Bir Bakışta Eğitim 2021

Bir Bakışta Eğitim 2021

OECD tarafından her yıl yayımlanan Bir Bakışta Eğitim raporları serisi, eğitim sistemlerinin temel göstergeleri ve değişkenlerine ilişkin verilerin güncel durumunu ortaya koymaktadır. Ülkelerin öğrencilerine nitelikli eğitim sağlamada hangi noktada olduklarının karşılaştırmalı bir değerlendirmesine olanak veren bu göstergeler, Bir Bakışta Eğitim 2021 raporunda eğitim süreçlerinin çıktıları, eğitime erişim, eğitime ayrılan finansal kaynak ile öğretmenler, öğrenme ortamları ve okullar olmak üzere dört başlık altında sunulmuştur. Ana teması “Eğitimde Eşitlik: Eğitim Fırsatlarının Güçlendirilmesi” olarak belirlenen bu raporda, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri- Hedef 4 ile ortaya konan “kapsayıcı ve hakkaniyete dayanan nitelikli eğitimi sağlamak ve herkes için yaşam boyu öğrenme fırsatlarını teşvik etmek” amacı doğrultusunda ülkelerin kat ettiği mesafeler hakkında da çıkarımlarda bulunmak mümkün olmuştur.

TEDMEM olarak, Bir Bakışta Eğitim 2021 raporunda yer alan 100’den fazla veri tablosunu ve grafiği inceleyerek, uluslararası karşılaştırmalarda anlamlı olabilecek ve eğitim sistemimizin ihtiyaçları bağlamında yol gösterebilecek Türkiye verilerini süzdük; eğitim sistemimizde halihazırda var olan ya da olması gereken gelişmeler üzerinden değerlendirmelerimizi sunduk. Ülkemizde eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması konusunda atılacak adımlara katkı sağlamasını dileriz.

Öğretmen Dijital Yeterlikleri

Öğretmen Dijital Yeterlikleri

Özet PDF

Tam Metin PDF

Dijital yeterlik kavramı, COVID-19 salgını ile beraber daha sık karşımıza çıksa da bu konuya ilişkin politika belgeleri, kavramsal çerçeveler ve bilimsel çalışmalar salgın öncesinde de birçok ülkenin eğitim gündeminde yer almaktaydı. Eğitim bağlamında yıllar içinde evrimleşen bu süreçte öğrenci, öğretmen adayı ve öğretmenlerin dijital anlamda kapasitelerini geliştirmek için dijital yeterlik kavramı ile ilgili çeşitli tanım, kavramsal çerçeve ve okuryazarlık seviyeleri ortaya atıldı. 1 Salgın sürecinde ise öğretmenlerin dijital yeterlikleri, uzaktan eğitim uygulamalarında nitelik ve kapsam bakımından farklılıklara sebep olan değişkenlerden biri olarak gösterildiği için uzaktan eğitimin odak noktalarından biri olarak yerini aldı. 2 Devamını Oku


Dipnotlar:

  1. Falloon, G. (2020). From digital literacy to digital competence: the teacher digital competency (TDC) framework. Educational Technology Research and Development, 68(5), 2449-2472.
  2. TEDMEM. (2020). COVID-19 sürecinde eğitim: Uzaktan öğrenme, sorunlar ve çözüm önerileri (TEDMEM Analiz Dizisi 7). Ankara: Türk Eğitim Derneği Yayınları.
Okulların Yeniden Açılması için Bilim Ne Diyor?

Okulların Yeniden Açılması için Bilim Ne Diyor?

Orijinal Başlık: The science behind school reopenings 1

Yeni eğitim öğretim yılına girerken gündemde yine salgın koşullarında okulların nasıl açılacağı meselesi yer alıyor. TEDMEM olarak mevcut tartışmalara katkı sağlaması amacıyla, bu konuyu bilimsel çalışmalar ışığında değerlendiren “The Science Behind the School Reopenings” başlıklı yazıyı Türkçeye çevirdik. Bu yazı, orijinal haliyle bilim gazetecisi Cassandra Willyard tarafından kaleme alınmış olup dünyanın en çok okunan bilim dergisi Nature’ın News Feature ekinde 8 Temmuz 2021’de yayımlanmıştır.
İyi okumalar dileriz.

