tedmem https://tedmem.org Ortak Paydamız Eğitim Tue, 14 Jul 2020 09:21:17 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=4.5.22 Türkiye’de Okul Türlerine Göre Öğrencilerin Okul Yaşamı Nasıl Farklılaşıyor? https://tedmem.org/mem-notlari/degerlendirme/turkiyede-okul-turlerine-gore-ogrencilerin-okul-yasami-nasil-farklilasiyor Mon, 29 Jun 2020 08:57:04 +0000 https://tedmem.org/?p=3387 Bu yazıda Türkiye’de farklı okul türlerindeki öğrencilerin okul yaşamının okul iklimi ve öğrencilerin iyi olma hali açısından nasıl farklılaştığı incelenmiştir.

Türkiye’de Okul Türlerine Göre Öğrencilerin Okul Yaşamı Nasıl Farklılaşıyor? tedmem

]]>
Türkiye’ye ilişkin PISA 2018 verileri çoğunlukla öğrencilerin fen, matematik ve okuma alanındaki performansları odağa alarak tartışılmış, okul iklimi ve öğrencilerin iyi olma haline ilişkin bulgular çoğunlukla performans tartışmalarının gölgesinde kalmıştır. Oysa okul iklimi ve öğrencilerin iyi olma hali başlıkları altında ele alınan disiplin ortamı, yaşam doyumu, zorbalık, öğretim uygulamaları gibi pek çok değişkenin öğrenci başarısı ile olan ilişkisi hem literatürde hem de PISA araştırmalarında sürekli bir biçimde ortaya konmuştur. Bu nedenle, bu değişkenlere dair bulguların detaylıca incelenmesi, eğitim sistemine ve öğrencilerin okul yaşamına dair önemli bilgiler sunabilir.

TEDMEM olarak gerçekleştirdiğimiz bu çalışmada, PISA 2018 SPSS veri dosyaları kullanılarak Türkiye’de öğrenci ve okul müdürlerine uygulanan anketler aracılığıyla okul iklimi ve öğrencilerin iyi olma haline ilişkin toplanan veriler derlenmiş ve okul türlerine göre ayrıştırılarak betimsel istatistikler hesaplanmıştır.

Türkiye’de Okul Türlerine Göre Öğrencilerin Okul Yaşamı Nasıl Farklılaşıyor? tedmem

]]>
Kırsal ve Kentsel Bölgelerdeki Eğitsel Farklılıklar https://tedmem.org/mem-notlari/degerlendirme/kirsal-kentsel-bolgelerdeki-egitsel-farkliliklar Fri, 12 Jun 2020 11:31:17 +0000 https://tedmem.org/?p=3379 Kırsal ve kentsel bölgeler arasında hem öğrenci düzeyinde hem de okul düzeyinde sosyo-ekonomik durum ile açıklanamayan eğitsel farklılıklar vardır.

Kırsal ve Kentsel Bölgelerdeki Eğitsel Farklılıklar tedmem

]]>
Nitelikli eğitime erişim okul çağında bulunan her çocuğun yasal hakkı olmasına rağmen pek çok çocuk bu haktan farklı sebeplerle yıllarca mahrum kalmıştır. Sosyo-ekonomik düzeyle de oldukça ilgili olan öğrencinin yaşadığı ve/veya okulların bulunduğu bölgenin koşulları bu sebeplerden biridir. Kırsal bölgelerdeki öğrenciler okula erişim ve kariyer planlama; bu bölgelerdeki okullar ise eğitim personeli ve kaynak yetersizliği gibi pek çok zorluk yaşamaktadır. Eğitime yapılan yatırımlar aracılığı ile okulların fiziki şartlarında iyileşme, eğitim personeli sayısında artış yaşanmış olsa dahi kırsal bölgelerdeki öğrenci ve okullar hâlâ pek çok açıdan dezavantajlı konumdadır. Bu dezavantajların belirlenmesi bu okullardaki öğrencilerin nitelikli eğitime erişimi için yapılması gerekenlerin planlanmasında yol gösterici olacaktır.

Bu değerlendirme yazısında, öncelikle kırsal bölge ve bu bölgelerde yaşayan toplulukların kentsel bölgelere kıyasla ayırt edici özellikleri tanımlanmıştır. Ardından OECD tarafından yürütülen uluslararası çalışmaların (PISA 2015 ve TALIS 2018) bulgularına dayalı olarak kırsal ve kentsel bölgeler arasındaki öğrenci ve okul düzeyindeki farklılıklara yer verilmiştir. Değerlendirme yazısının son bölümünde ise öğrenci ve okul düzeyinde dezavantaj oluşturan farklılıkların giderilmesi ve nitelikli eğitime erişimde eşitliğin sağlanması için politika önerileri sunulmuştur.

Kırsal ve Kentsel Bölgelerdeki Eğitsel Farklılıklar tedmem

]]>
Öğrenme Yoksulluğu https://tedmem.org/mem-notlari/degerlendirme/ogrenme-yoksullugu Thu, 04 Jun 2020 08:08:46 +0000 https://tedmem.org/?p=3372 On yaşına kadar veya en geç ilkokulun sonuna kadar temel düzeyde okuma becerisi edinememiş çocuklar öğrenme yoksulu olarak nitelendirilmektedir.

Öğrenme Yoksulluğu tedmem

]]>
Okul dışında kalan çocukların ve okulda kayıtlı bulunmasına rağmen temel düzeydeki becerileri dahi edinemeyen öğrencilerin varlığı, bu sorunun “öğrenme krizi” olarak nitelendirilmesine sebep olmuştur (World Bank, 2019b). Öğrenme krizi hem ülkelerin insan sermayesi geliştirme hem de “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları”nı gerçekleştirme çabalarını tehdit etmektedir. Dünya Bankası bu krize dikkat çekmek için “öğrenme yoksulluğu” kavramı üzerinde çalışmaktadır. UNESCO İstatistik Enstitüsü (UNESCO Institute for Statistics) işbirliğinde Ekim 2019’da Dünya Bankası tarafından yayımlanan Öğrenme Yoksulluğunu Sona Erdirmek: Neler Yapılmalı? (Ending Learning Poverty: What will it take?) raporu bu amaca hizmet etmektedir. Raporda öğrenme yoksulluğunun tanımı, bireyler ve toplum için önemi, nasıl ölçüldüğü, ülkelerin öğrenme yoksulluğu değerleri ve ülkelerin eğitim sistemlerinde hangi politikalar aracılığı ile müdahalelerde bulunabileceği gibi konular yer almaktadır. TEDMEM olarak hazırladığımız bu yazıda Dünya Bankası tarafından yayımlanan bu rapor temel alınarak, öğrenme yoksulluğu üzerine bir değerlendirme sunuyoruz.

