Siyasi Partilerin 2018 Seçim Bildirgeleri: Eğitim Alanındaki Politika ve Vaatlerin Karşılaştırılması

Siyasi Partilerin 2018 Seçim Bildirgeleri: Eğitim Alanındaki Politika ve Vaatlerin Karşılaştırılması

Seçim bildirgeleri, toplum ile devlet arasındaki bağı kuran siyasi partilerin iktidara geldikleri takdirde yürütecekleri politikaları kamuoyuna açıkladıkları bildiri metinleridir. 80 milyon nüfusa sahip ülkemizde 17 milyondan fazla öğrencinin örgün eğitime kayıtlı olduğu düşünüldüğünde seçim bildirgeleri kapsamı içinde toplumun tüm kesimlerini kaçınılmaz olarak etkileyecek konuların başında “eğitim” başlığının geldiği açıktır. Devamını Oku

Çocukların Ev İşlerine Katılımında Toplumsal Cinsiyet Kalıplarının Etkisi Nedir?

Çocukların Ev İşlerine Katılımında Toplumsal Cinsiyet Kalıplarının Etkisi Nedir?

Orijinal Başlık: Children’s Participation in Housework: Is there a case of gender stereotyping? Evidence from the International Survey of Children’s Well-Being (ISCWeB) 1

Giriş

Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri içinde yer alan temel hedeflerden biri kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve kadınların konumunun güçlendirilmesidir. Evrensel geçerliliği olan bu hedef, orantısız bir şekilde kadınlara yüklenen, mali karşılığı olmayan bakım hizmetlerinin ve ev işlerinin değerinin açıkça tanınmasını gerektirmektedir. Cinsiyet; yetişkinlerin (Blair ve Lichter, 1991; Bianchi ve ark. 2000; Crompton ve ark. 2005) ve çocukların (Bianchi ve Robinson, 1997; Cohen, 2001; Evertsson, 2006; Gershuny ve Sullivan, 2014) ev işlerine yaptıkları katkıları açıklayan temel özelliklerden biridir. Çocukların yaptıkları katkıların doğası ve miktarı, büyük ölçüde yetişkinler tarafından kontrol edilir (Vogler, Morrow ve Woodhead, 2009). Bu kontrolün çocukluk ve ergenlik dönemlerinde azalması beklenmekle birlikte, çocukların ev işlerine katılımı, aile ve toplum içindeki mevcut toplumsal cinsiyet kalıpları ve beklentilerinden etkilenmeye devam edecektir. Devamını Oku


Dipnotlar:

  1. Bruckauf, Z. ve Rees, G. (2017). Children’s Participation in Housework: Is there a case of gender stereotyping? Evidence from the International Survey of Children’s Well-Being (ISCWeB) [Web blog yazısı]. https://www.unicef-irc.org/publications/898-childrens-involvement-in-housework-is-there-a-case-of-gender-stereotyping-evidence.html adresinden erişildi.
Eğitimin Geleceği: 2030 Projeksiyonları Üzerine

Eğitimin Geleceği: 2030 Projeksiyonları Üzerine

1970’lerde Üçüncü Sanayi Devrimi ile gelen kırılma, üretim ve tüketim biçimlerinden örgütlenme biçimlerine, birikim ve bölüşüm dinamiklerinden toplumsal yaşam dinamiklerine kadar tüm alanlarda bir geçiş, bir dönüşüm süreci başlatmıştır. Bu dönemden günümüze sadece ekonominin değil, toplumsallığın, bu doğrultuda da günlük yaşam pratiklerinin dönüşümü hızlanarak devam etmiştir. Gelinen noktada ise yeni bir kırılma noktasını mı, yoksa bir devamlılığı mı temsil ettiği tartışılan Dördüncü Sanayi Devrimine geçişin anlamlandırılmasına yönelik çabalar, kendini her alanda göstermeye devam etmektedir. Küreselleşmenin ve neoliberal politikaların dayandığı sınırlarda- yani kapitalizmin önceki evrelerinde metalaşmamış olanı metalaştırdığı, finans piyasalarının yıkıcı bir büyüme yaratacak denli genişlediği ve birbirine entegre olduğu bir ekonomik yapıdayeni bir zemine kavuşan ve sektörleşen eğitim, dönüşüm alanlarından biri olmuştur. Bugün ise Dördüncü Sanayi Devrimine geçiş süreci, eğitim için yeni bir dönüşüm zemini oluşturmaktadır. Devamını Oku