Özet PDF

Tam Metin PDF

Devamını Oku


Dipnotlar:

  1. Willyard, C. (2021, Temmuz 8). The science behind school reopenings. Nature, 595, 164-167.
Bir Bakışta Eğitim 2021

Bir Bakışta Eğitim 2020

OECD tarafından her yıl yayımlanan Bir Bakışta Eğitim raporları serisi, eğitim sistemlerinin temel göstergeleri ve değişkenlerine ilişkin verilerin güncel durumunu sunmaktadır. Bu kapsamda, Bir Bakışta Eğitim 2020 raporunda eğitim süreçlerinin çıktıları, eğitime erişim, eğitime ayrılan finansal kaynak ile öğretmenler, öğrenme ortamları ve okullar olmak üzere dört başlık altında sunulan göstergelere ilişkin veriler OECD ortalamasıyla karşılaştırmalı olarak Türkiye odağında incelenmiştir. Ardından bu verilerden hareketle Türkiye’nin genel görünümü değerlendirilmiştir.

Eğitimin Geleceği

Eğitimin Geleceği – OECD Gelecek Senaryoları

Dünya değişiyor. Dijital teknolojiler hiç olmadığı kadar hayatımızın bir parçası haline gelirken, eğitim sistemlerinde de yapısal değişiklikleri beraberinde getiriyor ya da değişime zorluyor. 2020 yılına hâkim olan salgın krizi bu dönüşümü hızlandırmakta oldukça etkili oldu. Salgının yayılmasını önlemek için insan etkileşiminin azalması gerekliliği ile birlikte, dijital bağlantılarımız arttı ve iş eğitim, alışveriş gibi birçok yaşam süreci büyük oranda çevrim içi ortamlara taşındı. Ülkeler imkânları ölçüsünde salgının etkilerini en aza indirebilmek için mücadele ediyor. UNESCO, UNICEF, Dünya Bankası, OECD gibi önde gelen uluslararası kuruluşlar salgının insanlar, ülkeler ve tüm dünya için sebep olduğu tahribatı raporluyor ve neredeyse günlük olarak veri paylaşıyorlar. TEDMEM (2020) olarak biz de COVID-19 salgınının hem ülkemizde hem dünyada eğitime etkilerini yakından takip edip bu konuda değerlendirme ve önerilerimizi paylaşmaya devam ediyoruz. Devamını Oku

Türkiye’de Okul Türlerine Göre Öğrencilerin Okul Yaşamı Nasıl Farklılaşıyor?

Türkiye’de Okul Türlerine Göre Öğrencilerin Okul Yaşamı Nasıl Farklılaşıyor?

Türkiye’ye ilişkin PISA 2018 verileri çoğunlukla öğrencilerin fen, matematik ve okuma alanındaki performansları odağa alarak tartışılmış, okul iklimi ve öğrencilerin iyi olma haline ilişkin bulgular çoğunlukla performans tartışmalarının gölgesinde kalmıştır. Oysa okul iklimi ve öğrencilerin iyi olma hali başlıkları altında ele alınan disiplin ortamı, yaşam doyumu, zorbalık, öğretim uygulamaları gibi pek çok değişkenin öğrenci başarısı ile olan ilişkisi hem literatürde hem de PISA araştırmalarında sürekli bir biçimde ortaya konmuştur. Bu nedenle, bu değişkenlere dair bulguların detaylıca incelenmesi, eğitim sistemine ve öğrencilerin okul yaşamına dair önemli bilgiler sunabilir.