Öğrenme Yoksulluğu tedmem

]]>
Eğitimde İnovasyon: Sınıflarda Neler Değişti? https://tedmem.org/mem-notlari/degerlendirme/egitimde-inovasyon-siniflarda-neler-degisti Thu, 28 May 2020 10:12:16 +0000 https://tedmem.org/?p=3366 Eğitimde inovasyonu ölçmek ve eğitim sistemlerine nasıl hizmet ettiğini anlamak eğitimin niteliğini artırmak için esastır.

Eğitimde İnovasyon: Sınıflarda Neler Değişti? tedmem

]]>
Eğitimde inovasyonun temel amacı, bireyleri bilgi çağının gerektirdiği becerilerle donatacak nitelikte bir eğitim için eğitim sürecini daha etkili ve hedef odaklı hale getirmektir. Eğitimde inovasyonu ölçmek ve eğitim sistemlerine nasıl hizmet ettiğini anlamak eğitimin niteliğini artırmak için esastır. Bu değerlendirme yazısının amacı, öğrenme ortamlarında gerçekleşen inovasyonu çeşitli eğitim uygulamaları üzerinden karşılaştırmalı olarak inceleyerek inovasyonun eğitimdeki rolünü açığa çıkarmaktır. Bu kapsamda, ilk olarak eğitimde inovasyonun ne anlama geldiğine yer verilmiş, ardından, 2006-2016 yılları arasında ilkokul ve ortaokul kademelerindeki öğretim uygulamalarında, teknolojik uygulamalarda ve öğretmenlerin mesleki gelişiminde gerçekleşen inovasyon incelenmiştir. Eğitimde inovasyon ve öğrenme çıktıları arasındaki ilişkiye de yer verilen çalışmada son olarak eğitim uygulamalarındaki değişimden yola çıkarak Türkiye bağlamında analiz ve değerlendirmelere yer verilmiştir.

Eğitimde İnovasyon: Sınıflarda Neler Değişti? tedmem

]]>
Toplum 5.0: İnsan Merkezli Toplum https://tedmem.org/mem-notlari/degerlendirme/toplum-5-0-insan-merkezli-toplum Fri, 22 May 2020 09:32:08 +0000 https://tedmem.org/?p=3358 İnsanlık tarihinde beşinci dönem olarak görülen Toplum 5.0, teknoloji odaklı dünya düzeninden insan merkezli bir düzene dönüşümü amaçlamaktadır.

Toplum 5.0: İnsan Merkezli Toplum tedmem

]]>
Toplum 5.0, odağına insan, insanın yaşam kalitesini ve gelecekteki gelişmelerin toplumsal yaşama yönelik etkilerini dikkate alan geniş bir perspektife sahiptir. Bu perspektif aynı zamanda, Endüstri 4.0’ın getirdiği teknolojik yenilikleri topluma en verimli şekilde entegre ederek toplumsal sorunlara çözüm üretmek ve teknolojiyi insanlık yararına kullanarak toplumun refahını artırmak amacıyla insan merkezli bir toplum yaratma çabasına dayanmaktadır.

Toplum 5.0 kavramı özellikle içinde bulunduğumuz Endüstri 4.0 çağını yakalama çabası içinde olan pek çok ülke ve toplum için oldukça yeni bir kavramdır. Toplum 5.0’ı daha yakından incelemek amacıyla kaleme alınan bu değerlendirme yazısında, ilk olarak Toplum 5.0 kavramının ne anlama geldiği ve Toplum 5.0’ın sunduğu yenilikler ele alınmıştır. Ardından, “süper akıllı toplum”u yaratmak için belirlenen hedefler ve bu hedefleri gerçekleştirebilmek için aşılması gereken engellere yer verilmiştir. Son olarak Türkiye’nin dijital dönüşüm çağındaki yeri ve Toplum 5.0’a olan mesafesi değerlendirilmiştir.

Toplum 5.0: İnsan Merkezli Toplum tedmem

]]>
Mark Priestley ile Öğretim Programı ve Etken Öğretmenlik Üzerine https://tedmem.org/dosya-konusu/mark-priestley-ile-ogretim-programi-etken-ogretmenlik-uzerine Mon, 18 May 2020 10:20:27 +0000 https://tedmem.org/?p=3352 Bu dosya konumuzda konuğumuz Stirling Üniversitesi Eğitim bölümü öğretim üyesi ve Stirling Öğretim Programı Çalışmaları Ağı direktörü Prof. Dr. Mark Priestley.

Mark Priestley ile Öğretim Programı ve Etken Öğretmenlik Üzerine tedmem

]]>
Bu dosya konumuzda konuğumuz Stirling Üniversitesi Eğitim bölümü öğretim üyesi ve Stirling Öğretim Programı Çalışmaları Ağı (Stirling Network for Curriculum Studies) direktörü Prof. Dr. Mark Priestley.  Mark Priestley ile öğretim programı ve etken öğretmenlik üzerine öğretim programı oluşturma sürecinde yeni yaklaşım ve uygulamalarıyla dikkat çeken İskoçya ve Galler bağlamını temel alan çok boyutlu bir söyleşi gerçekleştirdik. Öğretim programının eğitim sistemleri için yeri ve önemi, yeni öğretim programları yaklaşımları ve öğretim programlarının oluşturulması sürecinde İskoçya ve Galler örnekleri odağında farklılaşan uygulamalar, politikadan uygulamaya farklılıklar, öğretmen yeterliklerinin ve etkenliğinin öğretim programı oluşturma sürecindeki rolü konularını ele aldığımız söyleşimizi paylaşmaktan mutluluk duyarız.

