"Ortaöğretime Geçiş" Yerine Ortaöğretimi Yeniden Düşünmek

“Ortaöğretime Geçiş” Yerine Ortaöğretimi Yeniden Düşünmek

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş sınavının kaldırılacağı ve 2017-2018 eğitim öğretim yılında TEOG adıyla bir sınav yapılmayacağı kamuoyuna açıklandı. Bu açıklama sonrasında yetkililer TEOG sonrası uygulama ile ilgili çalışmaların devam ettiğini ve yakın bir gelecekte bir karara bağlanarak kamuoyu ile paylaşılacağını açıkladılar. Diğer yandan basın yayın kuruluşlarında TEOG sonrası modellerle ilgili çeşitli senaryolar yer almaya devam ediyor. Temel eğitimden ortaöğretime geçişte nasıl bir model oluşturulacağı henüz bilinmemekle birlikte, kamuoyunda yer alan tartışmaların öznesinin genellikle sınav olması, sağlıklı bir çözüm üretmeyi güçleştiren bir etken olarak değerlendirilmektedir. TEDMEM olarak konuya ilişkin görüşlerimizi; (1) Türkiye’de ortaöğretimin mevcut yapısının arkasında yer alan açık veya örtük varsayımlar (2) ortaöğretimin amacı, (3) ortaöğretimin yapısı ile (4) ortaöğretime geçiş önerileri çerçevesinde paylaşmayı düşünce kuruluşu olmanın görev ve sorumluluğu çerçevesinde ele aldık. Devamını Oku

DAVOS 2017'de Geleceğe Hazırlık

DAVOS 2017’de Geleceğe Hazırlık

Dünya Ekonomi Forumu 2017 Ocak ayı içinde Davos’ta gerçekleşti. Forum süresince “gelecek” kavramı ile Dördüncü Sanayi Devrimi çoğu zaman birbirinin yerine kullanıldı. Forumda ele alınan konular gelecekte savaşın ne demek olduğundan, Dördüncü Sanayi Devriminde insan olmanın ne demek olduğu veya anlamına kadar geniş bir yelpaze oluşturdu. Forum oturumlarındaki paylaşımlar kadar, Forum öncesi hazırlanan ve paylaşıma açılan raporlar da küresel ölçekteki eğilimler hakkında önemli ipuçları sunmaktadır. Eğitimin geleceğine ilişkin öngörüler açısından, özellikle iki rapor hakkında görüşlerimizi paylaşmak istiyoruz. Devamını Oku

Öğretim Programı Taslaklarında Değerler Eğitimi

Öğretim Programı Taslaklarında Değerler Eğitimi

13 Ocak 2017 tarihinde kamuoyunun görüşlerine sunulan öğretim programlarında programları yenilemenin veya güncellemenin ana gerekçelerinden birinin de millî ve manevi değerlerin kazandırılmasına verilen önemin artırılması olduğu vurgulanmıştır. Her bir dersin öğretim programının başlangıç kısmında “Öğretim Programında Değerler Eğitimi” başlığı altında açıklamalar ve bir değerler dizisi yer almıştır. Bu başlık altında yer alan açıklamalara ilişkin değerlendirmelere geçmeden önce Bakanlık tarafından paylaşılan “Değerler Eğitimi” ile ilgili açıklamaları hatırlamakta yarar görülmektedir. Bu açıklamalardan bazıları aşağıda alıntı şeklinde aktarılmıştır: Devamını Oku

Türkiye'de ve Başka Ülkelerde Okul Terkleri ve Devamsızlık

Türkiye’de ve Başka Ülkelerde Okul Terkleri ve Devamsızlık

TEDMEM Uzmanı Dr. Sabiha Sunar tarafından Öğretmen Dünyası Dergisi için kaleme alınan bu yazı, Mart 2016 sayısında yayımlanmıştır.

Okul terki ve devamsızlık, eğitimin niteliğine yansımaları ve olası sosyal sonuçları dikkate alındığında pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de üzerinde öncelikli politika geliştirme çalışmaları yapılması önemli görülen alanlardan birisidir. Ulusal ve uluslararası raporlarda yer alan Türkiye verileri problemin boyutuna dikkat çekmektedir. Devamını Oku

Üstün Yetenekliler ve Gerçeklik

Üstün Yetenekliler ve Gerçeklik

TEDMEM Koordinatörü Dr. Mehmet Palancı tarafından Artı Eğitim Dergisi için kaleme alınan bu yazı, Aralık 2015 sayısında yayımlanmıştır.