TEDMEM olarak gerçekleştirdiğimiz bu çalışmada, PISA 2018 SPSS veri dosyaları kullanılarak Türkiye’de öğrenci ve okul müdürlerine uygulanan anketler aracılığıyla okul iklimi ve öğrencilerin iyi olma haline ilişkin toplanan veriler derlenmiş ve okul türlerine göre ayrıştırılarak betimsel istatistikler hesaplanmıştır.

Kırsal ve Kentsel Bölgelerdeki Eğitsel Farklılıklar

Kırsal ve Kentsel Bölgelerdeki Eğitsel Farklılıklar

Nitelikli eğitime erişim okul çağında bulunan her çocuğun yasal hakkı olmasına rağmen pek çok çocuk bu haktan farklı sebeplerle yıllarca mahrum kalmıştır. Sosyo-ekonomik düzeyle de oldukça ilgili olan öğrencinin yaşadığı ve/veya okulların bulunduğu bölgenin koşulları bu sebeplerden biridir. Kırsal bölgelerdeki öğrenciler okula erişim ve kariyer planlama; bu bölgelerdeki okullar ise eğitim personeli ve kaynak yetersizliği gibi pek çok zorluk yaşamaktadır. Eğitime yapılan yatırımlar aracılığı ile okulların fiziki şartlarında iyileşme, eğitim personeli sayısında artış yaşanmış olsa dahi kırsal bölgelerdeki öğrenci ve okullar hâlâ pek çok açıdan dezavantajlı konumdadır. Bu dezavantajların belirlenmesi bu okullardaki öğrencilerin nitelikli eğitime erişimi için yapılması gerekenlerin planlanmasında yol gösterici olacaktır.

Bu değerlendirme yazısında, öncelikle kırsal bölge ve bu bölgelerde yaşayan toplulukların kentsel bölgelere kıyasla ayırt edici özellikleri tanımlanmıştır. Ardından OECD tarafından yürütülen uluslararası çalışmaların (PISA 2015 ve TALIS 2018) bulgularına dayalı olarak kırsal ve kentsel bölgeler arasındaki öğrenci ve okul düzeyindeki farklılıklara yer verilmiştir. Değerlendirme yazısının son bölümünde ise öğrenci ve okul düzeyinde dezavantaj oluşturan farklılıkların giderilmesi ve nitelikli eğitime erişimde eşitliğin sağlanması için politika önerileri sunulmuştur.

Öğrenme Yoksulluğu

Öğrenme Yoksulluğu

Okul dışında kalan çocukların ve okulda kayıtlı bulunmasına rağmen temel düzeydeki becerileri dahi edinemeyen öğrencilerin varlığı, bu sorunun “öğrenme krizi” olarak nitelendirilmesine sebep olmuştur (World Bank, 2019b). Öğrenme krizi hem ülkelerin insan sermayesi geliştirme hem de “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları”nı gerçekleştirme çabalarını tehdit etmektedir. Dünya Bankası bu krize dikkat çekmek için “öğrenme yoksulluğu” kavramı üzerinde çalışmaktadır. UNESCO İstatistik Enstitüsü (UNESCO Institute for Statistics) işbirliğinde Ekim 2019’da Dünya Bankası tarafından yayımlanan Öğrenme Yoksulluğunu Sona Erdirmek: Neler Yapılmalı? (Ending Learning Poverty: What will it take?) raporu bu amaca hizmet etmektedir. Raporda öğrenme yoksulluğunun tanımı, bireyler ve toplum için önemi, nasıl ölçüldüğü, ülkelerin öğrenme yoksulluğu değerleri ve ülkelerin eğitim sistemlerinde hangi politikalar aracılığı ile müdahalelerde bulunabileceği gibi konular yer almaktadır. TEDMEM olarak hazırladığımız bu yazıda Dünya Bankası tarafından yayımlanan bu rapor temel alınarak, öğrenme yoksulluğu üzerine bir değerlendirme sunuyoruz.