As part of TEDMEM interviews, in this interview, we host Mark Priestley*, who is a Professor of Education at the University of Stirling and the Director of the Stirling Network for Curriculum Studies. We had a multidimensional conversation with Mark Priestley, on the topics of curriculum and teacher agency mainly based on the context of Scotland and Wales, which are the countries draw attention to new approaches and practices in curriculum making. We are happy to share this interview which covered a range of issues such as the place and the importance of the curriculum in an education system, new approaches on curriculum, new trends and different practices in the process of curriculum making with a particular focus on Scotland and Wales, implementation gap, the role of teacher capacity and agency in curriculum making.

 

Mark Priestley ile Öğretim Programı ve Etken Öğretmenlik Üzerine tedmem

]]>
Okulları Yeniden Açmak: Ne Zaman, Kim İçin ve Nasıl? https://tedmem.org/covid-19/okullari-yeniden-acmak-ne-zaman-kim-icin-nasil Mon, 04 May 2020 12:34:59 +0000 https://tedmem.org/?p=3341 COVID-19 salgını dolayısıyla pek çok ülkede okullar kapatıldı. Peki, okullar ne zaman/hangi koşullar altında, kim için ve nasıl yeniden açılabilir?

Okulları Yeniden Açmak: Ne Zaman, Kim İçin ve Nasıl? tedmem

]]>
COVID-19 salgını süresince küresel düzeyde okullar kapatılmış, pek çok ülkede öğrenmenin sürdürülmesi için tedbirler alınmıştır. Bu tedbirlerin etkililiği üzerine yapılan geniş çaplı bir çalışma bulunmamakla birlikte, çeşitli açılardan dezavantajlı olan öğrencilerin okulların kapanmasının olumsuz sonuçlarından daha çok etkilendiği, okul terki oranının ciddi anlamda yükselebileceği belirtiliyor. Ayrıca, okulların uzun süreli kapatılmasının aşılama, beslenme, zihinsel sağlık ve psikososyal destek gibi okul temelli hizmetlerin sekteye uğramasına, yüz yüze iletişimin olmaması ise stres ve kaygıya sebep olabileceği vurgulanıyor. Bu sebeple, hükümetler ve eğitimciler okulların nasıl yeniden açılabileceğini tartışıyor. Peki, okullar ne zaman/hangi koşullar altında, kim için ve nasıl yeniden açılabilir? TEDMEM olarak, dünyadaki gelişmeleri, sorunları ve çözümleri izleyerek Türkiye’de okulların ne zaman ve hangi koşullar altında, hangi öğrenciler için ve en önemlisi nasıl yeniden açılabileceğini değerlendirdik. Okulların açılması sürecinde alınacak kararlara ve yapılacak çalışmalara katkı sağlamak amacıyla değerlendirme ve önerilerimizi ihtiyatlı bir yaklaşımla sunmaya özen gösterdik. İhtiyatlı bir yaklaşımın gerçekçi olmakla birlikte, kullanılan dil ve terminolojinin bir panik etkisi oluşturmaktan da uzak olması gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca okulların açılması sürecinde öğrencilerin, ebeveynlerin ve öğretmenlerin iyi olma haline katkıda bulunmayacak hiçbir değerlendirme, eleştiri veya önerinin de yerinin ve zamanının bugün olmadığı kanaatindeyiz.

Okulları Yeniden Açmak: Ne Zaman, Kim İçin ve Nasıl? tedmem

]]>
COVID-19 Salgınında Öğrenmenin Sürdürülmesi https://tedmem.org/covid-19/covid-19-salgininda-ogrenmenin-surdurulmesi Mon, 20 Apr 2020 16:51:20 +0000 https://tedmem.org/?p=3280 COVID-19 salgını okulların kapanmasına sebep olsa da öğrenmenin sürdürülmesine yönelik çeşitli tedbirler alınıyor.

COVID-19 Salgınında Öğrenmenin Sürdürülmesi tedmem

]]>
Dünya büyük bir krizle karşı karşıya. COVID-19 salgını tüm dünyayı etkisi altına aldı. Bazı temel hizmetler dışında hayat durma noktasında. Neredeyse tüm ülkelerde örgün eğitime ara verildi. UNESCO verilerine göre, 17 Nisan 2020 itibarıyla dünya genelinde okul öncesinden yükseköğretime toplam 1.724.657.870 öğrenci bu durumdan etkilenmiş durumda. Bu öğrenciler dünya genelindeki öğrencilerin %91,3’ünü temsil ediyor. Okullar 191 ülkede tamamen; Rusya Federasyonu, ABD, Kanada ve Avustralya’da ise yerel düzeyde veya eyalet düzeyinde kapatılmış durumda 1.

Okulların kapalı olduğu zaman aralığında öncelik çocukların ve tüm insanlığın sağlığı olmakla birlikte, öğrenmenin sürekliliğinin sağlanması için Türkiye dâhil pek çok ülkede çeşitli çalışmalar yürütülüyor. Ülkelerin/bölgelerin bağlamı ve olanakları farklı olduğundan eğitimin sürdürülmesi için alınan tedbirler de çeşitlilik gösteriyor. Dünya Bankası, OECD ve UNESCO gibi uluslararası kuruluşlar ise dünyanın neresinde hangi tedbirlerin alındığını neredeyse günü gününe rapor ederek, deneyimlerin paylaşılmasına destek olmaya çalışıyor. Bu raporlarda, küresel ölçekte bilgi, yazılım altyapısı ve öğretim içeriği paylaşımı için çağrılar yapılıyor. Daha önce sınırlı olarak ücretsiz erişime ve kullanıma açık bazı platformların ve içeriklerin tamamen ücretsiz erişime açılması ise bu çağrıların karşılığı olarak görülüyor.

