Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı’na İlişkin Görüşlerimiz

Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı’na İlişkin Görüşlerimiz

Bu raporda yapılacak olan değerlendirme, yükseköğretimde özerklik bağlamında ele alınacaktır. Çünkü hazırlanan taslak yönetmelik üniversitelerde akademik, idari, mali ve ekonomik konularda denetimi içermektedir. Elbette her ülke yükseköğretimdeki kurumsal özerkliğinin sınırlarını kendi yasal metinleri ile toplumsal, tarihi ve kültürel bağlamına göre oluşturur. Ancak eğitim basamakları içerisinde küresel eğilimlere en duyarlı kademe yükseköğretimdir. Bundan dolayı Bolonya sürecine dâhil olmuş bir ülke olan Türkiye’nin dünyada ve AB ülkelerinde giderek demokratikleşip özerkleşen üniversite anlayışından uzak kalması düşünülemez. AB’de bağımsız kalite güvence kuruluşu olmayan tek ülkenin Türkiye olduğu düşünülürse, konunun önemi daha iyi anlaşılacaktır. Kaldı ki, Yükseköğretim Kurulu yakın zamanlarda Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmelik taslağını yayımlamıştır. Bu yönetmelik daha özerk ve şeffaf yükseköğretim kurumları için olumlu bir girişimdir. Bunun yanı sıra uzun yıllardır üzerinde tartışılan çeşitli yükseköğretim yasa taslakları da daha özerk üniversite beklentilerini içermektedir. Bu bağlamda dünyada makul düzeylerde özerkleşme benimsenirken, Türkiye’de kontrolü artırmaya dönük yönetmeliklerin gündeme gelmesi düşünülmesi gereken bir husustur. Devamını Oku

Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nde Yapılan Düzenlemelere İlişkin Değerlendirmeler

Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nde Yapılan Düzenlemelere İlişkin Değerlendirmeler

TEDMEM tarafından değerlendirilmesi yapılan Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) dershanelerin kapatılmasına yönelik gerekçeli kararının kamuoyuna duyurulmasını takiben gelinen noktada Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) nasıl bir yol haritası izleyeceği konusu belirsizliğini korumaktaydı. Bu belirsizliklerin başında ise, 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda ve ona dayalı mevzuatta ‘dershane’ ibaresinin bulunmamasından kaynaklı olarak ortaya çıkan yasal boşluğun nasıl doldurulacağı yer alıyordu. Millî Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı açıklamalarında, oluşan boşluğun yönetmelikte yapılacak düzenlemelerle çözüleceğini ifade etmişti. 8 Ağustos 2015 tarihinde yayınlanan yönetmelikte kanunla kaldırılan “dershane” ibaresinin yerine “özel öğretim kursu” tanımı getirildi ve bu kursların hangi kapsamda ve içerikte hizmet verebileceğine ilişkin kararlar açıklandı. Bu doğrultuda AYM kararının yönetmelikle fiili karşılık bulmasının hukuki boyutu, yönetmelikte yapılan değişikliklerin neleri gündeme getirdiği, bu düzenlemelerin eğitim sistemiyle ilişkisi, öğrencilere ve bu kursların sağlayıcısı olan özel teşebbüslere etkisi tartışılmaya değer ana temalar olarak ortaya çıkmaktadır. Devamını Oku

Anayasa Mahkemesi'nin Dershanelerin Kapatılmasına Yönelik Gerekçeli Kararına İlişkin Değerlendirmeler

Anayasa Mahkemesi’nin Dershanelerin Kapatılmasına Yönelik Gerekçeli Kararına İlişkin Değerlendirmeler

14 Mart 2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanması ile resmen yürürlüğe giren Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapan 6528 Sayılı Kanun ile eğitim sisteminde büyük çaplı değişiklikler yapılmıştı. Bu değişikliklerin yedi maddesi 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na, 12 maddesi de yaklaşık 17 ay önce çıkarılan 652 Sayılı Milli Eğitim Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK’ya ilişkin düzenlemeleri içermekteydi. Bu düzenlemeler özünde, dershanelerin kapatılması, özel öğretim kurumları ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatının yeniden yapılandırılması ve öğretmen atamalarıyla ilgiliydi. Kanunun iptal edilmesi yönündeki başvurunun gerekçeli kararı ise 24 Temmuz’da açıklandı. Devamını Oku

2015 TEOG Tercih ve Yerleştirme Sistemi Üzerine TEDMEM Görüşleri

2015 TEOG Tercih ve Yerleştirme Sistemi Üzerine TEDMEM Görüşleri

2013-2014 eğitim öğretim yılında ilk kez uygulanan TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş) sistemine ilişkin tartışmalar, sık yapılan değişiklikler ve artan sınav sayısı üzerinde yoğunlaşmıştı. Ancak daha büyük sorunlar ve tartışmalar, tercih ve yerleştirme döneminde açığa çıkmıştı. Bu doğrultuda MEB, 2014-2015 eğitim öğretim yılında gerçekleşen TEOG’da yapılacak tercih ve yerleştirme sürecinin daha sağlıklı ilerlenmesi amacıyla TEOG Tercih ve Yerleştirme Kılavuzunda kapsamlı bir değişiklik yaptı. Devamını Oku