Davranış ve yaşamla ilgili bazı kavramlar doğası gereği oldukça ilgi çekici ve popülerdir. Hipnoz gibi… Hafıza teknikleri gibi… Beden dili ya da yüz ifadesinden kişilik analizi gibi… Uzmanlaşmış saygın psikoloji alanı çalışanlarının aylar sürecek incelemelerle erişemeyeceği derinlikte kişilik-davranış çözümlemelerini bir çırpıda söylemenin keyif ve iddiasının kolaycılığı, çoğu durumda sıkıcı psikoloji makaleleri ile uğraşmaktan daha cazip olsa gerek. Devamını Oku

Özel Eğitim Öğretmenliği Yetiştirme Sürecine İlişkin Değerlendirmeler

Özel Eğitim Öğretmenliği: Yetiştirme Sürecine İlişkin Değerlendirmeler

Öğretmenlerin istihdamına ilişkin 2015 yılında yaşanan önemli gelişmelerden biri, Özel Eğitim Öğretmenlerinin yetiştirilme süreciyle ilgilidir. Yükseköğretim Kurulu’nda gerçekleştirilen Özel Eğitim alanında öğretmen yetiştirme sorunlarının ele alındığı toplantı sonrasında yapılan açıklamalarda, Zihinsel Engelliler, İşitme Engelliler, Görme Engelliler ve Üstün Zekâlılar/Yetenekliler Öğretmenliği olarak ayrı ayrı verilen lisans eğitimlerinin birleştirilerek, “Özel Eğitim Öğretmenliği” adı altında yeni ve tek bir lisans programı oluşturulmasının planlandığı bilgisi paylaşılmıştır. Hatırlanacağı üzere, 2014 yılında Talim ve Terbiye Kurulu tarafından öğretmenlik alanları, atama ve ders okutma esaslarına ilişkin gerçekleştirilen düzenleme kapsamında Zihinsel Engelliler Öğretmenliği, İşitme Engelliler Öğretmenliği ve Görme Engelliler Öğretmenliği lisans programlarından mezun olanlar “Özel Eğitim Öğretmeni” olarak atanmaya başlamıştır. Bu düzenlemeyle uyumlu olduğu ileri sürülen özel eğitim öğretmenliklerinin tek çatı altında toplanması önerisine yönelik gerekçe ise özel eğitim öğretmenlerine duyulan ihtiyacın her geçen gün artacağının öngörülmesi olarak ifade edilmiştir. “Özel Eğitim Öğretmenliği” lisans programlarıyla ilgili şu açıklamalar dile getirilmiştir: Devamını Oku

Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı’na İlişkin Görüşlerimiz

Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı’na İlişkin Görüşlerimiz

Bu raporda yapılacak olan değerlendirme, yükseköğretimde özerklik bağlamında ele alınacaktır. Çünkü hazırlanan taslak yönetmelik üniversitelerde akademik, idari, mali ve ekonomik konularda denetimi içermektedir. Elbette her ülke yükseköğretimdeki kurumsal özerkliğinin sınırlarını kendi yasal metinleri ile toplumsal, tarihi ve kültürel bağlamına göre oluşturur. Ancak eğitim basamakları içerisinde küresel eğilimlere en duyarlı kademe yükseköğretimdir. Bundan dolayı Bolonya sürecine dâhil olmuş bir ülke olan Türkiye’nin dünyada ve AB ülkelerinde giderek demokratikleşip özerkleşen üniversite anlayışından uzak kalması düşünülemez. AB’de bağımsız kalite güvence kuruluşu olmayan tek ülkenin Türkiye olduğu düşünülürse, konunun önemi daha iyi anlaşılacaktır. Kaldı ki, Yükseköğretim Kurulu yakın zamanlarda Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmelik taslağını yayımlamıştır. Bu yönetmelik daha özerk ve şeffaf yükseköğretim kurumları için olumlu bir girişimdir. Bunun yanı sıra uzun yıllardır üzerinde tartışılan çeşitli yükseköğretim yasa taslakları da daha özerk üniversite beklentilerini içermektedir. Bu bağlamda dünyada makul düzeylerde özerkleşme benimsenirken, Türkiye’de kontrolü artırmaya dönük yönetmeliklerin gündeme gelmesi düşünülmesi gereken bir husustur. Devamını Oku

Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nde Yapılan Düzenlemelere İlişkin Değerlendirmeler

Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nde Yapılan Düzenlemelere İlişkin Değerlendirmeler

TEDMEM tarafından değerlendirilmesi yapılan Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) dershanelerin kapatılmasına yönelik gerekçeli kararının kamuoyuna duyurulmasını takiben gelinen noktada Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) nasıl bir yol haritası izleyeceği konusu belirsizliğini korumaktaydı. Bu belirsizliklerin başında ise, 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda ve ona dayalı mevzuatta ‘dershane’ ibaresinin bulunmamasından kaynaklı olarak ortaya çıkan yasal boşluğun nasıl doldurulacağı yer alıyordu. Millî Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı açıklamalarında, oluşan boşluğun yönetmelikte yapılacak düzenlemelerle çözüleceğini ifade etmişti. 8 Ağustos 2015 tarihinde yayınlanan yönetmelikte kanunla kaldırılan “dershane” ibaresinin yerine “özel öğretim kursu” tanımı getirildi ve bu kursların hangi kapsamda ve içerikte hizmet verebileceğine ilişkin kararlar açıklandı. Bu doğrultuda AYM kararının yönetmelikle fiili karşılık bulmasının hukuki boyutu, yönetmelikte yapılan değişikliklerin neleri gündeme getirdiği, bu düzenlemelerin eğitim sistemiyle ilişkisi, öğrencilere ve bu kursların sağlayıcısı olan özel teşebbüslere etkisi tartışılmaya değer ana temalar olarak ortaya çıkmaktadır. Devamını Oku