Pasi Sahlberg ile Türk Eğitim Sistemi Üzerine

Pasi Sahlberg ile Türk Eğitim Sistemi Üzerine

Türk eğitim sisteminin kaliteli öğretmen temin etmesinin önündeki temel engeller nelerdir?

Bence Türkiye’nin çalışma saatleri ve ücret gibi mesleki düzenlemeler kadar, öğretmenlerin sahip olması gereken bilgi ve beceriler, (okul gibi) çalışma ortamının standartları ve öğretmenlikle ilgili etik ilkeler bağlamında mesleği oluşturan tanımları da içeren kapsamlı bir öğretmen politikasına sahip olması önemli. Ancak bundan sonra bu politikaları geliştirmek için nasıl bir öğretmen eğitimi ve mesleki gelişim sisteminin olacağına karar verilebilir. Bence önemli sorulardan bir tanesi, Türkiye’deki öğretmenlerin ne kadar özerk olabileceği ve olması gerektiği. Bu; birbirlerinden bağımsızlaşmaktan ziyade bürokrasiden daha özerk olmak anlamını taşıyan kolektif özerklik biçiminde olabilir. Devamını Oku

Yükseköğrenimde Dönüşüm İhtiyacı

Yükseköğrenimde Dönüşüm İhtiyacı

Son yıllarda dünya çapında devam eden “Üçüncü Nesil Üniversite” kavramına yönelik tartışmalar, bir yandan yükseköğrenimde dönüşüm ihtiyacının kaçınılmaz olduğunu gösterirken, diğer yandan da “Nasıl?” sorusunu gündeme getiriyor. Bu noktada geleneksel üniversite modeli ile yükseköğrenimin önünde bulunan eğitsel ve yapısal anlamdaki kısıtları tespit etmek, dönüşümün yönünü belirleyebilmek açısından büyük bir öneme haiz. Eğitim ve toplumsal kurumlar arasında var olan organik bağlar düşünüldüğünde, bu konuda bir kamuoyu tartışmasının başlaması gerektiği net bir şekilde karşımıza çıkıyor. Bunun en temel sebebi ise yükseköğrenimin bir eğitim meselesi olmaktan ziyade toplumsal bir mesele olmasına dayanıyor. Devamını Oku

Dünya Bankası Direktörü Martin Raiser

Dünya Bankası Direktörü Martin Raiser – Eğitim ve Ekonomi

Bildiğiniz gibi dünyadaki hâkim ekonomi politikaları, eğitim sistemlerini ciddi şekilde etkiliyor. Ekonomi ve eğitim arasındaki ilişkiyi siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Ekonomi için eğitim neden bu kadar önemli?

Ekonomistler olarak, eğitime bireylerin üretkenliğindeki ana faktör olarak bakma eğilimindeyiz. Bunun bir sonucu olarak bilgi, günümüz ekonomisinde temel bir faktördür. Bilgisayar bilimlerini, biyoteknolojiyi ya da inovasyonu düşünün… Özellikle gelişmiş ekonomilerde, tüm bu aktiviteler büyük bir gelir üretiyor ve bunlar bilgi temelli. Eğitim olmasa bu alanlarda rekabet edemezdik. Şunu çok iyi biliyoruz ki, bireyler seviyesinde eğitim seviyesi yüksek olan kişiler, eğitim seviyesi düşük olanlardan daha yüksek yaşam boyu kazanç elde ediyor. Tüm ekonomilerin performansını bir kenar bırakın, sadece bireyler için bile eğitime yatırım yapmak iyi bir fikir. Devamını Oku

Prof. Dr. Selahattin Turan

Prof. Dr. Selahattin Turan – Modern Okul

Prof. Dr. Selahattin Turan’ın Yeni Türkiye-Türk Özel Eğitim Sayısında yer alan “Ahlâki Açıdan Modern Okulun Açmazı: Eleştirel Bir Bakış” adlı çalışması Türk eğitim sisteminin felsefi temellerinin sorgulanması anlamında önemli katkılar sunuyor.