Öğretmen Performans Değerlendirme ve Aday Öğretmenlik İş ve İşlemleri Yönetmelik Taslağı Üzerine Değerlendirmeler

Öğretmen Performans Değerlendirme ve Aday Öğretmenlik İş ve İşlemleri Yönetmelik Taslağı Üzerine Değerlendirmeler

Öğretmenlerin performansı, sonuçları ve etkileri bakımından toplumda hemen hemen her kesimi ilgilendiren bir niteliğe sahiptir. Bu nedenle öğretmenlerin işleri ve performansı hakkında öğrenciler, aileler, öğretmenlerin kendi meslektaşlarından bürokrasi ve siyasete kadar herkes çeşitli eleştirilerde bulunmaktadır. Bu eleştirilerin en azından bir kısmı haklı bile olsa, eleştirilerin tarzı ve üslubu öğretmenleri incitebilmekte ve öğretmenlik mesleğinin itibarını zedeleyebilmektedir. Daha da önemlisi öğretmenlere yönelik eleştiriler çoğu zaman bir veriye dayalı olmaktan çok, sayısı bir milyonu bulan öğretmen kitlesi içinde bireylerin ya kendi eğitimlerinde ya da çocuklarının eğitiminde kişisel gözlem ve deneyimlerine dayalı genellemelere veya medyada yer alan çeşitli vakalara dayalı genellemelere dayalı olarak dile getirilmektedir. Ne yazık ki, bu eleştirileri destekleyecek, kanıtlayacak sistematik bir değerlendirme ve veriye sahip olmadığımız gibi, bu eleştirileri reddedecek ve yanlışlayacak verilere de sahip değiliz. Bu bağlamda öğretmenlerin performansının değerlendirilmesi öğretmenleri işi ve performansı hakkında daha sağlıklı bir bilgi oluşturmaya ve bu bilgiye dayalı olarak öğretmenler hakkında daha objektif yargılarda bulunmaya katkı sağlayacaktır. Bu çerçevede etkili bir performans değerlendirme sistemi oluşturulması, öğretmenlerin haklarının korunması yanında öğrenciler, veliler ve genel olarak kamuoyu önünde hesapverebilirliklerinin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır. Devamını Oku

Okullar Dezavantajlı Öğrenciler İçin Fark Yaratabilir Mi?

Okullar Dezavantajlı Öğrenciler İçin Fark Yaratabilir Mi?

Yakın dönemde gerçekleştirilen ulusal ve uluslararası değerlendirmeler Türkiye’deki genç nüfusun topluma etkin katılımı için gerekli bilgi ve beceri düzeyinin oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Bu noktada 2015 yılında zorunlu eğitim çağındaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini değerlendirmek amacıyla uygulanan üç farklı sınavın Türkiye’ye ilişkin sonuçlarını hatırlamak faydalı olabilir. İlk olarak, geçtiğimiz yıl OECD tarafından açıklanan PISA 2015 sonuçları, Türkiye’deki öğrencilerin matematikte %51,4’ünün, fende %44,5’inin okumada ise %40’ının temel becerilerden yoksun olduğunu gösteriyor. Benzer şekilde TIMSS 2015 sonuçlarına göre, 8. sınıftaki öğrencilerin %30’u matematikte, %18’i ise fende en alt düzeyde yer alıyor. Son olarak, MEB tarafından ulusal ölçekte geliştirilen ve ilk kez 2015 yılında uygulanan ABİDE uygulamasının 2017 Aralık ayında açıklanan sonuçları, 8. sınıf öğrencilerinin %26,4’ünün matematik alanında, %17,9’unun ise fen alanında en düşük düzeyde becerilere sahip olduğuna işaret ediyor. Devamını Oku

Kanatlarınız var mı? Beceri Sahibi Olanların Varlığını Sürdürmesiyle İlgili Dersler

