Okul Yöneticilerinin Atama ve İstihdam Süreçleri: Karşılaştırmalı bir Perspektif

Okul Yöneticilerinin Atama ve İstihdam Süreçleri: Karşılaştırmalı bir Perspektif

Okul yöneticilerini belirleme ve istihdam süreçleri ile okul yöneticilerinin görev kapsamları, ülkeden ülkeye çeşitlilik göstermektedir. Bu çeşitlilik aynı zamanda seçim süreçlerindeki liyakat, şeffaflık, hesap verebilirlik gibi temel yönetişim ilkelerinin hangi kapsamda dikkate alındığını ve uygulamaya yansıtıldığını da ortaya koymaktadır. Karşılaştırmalı bir perspektife dayalı olarak Türkiye’deki yönetici atama ve istihdam süreçleri üzerine bir değerlendirme sunmak amacıyla bu çalışmada Avrupa ülkelerindeki okul yöneticisi atama süreçlerine yer verilecek ve genel eğilimler ortaya konacaktır. Devamını Oku

Eğitimde Blokzincir Teknolojisi

Eğitimde Blokzincir Teknolojisi

Blokzincir olarak Türkçeleştirilen Blockchain, dijital para birimi olan Bitcoin’in kullanım hacminin artmasıyla bilinirlik kazandı. Dördüncü sanayi devriminin bir parçası olarak görülen blokzincir, ağırlıklı olarak finansal hizmetler için ve finans piyasasında kullanılmaya başlansa da, barındırdığı pek çok avantaj bu teknolojinin daha fazla alanda farklı işlevler için kullanım potansiyeli olduğunu göstermektedir. Bu alanların başında ise yönetişim, işletme, ticaret ve sanayi gelmektedir. Eğitim alanındaki blokzincir teknolojisi kullanımı yeni başlamış olmakla birlikte, bu teknolojinin nasıl daha işlevsel hale getirilebileceğine ve alternatif uygulamaların nasıl yaygınlaştırılabileceğine yönelik araştırmalar artarak devam etmektedir. Blokzincir kavramının zihinlerimize yeni girdiği ve bu kavramı önümüzdeki zamanda daha sıklıkla duyacağımızı düşündüğümüzde blokzincirin eğitim alanındaki potansiyel kullanımından önce içeriğinin ne olduğuna bakmakta fayda görülmektedir. Devamını Oku

Bir Bakışta Eğitim 2018

Bir Bakışta Eğitim 2018

OECD tarafından her yıl yayımlanan Bir Bakışta Eğitim raporları, OECD ülkelerinin eğitim sistemlerine ilişkin verilerini ortaya koyarken, aynı zamanda uluslararası karşılaştırılmaların yapılmasına imkan sağlamaktadır. Raporun sağladığı çerçeve, eğitim sistemlerinin yıllar içindeki dönüşümünü takip etmek, izleme-değerlendirme çalışmalarında bulunmak açsından oldukça anlamlıdır. Dört başlık altında derlenen veriler, Türkiye için de önemli bulgular sunmaktadır. Raporun öne çıkan bulguları aşağıda paylaşılırken, detaylı inceleme ve değerlendirmelere TEDMEM Eğitim Değerlendirme Raporu 2018’de yer verilecektir.
Devamını Oku

Eğitimin Geleceği: 2030 Projeksiyonları Üzerine

Eğitimin Geleceği: 2030 Projeksiyonları Üzerine

1970’lerde Üçüncü Sanayi Devrimi ile gelen kırılma, üretim ve tüketim biçimlerinden örgütlenme biçimlerine, birikim ve bölüşüm dinamiklerinden toplumsal yaşam dinamiklerine kadar tüm alanlarda bir geçiş, bir dönüşüm süreci başlatmıştır. Bu dönemden günümüze sadece ekonominin değil, toplumsallığın, bu doğrultuda da günlük yaşam pratiklerinin dönüşümü hızlanarak devam etmiştir. Gelinen noktada ise yeni bir kırılma noktasını mı, yoksa bir devamlılığı mı temsil ettiği tartışılan Dördüncü Sanayi Devrimine geçişin anlamlandırılmasına yönelik çabalar, kendini her alanda göstermeye devam etmektedir. Küreselleşmenin ve neoliberal politikaların dayandığı sınırlarda- yani kapitalizmin önceki evrelerinde metalaşmamış olanı metalaştırdığı, finans piyasalarının yıkıcı bir büyüme yaratacak denli genişlediği ve birbirine entegre olduğu bir ekonomik yapıdayeni bir zemine kavuşan ve sektörleşen eğitim, dönüşüm alanlarından biri olmuştur. Bugün ise Dördüncü Sanayi Devrimine geçiş süreci, eğitim için yeni bir dönüşüm zemini oluşturmaktadır. Devamını Oku

Okullar Dezavantajlı Öğrenciler İçin Fark Yaratabilir Mi?

Okullar Dezavantajlı Öğrenciler İçin Fark Yaratabilir Mi?

