarından mezun olanlar için geçerli pedagojik formasyon eğitimi sertifika programına ilişkindir. YÖK de MEB’in bu kararının nasıl yürütüleceğine yönelik düzenlemesini geçtiğimiz günlerde duyurmuştur. Devamını Oku

Bir Çocuğu Yetiştirmek Tüm Toplumun Görevidir

Bir Çocuğu Yetiştirmek Tüm Toplumun Görevidir

Özü çocuk olan çalışmalar incelendiğinde, psikologların çocukların ruh hallerine, sosyologların ailelerine, antropologların içinde bulundukları kültüre, ekonomistlerin de ailelerinin, yaşadıkları çevrenin ve ülkelerinin mali durumlarına odaklandıklarını görüyoruz. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Eğitim sistemine ilişkin herhangi bir durumu diğer bileşenlerden bağımsız ele almak hedeflenen sonuca ulaşmada ne kadar etkilidir? Devamını Oku

Performans Ödevi Kaldırılmalı Mı

Performans Ödevi Kaldırılmalı Mı?

Performans Ödevi Kimin Performansı?

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın her dersten yılda iki kez verilen performans ödevlerinin kaldırılacağı yönünde çalışma başlatacaklarını açıklaması farklı tartışmalara yol açtı. Tartışmaların daha sağlıklı değerlendirilebilmesi için, performans ödevinin tanımını ve amaçlarını gözden geçirmekte fayda var. Devamını Oku

Nasil Bir Ana Dil Eğitimi

Nasıl Bir Ana Dil Eğitimi?

Büyük Çin düşünürü Konfüçyüs’e sorarlar:
Bir ülkeyi yönetmeye çağrılsaydınız yapacağınız ilk iş ne olurdu?
Büyük düşünür şöyle karşılık verir:
Hiç kuşkusuz, dili gözden geçirmekle işe başlardım.
Sonra, dinleyenlerin hayret dolu bakışları karşısında sözlerine devam eder:
Dil kusurlu olursa sözcükler düşünceyi iyi anlatamaz.
Düşünce iyi anlatılmazsa yapılması gereken şeyler doğru yapılamaz.
Ödevler gereği gibi yapılamazsa töre ve kültür bozulur.
Töre ve kültür bozulursa adalet yanlış yola sapar.
Adalet yoldan çıkarsa şaşkınlık içine düşen halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez.
İşte bunun içindir ki hiçbir şey dil kadar önemli değildir.” Devamını Oku

Dijital Eğitimde Fırsatlar ve Riskler

Dijital Eğitimde Fırsatlar ve Riskler

Dijital sözcüğünün, dilimize giriş tarihi 1988’dir. Bu kadar yeni bir kelimenin kültür ve eğitim atmosferine derin bir şekilde nüfuz etmesi beklenemez. Dijital dünyanın iletişimindeki yayılma hızı, dijital unsurların hızla, ancak yüzeysel yaşantılarla günlük hayatımızda yerini almasına neden olmaktadır. Klavye, fare, mail, e-okul, Google, facebook, twitter gibi araç ve ortamlarla yaptığımız eylemler, eğitimin dijital kültürünü şekillendiriyor. Fakat, bu yol ve araçlarla, dijital eğitim kültürü için anlam üretmek ve yüzeysellikten kurtulmak, çok kolay değildir. Daha derin ve öğrenme süreçleriyle ilişkilendirilmiş, ayrıntılı yol haritaları gerekmektedir. Zihnimizdeki kavram ve terimler dünyasıyla, dijital yaşanmışlıkları tanıştırmanın zorlu yolculuğu duruyor karşımızda. Korkutucu, ancak bir o kadar heyecanlandırıcı. Amazon ormanlarının derinliklerinde Discovery Channel için araştırma yapan bilim adamlarının, modern dünyadan bihaber bir yerlinin rehberliğine duyduğu ihtiyaç kadar karmaşık bir durum var karşımızda. Teknoloji, her sektörü olduğu gibi eğitim sektörünü de kimi zaman sürüklüyor, kimi zaman taciz ediyor. Eğitimin binlerce yıllık formatı, teknoloji tarafından zorlanıyor. Devamını Oku

Einstein’ın Türkiye’deki Yabancı Dil Eğitimi Hakkındaki Görüşü

Einstein’ın Türkiye’deki Yabancı Dil Eğitimi Hakkındaki Görüşü

Aynı Şeyi Yapıp Farklı Sonuç Beklemek (!)

En az 50-60 yıldır Türkiye’de İngilizce öğrenimi çözümsüz bir problem olarak karşımızda duruyor. Mevcut politika ve yaklaşımlarla dil öğrenilemediğini her yıl görüyoruz ancak her yıl aynı uygulamaları yine yapıyoruz. Bir ülke, bir sistem işe yaramadığını her yıl gördüğü bir yöntemi niçin devam ettirir? Galiba en açıklayıcı kelime “çaresizlik”. Devamını Oku