Kanatlarınız var mı? Beceri Sahibi Olanların Varlığını Sürdürmesiyle İlgili Dersler

Orijinal Başlık: Got wings? Lessons on the survival of the skilled 1

Paleontologlar, New York’taki Amerikan Doğa Tarihi Müzesi’nde “Aramızdaki Dinozorlar” adlı sergide, bazı dinozorların soyunun tükenmediğini, gerçekte bugün gördüğümüz canlılara evrildiğini göstermek için kemik, tüy ve yuvalara ait tarih öncesi fosil kayıtlarını kullanıyor. İzledikleri bağlantılar, uçabilen dinozorların günümüz kuşlarına nasıl dönüştüğünü gösteriyor. Paleontologlar, kara hayvanı olan akrabaları bir sonraki adıma geçemezken, uçabilen dinozorların havadaki çevik hareket yeteneklerinin hayatta kalmalarında önemli bir rol oynadığını iddia ediyor. Kara hayvanlarının yoksun olduğu bu uçuş yeteneği, onların yer değiştirmelerini ve keskin bir biçimde değişen çevre koşullarına adapte olmalarını sağlamış görünüyor. Devamını Oku


Dipnotlar:

  1. Valerio, A. ve Liu, J. (2017, Mayıs 30). Got wings? Lessons on the survival of the skilled [Web blog yazısı]. http://blogs.worldbank.org/developmenttalk/got-wings-lessons-survival-skilled adresinden erişildi.
Birbirini ve Dünyayı Önemseyecek Bir Gençliği Eğitmek

Birbirini ve Dünyayı Önemseyecek Bir Gençliği Eğitmek

Orijinal Başlık: Educating our youth to care about each other and the world 1

2015 yılında 193 ülke, küreselleşme bulmacasının eksik parçasını sunan ve ortak bir insanlık vizyonu olan Birleşmiş Milletler 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefine (Sustainable Development Goals – SDG) ulaşma taahhüdünde bulundu. Bu vizyonun gerçeğe dönüşmesi ise, azımsanmayacak ölçüde bugünün sınıflarında neler olup bittiğine bağlı. Gerçekten de, SDG’lerin vatandaşlarla gerçek bir sosyal sözleşme haline gelmesini sağlamak için gereken anahtar eğitimcilerin elinde. Devamını Oku


Dipnotlar:

  1. Schleicher, A. (2017, Aralık 12) Educating our youth to care about each other and the World [Web blog yazısı]
    https://oecdeducationtoday.blogspot.com.tr/2017/12/educating-our-youth-to-care-about-each.html adresinden erişildi.
"Ortaöğretime Geçiş" Yerine Ortaöğretimi Yeniden Düşünmek

“Ortaöğretime Geçiş” Yerine Ortaöğretimi Yeniden Düşünmek

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş sınavının kaldırılacağı ve 2017-2018 eğitim öğretim yılında TEOG adıyla bir sınav yapılmayacağı kamuoyuna açıklandı. Bu açıklama sonrasında yetkililer TEOG sonrası uygulama ile ilgili çalışmaların devam ettiğini ve yakın bir gelecekte bir karara bağlanarak kamuoyu ile paylaşılacağını açıkladılar. Diğer yandan basın yayın kuruluşlarında TEOG sonrası modellerle ilgili çeşitli senaryolar yer almaya devam ediyor. Temel eğitimden ortaöğretime geçişte nasıl bir model oluşturulacağı henüz bilinmemekle birlikte, kamuoyunda yer alan tartışmaların öznesinin genellikle sınav olması, sağlıklı bir çözüm üretmeyi güçleştiren bir etken olarak değerlendirilmektedir. TEDMEM olarak konuya ilişkin görüşlerimizi; (1) Türkiye’de ortaöğretimin mevcut yapısının arkasında yer alan açık veya örtük varsayımlar (2) ortaöğretimin amacı, (3) ortaöğretimin yapısı ile (4) ortaöğretime geçiş önerileri çerçevesinde paylaşmayı düşünce kuruluşu olmanın görev ve sorumluluğu çerçevesinde ele aldık. Devamını Oku