Eğitimin Geleceği: 2030 Projeksiyonları Üzerine

Eğitimin Geleceği: 2030 Projeksiyonları Üzerine

1970’lerde Üçüncü Sanayi Devrimi ile gelen kırılma, üretim ve tüketim biçimlerinden örgütlenme biçimlerine, birikim ve bölüşüm dinamiklerinden toplumsal yaşam dinamiklerine kadar tüm alanlarda bir geçiş, bir dönüşüm süreci başlatmıştır. Bu dönemden günümüze sadece ekonominin değil, toplumsallığın, bu doğrultuda da günlük yaşam pratiklerinin dönüşümü hızlanarak devam etmiştir. Gelinen noktada ise yeni bir kırılma noktasını mı, yoksa bir devamlılığı mı temsil ettiği tartışılan Dördüncü Sanayi Devrimine geçişin anlamlandırılmasına yönelik çabalar, kendini her alanda göstermeye devam etmektedir. Küreselleşmenin ve neoliberal politikaların dayandığı sınırlarda- yani kapitalizmin önceki evrelerinde metalaşmamış olanı metalaştırdığı, finans piyasalarının yıkıcı bir büyüme yaratacak denli genişlediği ve birbirine entegre olduğu bir ekonomik yapıdayeni bir zemine kavuşan ve sektörleşen eğitim, dönüşüm alanlarından biri olmuştur. Bugün ise Dördüncü Sanayi Devrimine geçiş süreci, eğitim için yeni bir dönüşüm zemini oluşturmaktadır. Devamını Oku

Okullar Dezavantajlı Öğrenciler İçin Fark Yaratabilir Mi?

Okullar Dezavantajlı Öğrenciler İçin Fark Yaratabilir Mi?

Yakın dönemde gerçekleştirilen ulusal ve uluslararası değerlendirmeler Türkiye’deki genç nüfusun topluma etkin katılımı için gerekli bilgi ve beceri düzeyinin oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Bu noktada 2015 yılında zorunlu eğitim çağındaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini değerlendirmek amacıyla uygulanan üç farklı sınavın Türkiye’ye ilişkin sonuçlarını hatırlamak faydalı olabilir. İlk olarak, geçtiğimiz yıl OECD tarafından açıklanan PISA 2015 sonuçları, Türkiye’deki öğrencilerin matematikte %51,4’ünün, fende %44,5’inin okumada ise %40’ının temel becerilerden yoksun olduğunu gösteriyor. Benzer şekilde TIMSS 2015 sonuçlarına göre, 8. sınıftaki öğrencilerin %30’u matematikte, %18’i ise fende en alt düzeyde yer alıyor. Son olarak, MEB tarafından ulusal ölçekte geliştirilen ve ilk kez 2015 yılında uygulanan ABİDE uygulamasının 2017 Aralık ayında açıklanan sonuçları, 8. sınıf öğrencilerinin %26,4’ünün matematik alanında, %17,9’unun ise fen alanında en düşük düzeyde becerilere sahip olduğuna işaret ediyor. Devamını Oku

Güçlü Bir Başlangıç 2017: Erken Çocukluk Eğitimi ve Bakımı

Güçlü Bir Başlangıç 2017: Erken Çocukluk Eğitimi ve Bakımı

OECD tarafından ilki 2001 yılında yayımlanan Güçlü Bir Başlangıç (Starting Strong) raporu, 2017 yılına kadar beş seri halinde yayımlanmıştır. Özellikle erken çocukluk bakım ve eğitim hizmetlerinin niteliği ile bu hizmetlere erişimin odağa alındığı bu yayınlar kapsamında meselenin sadece eğitim boyutu değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik boyutları da incelenerek politikalara ışık tutulması sağlanmıştır. OECD ülkelerindeki mevcut eğilimlere ve iyi uygulamalara da yer verilmesiyle oldukça kapsayıcı bir çerçeve çizilmiş, ilgili veriler derlenerek politika analizleri sunulmuştur. Ancak Haziran 2017’de yayımlanan Güçlü Bir Başlangıç 2017 raporu, serinin diğer raporlarından ayrışmaktadır. Erken çocukluk eğitimi ve bakımına ilişkin ilk defa uluslararası bir karşılaştırma yapılmak üzere hazırlanan raporda erken çocukluk eğitimi ve bakımına dair tüm göstergeler bir araya getirilmiş; böylece erişim, yönetişim, eşitlik, finans, öğretim programları, eğitim personeli ve ebeveynler dahil olmak üzere bu kademeyi doğrudan etkileyen temel meseleler derinlemesine ele alınmıştır. Devamını Oku