Eğitimi sistemini doğrudan ilgilendiren, Türkiye’nin ahlaki ve etik değerlerden yoksunluğu, özellikle son yıllarda üzerine çok tartışılan bir konu. Bu sorun alanı tartışılırken, ise sık sık, eğitimin amacı, eğitim sisteminden çıkan bireyin nitelikleri, gençliğin politik inşası, eğitimin felsefi temellerinin hangi değerlere dayandığı ve tam da bu noktada “farklı” medeniyetlerin eğitime yaklaşımı, ülkelerin sosyo-kültürel arka planı ve tarihsel gelişimi kapsamında nasıl kendine özgü bir sistem ve model sunulabileceği gibi konular ön plana geliyor.

Bu bağlamda Türk eğitim sisteminin farklı görüşlerle yeniden tartışılması, içinde bulunduğumuz çıkmazın bertaraf edilmesi adına bir ihtiyaç olduğunu düşünerek Selahattin Turan ile yaptığımız röportajımızı sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Devamını Oku

Tedmem Özel Eğitim Dosyası

Tedmem Özel Eğitim Dosyası

Özel eğitim ihtiyacı bulunan bireyler açısından eğitim, sağlık, istihdam gibi temel yaşamsal ihtiyaç ve hakların bir bütün olarak ele alınması ve karşılanması refah devletlerinin yükümlülüğündedir. Bugün Türkiye’de yakın geçmişle kıyaslandığında önemli iyileştirmelerin yapılması ve bu konuda gösterilen çabalar dikkat çekmektedir. Ancak bütüncül bir sistem çemberinin tamamlanmamış olması ve ilgili alanlara bağlı bulunan kurumlar arasındaki işbirliği problemlerinin varlığı, konuya dair işleyişi belirli düzeyde etkileyecek kadar pekiştirilememiştir. Tek bir bireyin yaşamsal ihtiyaçlarından doğan haklar temelinde, özel eğitime ihtiyacı doğuran hastalığın tanılanmasından başlayarak, bireyin istihdam edilmesi ve toplumsal bütünleşmenin teminine kadar uzayan tüm süreçlerde, bireyin gereksindiği psikolojik, sosyal ve eğitsel destek hareket noktası olarak değerlendirilmelidir. Bu hareket noktasına referansla düzenlenecek uygulamaların, özellikle özel eğitime ihtiyaç duyan öğrenciler ve ailelerinin bürokrasiyle ağırlaştırılmamış bir işletim sisteminde yer almasını sağlayacak nitelikte olmalıdır. Devamını Oku

Prof. Dr. Mustafa Safran

Prof. Dr. Mustafa Safran ile Öğretmen İstihdam Politikaları Üzerine bir Söyleşi

Eğitim ve Bilim Dergisi Ocak 2014 sayısında yayımlanan “2013 KPSS Sonuçlarının Öğretmen Adaylarının Mezun Oldukları Alanlara Göre İncelenmesi” başlıklı makalenizin en dikkat çekici bulgusu sizce nedir? Bu bulguyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Araştırma; eğitim fakültelerinin ortaöğretim öğretmenlik alanlarından mezun olan öğrencilerin, diğer fakültelerde aynı branştan mezun adaylara göre daha nitelikli ve yeterli öğretmen olduklarını ortaya çıkarıyor. Branşların çoğunda eğitim fakültesi mezunu öğretmen adayları diğer fakültelerden mezunlara kıyasla daha başarılı görünüyor. Bu bulgu, eğitim fakülteleri öğretim üyesi, fiziki alt yapı gibi alanlarda daha fazla desteklenirse çok daha başarılı ve nitelikli öğretmen adayları yetiştireceği inancını bize veriyor. Devamını Oku

Prof. Dr. Kürşat Çağıltay

Prof. Dr. Kürşat Çağıltay’la 3. Medya Çağı

Müge Bakioğlu: Dijital Medya ile yeni bir döneme başladık. Bizi 3. Medya çağına geçiren sebepler neler oldu ve yaşanan bu değişimin içeriğinde neler var?

Kürşat Çağıltay: Geleneksel açıdan bakarsak, 3. Medya çağı internetle başladı diyebiliriz. Geleneksel medya sürecinden sonra internet çağına geçiş oldu. Devamını Oku