Bilişim altyapısı en gelişmiş ülkeler için dahi okul öncesinden yükseköğretime tüm öğrencilerin etkilendiği bir kriz ortamında bu süreci yönetmek ve öğrenmenin sürekliliğini sağlamak oldukça güç. Nitekim altyapısı elvermeyen ve/veya eşitsizlikler dolayısıyla tüm öğrencilere erişimin mümkün olmadığı ülkelerde bu güçlük daha da artıyor. Yine de pek çok ülke bu güçlükleri aşmak ve öğrencilerini desteklemek için tüm gücüyle çalışıyor. Pek çok ülke için salgının seyri ve okulların tekrar ne zaman açılacağı öngörülemediğinden, öğrenmenin sürdürülmesine yönelik alınan tedbirler de günden güne değişebiliyor. Bu tedbirlerin her biri önemli bir tecrübe. Tecrübeleri paylaşmak ise önlem almayı ve karar almayı kolaylaştırıyor. Bu sebeple, TEDMEM olarak hazırladığımız bu yazıda çeşitli ülkelerde alınan tedbirleri paylaşmak istedik. Ayrıca bu tedbirleri dikkate alan uluslararası kuruluşların salgın süresince eğitimin nasıl daha etkili sürdürülebileceğine yönelik önerilerine yer verdik.

Öğrenmenin sürdürülmesine yönelik tedbirler

Öğrenmenin sürdürülmesine yönelik tedbirler ülkeden ülkeye farklılaşmaktadır. Bazı ülkeler internet, radyo veya televizyon üzerinden video dersler aracılığıyla kayıtlı dersleri sunarken, bazıları mevcut uzaktan eğitim altyapılarını kullanmaktadır. Ayrıca, çeşitli platformlar üzerinden oluşturulan sanal sınıflar ile öğretmenler öğrencileri ile etkileşimli olarak ders işleyebilmektedir. Öğretmenlerin öğrencilerle iletişiminin sürekliliğini sağlayacak iletişim kanalları oluşturularak, bu kanallara ders anlatım videoları yüklenebilmekte yine bu kanallar üzerinden verilen ödev ve projeler ile öğrencinin takibi yapılabilmektedir. Çeşitli eğitim platformları ile ortaklıklar kurularak, bu platformlardaki içerikler (ders anlatımı, animasyonlar, etkileşimler, sınavlar, çeşitli ölçüm araçları vb.) ücretsiz olarak öğrencinin kullanımına sunulabilmektedir. Ülkeler bu tedbirlerden yalnızca birini uygulayabildiği gibi, farklı eğitim kademeleri için tedbirleri farklılaştırabilmekte veya karma bir yöntem belirleyebilmektedir.

UNESCO tarafından yayımlanan uzaktan eğitim çözümleri listesinde tanıtılan eğitim uygulamaları, platformlar ve kaynaklar öğrenmenin sürdürülmesi ve etkileşim sağlanması için ebeveynlere, öğretmenlere ve okul yöneticilerine yol gösterici niteliktedir 2. Ayrıca ülkelerin bu süreçte hangi tedbirler aldığına yönelik Dünya Bankası, OECD ve UNESCO tarafından yayımlanan raporlar diğer ülkeler için örnek teşkil etmiştir. Ülkeden ülkeye farklılıklar olabildiği gibi ülke içinde de farklı tedbirler alınabilmektedir. Hatta okullar arası farklılıklar da söz konusudur. Örneğin, Finlandiya’da uzaktan eğitim kararı okulların sorumluluğuna bırakılmıştır 3. Bir diğer nokta ise bu dokümanlarda raporlanan ülkelerde alınan tedbirlerin ilk ve orta düzeydeki okulları kapsamasıdır. Yükseköğretime yönelik tedbirler ise genellikle üniversite yönetimleri tarafından alınmaktadır. Bu sebeple, aşağıda yer alan ülke örnekleri (Çin, İspanya, Moğolistan ve Şili) tıpkı Türkiye’de olduğu gibi ilk ve orta dereceli okullar için tedbir alan ve bu tedbirlerin ülke genelinde aynı şekilde uygulayan ülkelerdir. Tedbirler salgının seyri dikkate alınarak anlık olarak değişebileceği için aşağıda verilen ülke uygulamalarının ilgili raporların yayım tarihi itibarıyla geçerli olduğu unutulmamalıdır.

Çin-Wuhan & Pekin

cin-wuhan-pekinSalgının başlangıç noktası olan Çin’de öncelikle yerel düzeyde, 21 Şubat 2020 itibarıyla da ulusal düzeyde tüm okullar kapatıldı. Okullar kapansa da “Disrupted classes, Undisrupted Learning” hareketi başlatılarak 270 milyondan fazla öğrenci için evlerinde esnek çevrimiçi öğrenme fırsatı sunulduğu belirtildi. Hali hazırda altyapısı olan çevrimiçi öğrenme platformunda (www.eduyun.cn) yer alan dijital kitaplar, okuma materyalleri, görsel-işitsel öğretim materyallerinden yararlanıldı. Bu platform üzerinde yalnızca öğretim programına yönelik eğitimler değil, ahlaki eğitim, can güvenliği eğitimi, akıl sağlığı eğitimi ve aile eğitimi de verildi. Yandaki fotoğrafda eğitim platformunda yer alan içeriklere ait simgeler yer almaktadır 4. Ebeveynlere çocuklarının evdeki öğretmeni olma rolü verildi. Ebeveynlerden öğrenme platformunda yer alan eğitim içeriğinden çocuklarına uygun içeriği bulmaları ve sürecin takibini yapmaları istendi 5.

Ayrıca sanal sınıflar aracılığı ile öğretmenlerin öğrencileri ile etkileşimli ders anlatımı yapmaları sağlandı. Bu süreçte okul yönetimleri bu ders anlatımlarının planını yapmakla sorumlu tutulurken, yerel eğitim birimleri de bu planların hazırlanması ve öğretim için gerekli kaynağın sağlanması konusunda okul yönetimlerine destek verdi.