PISA 2015: Öğrencilerin İyi Olma Hali

PISA 2015: Öğrencilerin İyi Olma Hali

Okullar öğrencilerin yalnızca akademik beceriler elde edeceği yerler değil aynı zamanda sosyal ve duygusal becerilerini geliştirebileceği yerlerdir. Öğrencilerin bütünsel gelişimine odaklanan yaklaşımlara atfedilen önem her geçen gün artarken bu yaklaşımların vurgusu “öğrencilerin iyi olma hali” üzerine yoğunlaşmıştır. Öğrencilerin iyi olma hallerinin ekonomik koşullardan bağımsız bir şekilde, fiziksel ve zihinsel olarak sağlıklı olmalarına; beceri ve yeteneklerini geliştirme olanağı bulmalarına; güvenli ve sorunsuz ortamlarda yaşamalarına; öğrenme, oyun, boş zaman, toplumsal ve kültürel faaliyetler içerisinde kişiliklerini geliştirmelerine; kendilerine sevgi ve özenle yaklaşılmasına; kendi fikirlerini dile getirebilmelerine; yaşamlarını etkileyecek kararlarda söz sahibi olmalarına; şiddet, ihmal, sömürü ve ayrımcılıktan korunmalarına; psikolojik gerginlikler ve riskli davranışlardan uzak kalmalarına; alternatif davranış ve seçimler üretebilmelerine; başa çıkma ve problem çözme becerilerini etkin kullanabilmelerine bağlı olduğu söylenebilir. Devamını Oku

TIMSS'de Ortaya Konan Eğilimler: 1995-2015

TIMSS’de Ortaya Konan Eğilimler: 1995-2015

TIMSS (Trends in International Mathematics and Science Study) ile 1995 yılından günümüze her dört yılda bir 4. ve 8. sınıf öğrencilerinin matematik ve fen başarıları ölçülmektedir. TIMSS değerlendirmeye katılan ülkelerde öğrencilerin matematik ve fen testlerindeki performanslarını; 20 yıl içinde bu performanslarda nasıl bir değişim olduğunu; programların, öğretimin ve öğrenmeyi etkileyen diğer eğitimsel göstergelerin hangi yönde ilerlediğini ortaya koymasıyla uluslararası veri kaynakları arasında oldukça önemli bir noktada yer almaktadır. Devamını Oku

PISA’nın Dönüşümü

PISA’nın Dönüşümü

15 yaş grubu öğrencilerin temel becerilerini odağa alan PISA, eğitim sistemlerinin nitelik, eşitlik ve verimlilik gibi unsurlarla ilişkisini ortaya koymak için önemli bulgular sunan bir değerlendirme programıdır. Sağladığı zengin veri kaynağıyla yüksek performans gösteren öğrenci, okul ve eğitim sistemlerinin ortak özelliklerinin belirlenmesinde etkili bir rol oynamaktadır. Ülkelerin eğitim performanslarını ortaya koymanın yanı sıra, diğer ülkelere kıyasla bulundukları konumu belirlemek adına da önemli veriler sunan PISA değerlendirmelerinin eğitim sistemlerinde reformları harekete geçirme gücü ve eğitim politikalarına yön verme potansiyeli her geçen gün artmaktadır. Bu sebeple PISA başta olmak üzere uluslararası değerlendirmelerin neyi neden ölçtüğüne ilişkin bilgi ve fikir sahibi olmak ayrı bir anlam kazanmaktadır. Devamını Oku

Temel Bir Yaşam Becerisi: Finansal Okuryazarlık

Temel Bir Yaşam Becerisi: Finansal Okuryazarlık

Finansal okuryazarlık son yıllarda artan bir vurgu ile ülkelerin politika ve stratejilerine yön veren yeni bir kavram olarak ön plana çıkmaktadır. Dünya Bankası (World Bank) ve Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) gibi uluslararası değerlendirmeler yapan kuruluşlar tarafından çeşitli raporlar ve araştırmalar yayımlanarak ülkelerin finansal okuryazarlığı devlet politikalarına daha çok dâhil etmesi gereğinin altı çizilmektedir. Buradan hareketle bu yazıda temel beceriler kapsamında her geçen gün önemi artan finansal okuryazarlığı mercek altına alarak uluslararası araştırmalarda yer verilen ülkelerde ve Türkiye’de bu konudaki genel tabloyu ortaya koymak, politika önerileri ve uygulama örnekleri ile eğitim politikalarını yönlendirebilecek verileri birlikte değerlendirmek amaçlanmaktadır. Devamını Oku

Büyük Veri Ne Kadar Büyük?

Büyük Veri Ne Kadar Büyük?

Veri, bilgi ve ekonomi; bu üç kavram günümüzün ve geleceğin ana şekillendiricisi olarak toplumsal yaşamımızın tüm dinamiklerini uzun bir süredir etkilemektedir. Bu doğrultuda ortaya çıkan büyük veri ve veri madenciliği gibi kavramlar, farklı alan ve sektörlerde kendilerine geniş bir uygulama sahası açmıştır. Ancak yeni bir kavram olarak açığa çıkan büyük verinin hangi koşullarda ne kadar etkin ve verimli bir kaynak oluşturacağı, problem çözme ve süreç yönetiminde ne derece etkin işlev gösterebileceği konuları da tartışmaya açılmıştır. Bu kapsamda Pasi Sahlberg ve Jonathan Hasak tarafından kaleme alınan makalede, eğitim sistemlerinde büyük verinin etkin hale gelmesiyle küçük verinin önemini kaybetmediğinin altı çizilmektedir. Bu açıdan söz konusu yazı büyük ve küçük verinin Türkiye gibi bilgi yönetiminde atılım başlatma açısından yolun başında sayılabilecek ülkelere önemli öngörüler sunabilir. Zira henüz sürdürülebilir, tutarlı merkezi bir program ya da stratejiye sahip olmayan ülkeler mevcut deneyimleri kısa yollara dönüştürebilecektir. Devamını Oku