102 Yıl Önce Ispartalı Hakkı’nın İstanbul’da Evladına Kaliteli Okul Arayış Macerası

102 Yıl Önce Ispartalı Hakkı’nın İstanbul’da Evladına Kaliteli Okul Arayış Macerası

Geçtiğimiz günlerde Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sonuçları açıklandı. Bugünlerde bazı veliler, çocuklarının okul kayıt işlemleri sorunları ile meşguller. Sistemde okul tercihi yapmadıkları için bu uygulamanın mağdurlarından biri de 29 Ağustos 2014 tarihli Habertürk gazetesindeki “Kimi dağa çıkar kimi bağa” adlı yazısından öğrendiğimiz kadarıyla Sn. Fatih Altaylı ve evladı olmuş. Bu yazıdaki “dağ” ve “bağ” sözcükleri bana, 102 yıl önce Balkan Savaşlarının hemen öncesi ve sonrasındaki günlerde İstanbul’da çocuğu için kaliteli bir okul arayan bir baba olarak Ispartalı Hakkı’nın (1867-1923) bir yazı dizisini hatırlattı. Eğitim işlerinde ne kadar ilerleme kaydettiğimizin takdirini siz saygıdeğer okuyucuya bırakıyorum. Devamını Oku

2014 TEOG Tercihi: Yine Yeniden

2014 TEOG Tercihi: Yine Yeniden

2014-2015 eğitim öğretim yılı yakın zamanda başlamışken, lise eğitiminin henüz başında olan pek çok öğrenci ve aileleri büyük bir belirsizlik sürecinin içerisinden geçmiştir. TEDMEM olarak Haziran ayında kaleme aldığımız “Liselere Yerleştirmede Yeni Uygulama Döngüyü Kırabilecek Mi?” başlıklı yazımızda değişen sistemin beraberinde getirebileceği sorunlar üzerinde durmuş, düzenlemeyi konunun paydaşları açısından ele almıştık. Gelinen bu noktada ise, öngörülen problemlerin gerçeğe dönüşmesinin getirdiği kaygı ile, TEOG tercihleri ile ilgili paylaşılan haberleri ve yapılan açıklamaları bir kez daha değerlendirme ihtiyacı duyduk. Devamını Oku

Özel Okulları Sınıflandırmanın Amacını Anlamak

Özel Okulları Sınıflandırmanın Amacını Anlamak

Milli Eğitim Bakanlığı’nın son günlerde özel okulların belli koşullar çerçevesinde akredite edilmesi için çalışmalar yürüttüğü bilinmektedir. Bilindiği üzere, ülkemizde­ki okulların kalite ölçütleri mevcut değildir. Bu ölçütlerin belirlenmesi, hesap verebilirlik mekanizmasının bir par­çası olarak eğitimin standartlaşmasına ve kalitenin tüm öğretim kademelerin­de bütünsel olarak ele alınmasına katkı sağlamak için önemli bir adım olarak değerlendirilebilir. Devamını Oku

Liselere Yerleştirmede Yeni Uygulama Döngüyü Kırabilecek Mi?

Liselere Yerleştirmede Yeni Uygulama Döngüyü Kırabilecek Mi?

2013-2014 öğretim yılı sona ererken eğitim camiasındaki tartışmalar liselere giriş sistemi üzerinde yoğunlaşıyor. Bu tartışmalar yıllardır yaşanan ve özellikle 2013 SBS yerleştirme sonuçları ile yılan hikâyesine dönen bir sürece dayanıyor. Geçtiğimiz yıl ilk tercih sonucunda 64 bin boş kontenjan kaldığı ve bu kontenjanları doldurabilmek için okulların açılmasını takip eden zaman dilimini de kapsayacak şekilde öğrencilere 5 kez tercih hakkı tanındığı biliniyor. Buna rağmen sorunlar çözülememiş, boş kontenjanlar her ek yerleştirme ile azaltılsa bile doldurulamamıştı. Öte yandan, 2014 tercihlerinde aynı sorunların yaşanmaması için Milli Eğitim Bakanlığı’nın uzun süredir çalışmalar yaptığı biliniyor. Bu çalışmalar belirli aralıklarla kamuoyuna gerek tek sınav-tek yerleştirme sistemi, gerekse 25+1 tercih hakkı olarak yansımıştı. Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı tarafından bugün yapılan açıklamaya göre ise tercih yapmak isteyen öğrencilerin bu yıl ilk aşamada üç seçenekten birine karar vereceği açıklandı: “Özel yetenek sınavıyla yerleştim”, “Özel okula kayıt yaptırdım” ve “Tercih yapmak istiyorum”. Özel yetenek sınavıyla yerleşen öğrenciler ya da özel okula kayıt yaptıran öğrenciler tercih listesi oluşturamayacaklar. Devamını Oku