İspanya

İspanya’da okulların kapatılmasının ardından öğrenmenin sürdürülmesi için çeşitli yöntemler uygulanmaya başlandı. Eğitim Bakanlığı ile yayın kuruluşları iş birliğinde hazırlanan bir öğrenme platformu (EduClan) hayata geçirildi. Bu platformda üç ile 10 yaş arasındaki çocuklar için yaşlarına göre düzenlenmiş indirilebilir dijital öğrenme kaynakları (videolar, oyunlar ve e-materyaller) bulunuyor. Buradaki içerikler aynı zamanda ulusal bir kanal (Apredemos En Casa) üzerinden de paylaşılıyor. Bir diğer açık erişimli öğrenme kaynağı ise Aprendo en Casa. Bu portal üzerinden sadece öğrenciler değil, öğretmen ve veliler de çeşitli kaynaklara erişebiliyor. Öğretmenlerin kaynaklara erişimini destekleyen bir diğer tedbir ise açık erişimli eğitim kaynakları ağıdır (Procomun). İspanya’nın Bask bölgesinde ise ulusal TV kanalı üzerinden altı ile 10 yaş arasındaki çocuklar için yaşlarına göre ayarlanmış bir program çerçevesinde video öğretim yapılıyor. Öğrenciler bu videolara aynı zamanda YouTube kanalı, internet sitesi ve uygulama üzerinden de erişebiliyor 6.

Moğolistan

mogolistan

Çine komşu olan Moğolistan, ülke genelinde tüm okullarını kapatan ilk ülkedir. 26 Ocak 2020 itibarıyla okullar kapatılmış olmasına rağmen çevrimiçi kurslar ile eğitimin devamlılığı sağlanmaya çalışılmaktadır. Ayrıca, Moğolca, Kazakça, Tuvan ve işaret dili gibi çeşitli dillerdeki dersler her gün sabit bir şekilde 16 farklı televizyon kanalı üzerinden yayımlanmaktadır. Yandaki fotoğrafta televizyon üzerinden uzaktan eğitime katılan Moğol öğrenciler görülmektedir 7.

Şili

siliŞili Eğitim Bakanı Raúl Figuero tarafından yapılan açıklamaya göre, Mart ayında okullar kapanmasına rağmen, buna yönelik eylem planı Ocak ayından itibaren yapılmaya başlanmış; okullar kapatılır kapatılmaz da bu eylem planı hayata geçirilmiş. Buna göre, Şili 1. sınıftan ortaokul son sınıfına kadar olan öğrencilerinin eğitimini ulusal bir çevrimiçi eğitim platformu (Aprendo en línea) üzerinden sürdürüyor. Bu platformda öğretim programına uygun olarak tasarlanmış öğretim materyalleri (çeşitli metinler ve çalışma rehberleri) yer alıyor. Bu süreçte öğrencilere kolaylık sağlamak için GSM operatörü üzerinden öğretim materyallerinin ücretsiz olarak indirilebilmesi sağlanmış. İnternet erişimi olmayan öğrenciler için de sınıf seviyesine uygun öğretim materyalleri basılı halde öğrencilere ulaştırılmış. Ayrıca, Google ile kurulan bir ortaklık ile Eğitim için G Suite ve Google Clasroom kullanmak isteyen eğitim kurumları için teknik destek verilmesi sağlanmış. Böylelikle, öğretmenlere ders içeriklerini düzenlemeleri, ödev takibi yapmaları ve öğrencileri ile iletişim kurabilmeleri için bir altyapı oluşturulmuş 8.

Türkiye

Öğrenmenin sürdürülmesi için tüm gücüyle çalışan ülkeler arasında Türkiye de yer alıyor. 11 Mart 2020 tarihinde Türkiye’de ilk COVID-19 vakası tespit edildi. Bir gün sonra Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan açıklama doğrultusunda 16 Mart’tan 30 Mart’a kadar olan iki haftalık süreyle okullar tatil edildi. İlgili açıklamada Nisan ayında yapılması planlanan bir haftalık ara tatilin öne çekildiği, uzaktan eğitim süreçlerinin 23 Mart Pazartesi gününden itibaren başlayacağı belirtildi 9. 25 Mart’ta yapılan yeni bir açıklama ile okulların 30 Nisan’a kadar kapalı olacağı ve bu süreçte uzaktan eğitime devam edileceği belirtildi 10.

Türkiye uzaktan eğitim sürecini iki temel yolla yürütüyor: (1) altyapısı daha önceden oluşturulmuş, bu süreçte de içeriklerin güncellendiği ve yeni içeriklerin eklendiği ulusal uzaktan eğitim platformu olan Eğitim Bilişim Ağı (EBA), (2) sınıf seviyelerine göre ayarlanan program doğrultusunda video derslerin yayımlandığı TV kanalları (TRT-EBA TV). TRT-EBA TV üzerinden yürütülecek dersler için eğitim kademelerine göre kanallar belirlenmiş, ilgili kanalda sınıf seviyelerine göre program yapılmıştır. Aşağıdaki görselde 30 Mart – 3 Nisan 2020 tarihlerinde ilkokul için yapılmış program gösterilmiştir 11. Öğrencilerin ders tekrarları, konu eksikleri ve sorular için de sınıf seviyesine göre belirlenen saatlerde EBA’yı kullanmaları istenmiştir 12.

turkiye-eba

Okullarda eğitime ara verilmesi özellikle sınavlara hazırlanan öğrenciler için kaygı oluşturdu. Bakanlık 8. sınıf öğrencileri için LGS’de, 12. sınıflar için de YKS’de birinci dönemin sonuna kadar işlenen konu ve kazanımlardan sorumlu olacaklarını açıkladı 13. Bu açıklama önemli bir belirsizliği ortadan kaldırmış oldu. Ayrıca bu öğrencilere yönelik hazırlanan “Canlı Sınıf” uygulaması iki haftalık pilot uygulamanın ardından 13 Nisan itibarıyla ülke geneline yaygınlaştırıldı. Okul müdürlerinin hazırladıkları programlar doğrultusunda yapılacak Canlı Sınıf uygulaması aracılığıyla 8. sınıf ve 12. sınıf öğrencileri öğretmenleri ile etkileşimli ders işleme ve soru çözme imkânına erişebilecek. Buna ek olarak öğretmenler EBA üzerinden ödev verebilecek, soru-cevap-test etkinliklerini yönlendirebilecek ve çalışma gönderebilecekler 14.