Yakın dönemde gerçekleştirilen ulusal ve uluslararası değerlendirmeler Türkiye’deki genç nüfusun topluma etkin katılımı için gerekli bilgi ve beceri düzeyinin oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Bu noktada 2015 yılında zorunlu eğitim çağındaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini değerlendirmek amacıyla uygulanan üç farklı sınavın Türkiye’ye ilişkin sonuçlarını hatırlamak faydalı olabilir. İlk olarak, geçtiğimiz yıl OECD tarafından açıklanan PISA 2015 sonuçları, Türkiye’deki öğrencilerin matematikte %51,4’ünün, fende %44,5’inin okumada ise %40’ının temel becerilerden yoksun olduğunu gösteriyor. Benzer şekilde TIMSS 2015 sonuçlarına göre, 8. sınıftaki öğrencilerin %30’u matematikte, %18’i ise fende en alt düzeyde yer alıyor. Son olarak, MEB tarafından ulusal ölçekte geliştirilen ve ilk kez 2015 yılında uygulanan ABİDE uygulamasının 2017 Aralık ayında açıklanan sonuçları, 8. sınıf öğrencilerinin %26,4’ünün matematik alanında, %17,9’unun ise fen alanında en düşük düzeyde becerilere sahip olduğuna işaret ediyor. Devamını Oku

Güçlü Bir Başlangıç 2017: Erken Çocukluk Eğitimi ve Bakımı

Güçlü Bir Başlangıç 2017: Erken Çocukluk Eğitimi ve Bakımı

OECD tarafından ilki 2001 yılında yayımlanan Güçlü Bir Başlangıç (Starting Strong) raporu, 2017 yılına kadar beş seri halinde yayımlanmıştır. Özellikle erken çocukluk bakım ve eğitim hizmetlerinin niteliği ile bu hizmetlere erişimin odağa alındığı bu yayınlar kapsamında meselenin sadece eğitim boyutu değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik boyutları da incelenerek politikalara ışık tutulması sağlanmıştır. OECD ülkelerindeki mevcut eğilimlere ve iyi uygulamalara da yer verilmesiyle oldukça kapsayıcı bir çerçeve çizilmiş, ilgili veriler derlenerek politika analizleri sunulmuştur. Ancak Haziran 2017’de yayımlanan Güçlü Bir Başlangıç 2017 raporu, serinin diğer raporlarından ayrışmaktadır. Erken çocukluk eğitimi ve bakımına ilişkin ilk defa uluslararası bir karşılaştırma yapılmak üzere hazırlanan raporda erken çocukluk eğitimi ve bakımına dair tüm göstergeler bir araya getirilmiş; böylece erişim, yönetişim, eşitlik, finans, öğretim programları, eğitim personeli ve ebeveynler dahil olmak üzere bu kademeyi doğrudan etkileyen temel meseleler derinlemesine ele alınmıştır. Devamını Oku

PISA 2015: Öğrencilerin İyi Olma Hali

PISA 2015: Öğrencilerin İyi Olma Hali

Okullar öğrencilerin yalnızca akademik beceriler elde edeceği yerler değil aynı zamanda sosyal ve duygusal becerilerini geliştirebileceği yerlerdir. Öğrencilerin bütünsel gelişimine odaklanan yaklaşımlara atfedilen önem her geçen gün artarken bu yaklaşımların vurgusu “öğrencilerin iyi olma hali” üzerine yoğunlaşmıştır. Öğrencilerin iyi olma hallerinin ekonomik koşullardan bağımsız bir şekilde, fiziksel ve zihinsel olarak sağlıklı olmalarına; beceri ve yeteneklerini geliştirme olanağı bulmalarına; güvenli ve sorunsuz ortamlarda yaşamalarına; öğrenme, oyun, boş zaman, toplumsal ve kültürel faaliyetler içerisinde kişiliklerini geliştirmelerine; kendilerine sevgi ve özenle yaklaşılmasına; kendi fikirlerini dile getirebilmelerine; yaşamlarını etkileyecek kararlarda söz sahibi olmalarına; şiddet, ihmal, sömürü ve ayrımcılıktan korunmalarına; psikolojik gerginlikler ve riskli davranışlardan uzak kalmalarına; alternatif davranış ve seçimler üretebilmelerine; başa çıkma ve problem çözme becerilerini etkin kullanabilmelerine bağlı olduğu söylenebilir. Devamını Oku

TIMSS'de Ortaya Konan Eğilimler: 1995-2015

TIMSS’de Ortaya Konan Eğilimler: 1995-2015

TIMSS (Trends in International Mathematics and Science Study) ile 1995 yılından günümüze her dört yılda bir 4. ve 8. sınıf öğrencilerinin matematik ve fen başarıları ölçülmektedir. TIMSS değerlendirmeye katılan ülkelerde öğrencilerin matematik ve fen testlerindeki performanslarını; 20 yıl içinde bu performanslarda nasıl bir değişim olduğunu; programların, öğretimin ve öğrenmeyi etkileyen diğer eğitimsel göstergelerin hangi yönde ilerlediğini ortaya koymasıyla uluslararası veri kaynakları arasında oldukça önemli bir noktada yer almaktadır. Devamını Oku