Bunlara ek olarak, liselerin tüm sınıf seviyelerinde birinci döneme ait müfredat ve kazanımları kapsayan 490 sorudan oluşan Soru Destek Paketi yayımlanarak öğrenci ve öğretmenlerin kullanımına sunuldu 15. Ayrıca, özel eğitime ihtiyacı olan çocuklar için uzaktan eğitimin sürdürülebilmesi adına çalışmaların devam ettiği açıklandı 16. İlgili açıklamada ayrıca tüm özel eğitim öğrencileri için içeriklerin (ders anlatım videoları, aile eğitim uygulama videoları vb.) hazırlandığı ve ilk ders anlatımının 17 Nisan TRT-EBA TV üzerinden yayımlanacağı belirtildi.

Türkiye’de uzaktan eğitim süreci Bakanlık yönetimi ile sürdürülüyor. Sekizinci ve 12. sınıflar için uygulanmaya başlanan canlı dersler dışında devlet okullarında görev yapan yöneticiler ve öğretmenlerin sorumlulukları ile ilgili net bir çerçeve çizilmedi. Öğrencilere EBA ve televizyon kanalları aracılığıyla uzaktan eğitim verilen bu süreçte, devlet okullarında görev yapan öğretmen ve yöneticilerin öğrencilerine destek olmak için neler yaptıkları net değil. Basında çıkan haberlerde bazı öğretmenlerin bu süreçte canlı bağlantılar ve whatsapp üzerinden öğrencileri ile görüştüğünü veya ödevler verdiklerini belirtilse de bu durum geneli yansıtmıyor. Özel okullarda ise Bakanlık tarafından yapılan bir açıklama ve yönlendirme olmamasına rağmen, her okul kendi programını yapma eğiliminde. Özel okullarda okul öncesinden lise son sınıfa kadar her sınıf düzeyinde programlar oluşturuluyor ve devlet okullarındaki meslektaşlarından farklı olarak pek çok özel okulda neredeyse her branştaki öğretmenler bu süreçte aktif olarak rol alıyor. Öğretmenler, telekonferans yoluyla yapılan canlı dersler ve soru çözümleri ile öğrencileri ile etkileşime geçiyor, öğrenme yönetimi sistemlerine ekledikleri öğrenme kaynakları ve ödevler ile öğrencilerin takibini yapıyor.

Bakanlık tarafından okulların 30 Nisan’a kadar kapalı olacağına dair açıklamada uzaktan eğitim çalışmalarının yanında yüz yüze eğitimle telafi eğitimi yapma çalışmalarının da devam ettiği ifade edildi. 15 Nisan 2020 tarihinde ise salgın nedeniyle yapılamayan eğitimlerin telafisine ilişkin düzenlemeyi de içerdiği ifade edilen Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun TBMM’de kabul edilerek yasalaştı 17. Kanun kapsamında, öğretmenlerin tatillerini düzenleyen madde kapsamında aşağıdaki ifade eklenmiştir:

İlçe, il veya ülke genelinde genel hayatı etkileyen salgın hastalık, doğal afet, elverişsiz hava koşulları gibi nedenlerle eğitim ve öğretim faaliyetinin iki haftadan fazla süreyle yapılamaması halinde uygulanacak telafi programlarının ders yılı içerisinde tamamlanamadığı durumlarda yaz tatilinde yapılacak eğitim ve öğretim faaliyetleri nedeniyle Millî Eğitim Bakanlığınca öğretmenlerin izinleri kısaltılabilir. Bu durumda öğretmenlerin izinleri bir aydan az olamaz.

Ancak ilgili madde kapsamında yapılan düzenlemeler yalnızca öğretmenlerin yaz tatillerinin düzenlenmesine yöneliktir. İlgili kanun düzenlemesine yönelik Millî Eğitim Bakanı tarafından yapılan açıklamada “TBMM’de kabul edilen Telafi eğitimi düzenlemesi kısmi ve hızlandırılmış bir ‘telafi’ sürecini tanımlamaktadır. Dönemin bütün bir şekilde tekrarı veya yaz tatilinin ortadan kalkması söz konusu bile değildir. Çocuklarımızın yaz tatilini doyasıya yaşamasını ümit ediyoruz.” İfadesi kullanılmıştır 18. Telafi eğitiminin ne zaman ve nasıl yapılacağı ile ilgili henüz net bir çerçeve bulunmamaktadır.

Öğrenmenin sürdürülmesi için öneriler

Salgın döneminde öğrenmenin sürdürülmesi için alınan tedbirler ile her öğrenciye ulaşmak, öğrencilerin sınıf seviyelerine ve bireysel farklılıklarına dikkat etmek ve bunu okul öncesinden yükseköğretime tüm öğrenciler için yapmak oldukça güç. Yine de yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi bu süreçte öğrenmeyi sürdürmek için alınan her bir tedbir oldukça önemli. Peki bu tedbirlerin daha kapsayıcı ve daha nitelikli olabilmesi için neler yapılmalıdır?

UNESCO liderliğindeki araştırmacılar tarafından hazırlanan raporda COVID-19 salgını süresince Çin’in uygulamaları incelenerek acil durumlarda etkili uzaktan eğitim için nelere ihtiyaç olduğu tartışılmıştır. Buna göre, acil durumlarda hayat geçirilecek esnek öğrenme tedbirlerinin altı temel unsuru bulunmaktadır: (a) altyapı, (b) öğrenme araçları, (c) öğrenme kaynakları, (d) öğrenme yöntemleri, (e) öğretmenler ve öğrenciler için destek hizmetler ile (f) hükümet, okullar, kurum ve kuruluşlar arasındaki iş birliği 19. Bu unsurların her biri ve hangi stratejilerin uygulanması gerektiği aşağıda detaylı olarak verilmiştir.

Milyonlarca kullanıcının erişimini destekleyebilecek dijital altyapı sağlanmalıdır. Altyapı hem video konferans yoluyla eş zamanlı eğitimi, hem de dijital öğrenme kaynaklarının (video, e-materyal, oyun vb.) kullanımını (izlenmesi, indirilmesi ve yüklenmesi) desteklemelidir. Ayrıca, sosyal platformlar aracılığı ile kullanıcılar arası iş birliğine izin vermelidir. Bunun için, ağ bant genişliği test edilmeli, ihtiyaç durumunda artırılmalıdır. TV kanallarına ve internete erişimde yeterli altyapıya sahip olmayan bölgeler için telekomünikasyon hizmeti seferberliği oluşturmak da benimsenen stratejiler arasında yer almalıdır. Bunun için mobil operatörler ve telekom hizmeti sağlayıcıları ile ortaklık kurulmalıdır.

Uygun öğrenme araçları kullanılmalıdır. Uzaktan eğitim için kullanılabilecek araçlar oldukça çeşitli olup, her biri belirli bir amaca hizmet etmektedir. Öğrenme yönetim sistemleri, çevrimdışı kullanıma da izin veren araçlar ile eş zamanlı bağlantının sağlanabildiği araçlar salgın sürecinde öğrenmenin sürdürülmesi için en çok tercih edilen öğrenme araçlarıdır. Öğrenme Yönetim Sistemleri (Moodle, Google Classroom vb.) öğrenme kaynağını sunma, paylaşma, tartışma, dersleri yönetme, ödev verme/alma, öğrencilere geri bildirim sağlama ve sürecin kaydını tutma gibi amaçlara hizmet eder. İnternet erişiminin sınırlı olduğu veya hiç olmadığı durumlar için çevrimdışı olarak kategorize edilen araçlardan yararlanılabilir. İndirilebilir formattaki öğrenme kaynaklarının sunulduğu platformlar ve TV kanalları bu araçlara örnek olarak verilebilir. Bu araçlar tekrar tekrar kullanıma izin vermektedir; ancak sunulan öğrenme kaynakları birey göre uyarlanabilir değildir. Bunların yanında, iki veya daha fazla kullanıcının aynı platform veya iletişim kanalı aracılığı ile eş zamanlı öğrenme sağlayan araçlar (Hangouts, Skype, Zoom vb.) bulunmaktadır. Video konferans kullanılarak yapılan canlı dersler bu araçlar aracılığı ile sunulmaktadır 20.

Bu kadar çeşitli öğrenme aracı içinden uygun öğrenme aracı/araçlarının kullanılması öğrencilerin bilgiye erişmesi/oluşturması ve akranlarıyla iş birliği yapması için olduğu kadar öğrenmenin yönetilmesi için de oldukça önemlidir. Ayrıca belirlenen araçların sayısı da bu konuda önem arz etmektedir. Okul özelinde tedbirlerin alındığı ülkelerde okul yönetimi kullanılacak araçlara karar vermelidir. Böylelikle öğretmenler arası tutarlılık sağlanarak öğrencilerin ve velilerin kullanacağı araçlar sınırlandırılabilir. Ayrıca kullanılan araçların çeşitli cihazlarda (bilgisayar, loptop ve telefon), özellikle de pek çok kişinin daha kolay erişmesi sebebiyle telefonlar üzerinde de çalıştırılabilir olması tercih sebebi olmalıdır 21.

Uygun öğrenme kaynaklarına erişim sağlanmalıdır. Eğitimde bilgi teknolojilerinin gelişimi ile birlikte, videolar, e-kitaplar, simülasyonlar, grafikler, oyunlar, e-etkinlikler, e-sınavlar gibi pek çok dijital öğrenme kaynağına erişim mümkündür. Ancak bu yığın arasından öğrenciler için uygun kaynakların seçilmesi oldukça zordur. Seçim yapılırken pek çok kriter gözetilmelidir: (a) kullanıma izin veren lisanslı kaynaklar tercih edilmeli; (b) kaynağın içeriği doğrulanabilir olmalı; (c) öğrencinin ilgisini çekecek etkileşimli kaynaklar kullanılmalı; (d) içeriği düzenlenebilir olmalı; (d) kültüre uygun olmalı ve duyarlı olmalı; (e) içerik, zorluk derecesi ve format olarak öğrenciye uygun olmalıdır. Ayrıca, eğitim kademelerine göre bu seçimler çeşitlendirilmelidir. Uzaktan eğitim sürecinin başında olan ülkeler için bu kriterler gözetilerek mevcut kaynakların bir envanterinin oluşturulması, kaynak eksikliği belirlenerek hızlı bir şekilde ihtiyaca yönelik kaynak temini veya üretilmesi için önem arz etmektedir 22.

Etkili öğrenme yöntemleri seçilmelidir. Uzaktan öğrenme yöntemleri arasında bireysel öğrenme, grup halinde öğrenme veya topluluk halinde öğrenme yer alır. Ayrıca kullanılan öğrenme aracı ve kaynağına göre öğrenci sürece aktif olarak katılabilir, müdahale edebilir, etkileşime girebilir veya TV kanallarında yayımlanan video derslerde olduğu gibi daha pasif bir rol de üstelenebilir. Seçilen yöntem veya yöntemler ülkeden ülkeye, okuldan okula veya öğrenci kademesine ve bilişsel seviyesine göre değişebilir. Ancak, salgın süresince öğrencilerin yalnız hissetmemeleri için arkadaşları ile sosyal etkileşime geçtikleri yöntemlerin seçilen öğrenme yöntemlerinin içine mutlaka dâhil edilmesi gerekir.

Dünya Bankası hem öğrenme kaynağının hem de öğrenme yönteminin eğitim kademelerine göre çeşitlenmesi gerektiğini ifade etmektedir. Buna göre, ses ve görüntü odaklı radyo ve televizyon kanalları gibi içerikler yaşı küçük olan öğrenciler (erken çocukluk ve ilkokul) için daha uygundur. İlkokul öğretmenleri genellikle öğrencileri ile SMS veya sosyal medya aracılığı ile de iletişim kurma eğilimindedir. Orta düzeydeki okullarda öğrenim gören çocuklar için daha aktif rol almalarını sağlayacak çevrimiçi kaynaklar sunulabilir. Yükseköğrenim gören öğrenciler için ise baskın öğrenme yöntemi canlı dersler ve etkileşimli içeriklerin yer aldığı çevrimiçi öğrenme yöntemleri ve kaynakları daha uygun olacaktır 23.

Öğretmenler ve öğrenciler için destek hizmetler verilmelidir. Öğretmenler çevrimiçi öğretim yapma konusunda oldukça tecrübesiz durumdaydılar. Hangi araçları ve kaynakları kullanabilecekleri, hangi yöntemleri uygulayabilecekleri konusunda sürekli desteğe ihtiyaçları var. Bu konuda hükümetler ve okul yönetimleri öğretmenlere gerekli desteği sunmakla ve öğretmenlerin karşılaştıkları zorluklara hızlı bir şekilde çözüm üretmekle yükümlüdürler. Bu destek sağlanmadan, nitelikli bir süreç yönetimi mümkün olamayacaktır. Öğrenciler için ise yalnızca öğrenmenin sürdürülmesine yönelik akademik destek değil, salgın döneminde psikolojik destek de sunulmalıdır. Pek çok hükümet, çeşitli ulusal ve uluslararası kuruluşlarla çalışarak öğrencilerine bu süreçte psikososyal desteğin verilmesi konusunda çalışmalar yürütmektedir.

Hükümet, okullar, kurum ve kuruluşlar arasında güçlü bir iş birliği bulunmalıdır. Bu iş birliğinde hükümet lider olmalıdır. Öğrenmenin sürdürülebilmesi için alınan tedbirlerin anlık olarak değişebildiği göz önüne alındığında, hükümet politika rehberliği, genel koordinasyon ve denetimde aktif rol almalıdır. Hükümet ayrıca sorunsuz bir iletişim platformu oluşturmak, uygun öğrenme kaynaklarını ve araçlarını seçmek ve çeşitli öğrenme yöntemlerini geliştirmek için okulları, kurum ve kuruluşları, aileleri ve toplumu koordine etmelidir. Öğrenmenin sürdürülmesine yönelik alınan tedbirlerin amacına ulaşabilmesi tüm paydaşların iş birliği yapmasına bağlıdır.

Yukarıdaki bölümlerde ele alınan unsurlar birbirini tamamlayan ve acil durumlarda öğrenmenin sürdürülmesi için hükümetlerin göz önüne alması gereken unsurlar. Ancak pek çoğu ideali tanımlıyor. İdeale ulaşmak için ülke koşulları yeterli olmayabilir. Özellikle çevrimiçi erişimde ülkenin veya okulların sahip olduğu altyapı yetersizliklerinden ve/veya öğrencilerin mevcut koşullarından kaynaklı sınırlılıklar söz konusu olabilir. Bu sebeple, pek çok ülke için görece daha yaygın erişimin olduğu TV kanalları üzerinden eğitimin sürdürülmesi öncelikli bir tercih sebebi. Çevrimiçi erişimi desteklemek için ihtiyacı olan öğrenciler tespit edilerek gerekli teknolojik cihazların dağıtımının yapılması ve ücretsiz internet erişiminin sağlanması da alınan tedbirler arasında yer alıyor. Sınırlı teknolojiye sahip ortamlar için ayrıca ders kitapları, okuma listeleri, projeler gibi basılı materyallerinden yararlanılması da öneriliyor. Basılı materyallerin dağıtımının mümkün olmadığı durumunda ise gazetelerden yararlanılabileceği belirtiliyor.

Okulların yeniden açılması

Daha önce de vurgulandığı gibi bu süreç normal koşullarda yürütülmüyor. Bu sebeple de hükümetler ve okullar kısa vadeli planlar ve anlık tedbirler ile öğrenmenin sürdürülmesini sağlamaya çalışıyor. Okulların ne zaman açılacağı ise en çok merak edilen konulardan. Bu konuda Türkiye dâhil pek çok ülkenin kamuoyu ile paylaşılmış net bir kararı yok. Türkiye’de okullar en az 30 Nisan’a kadar kapalı olacak. Salgının seyrine göre okulların kapalı olduğu süre uzatılacak. Amerika’da birçok eyalette (Arizona, Indıana, Michigan, Washington, Utah…) okulların bu dönem boyunca tekrar açılmayacağı açıklandı 24. Öte yandan okullarını kısmen de olsa açan ve açmaya hazırlanan ülkeler bulunuyor. Örneğin, Danimarka’da 12 Nisan 2020 itibarıyla 11 yaşından küçük çocuklar için okullarını açıldı. Açılan okullarda sosyal mesafe kurallarının uygulanacağı açıklanmasına rağmen, pek çok velinin çocuğunu okula göndermediği biliniyor 25. Almanya da 4 Mayıs 2020 itibarıyla okulların kademeli olarak açılacağını duyurdu 26. Ancak yapılan duyuruda teneffüsler ve öğrenme araçlarının kullanımı konusunda tedbir alınacağı ifade edildi. Okulların yeniden açılma planı yapılsa da virüse karşı nasıl tedbirler alınacağı henüz net değil. Peki, bu durumlarda telafi eğitimleri nasıl yapılacak? Uzaktan öğrenme yoluyla öğrencilerin kazanımları ve/veya kayıpları nasıl belirlenecek?

Bu soruların yanıtı da öğrenmenin sürdürülmesine yönelik alınan tedbirlerde olduğu gibi ülkenin koşullarından bağımsız düşünülemez. Her ülke kendi koşullarında çözüm bulacaktır. Önemli olan bu süreçte nelerin eksik kaldığının tespit edilmesi ve telafi eğitimlerinin bu eksiklikleri gidermek üzere planlanmasıdır. Türkiye’de bakanlık tarafından yapılan açıklamalar bu eksikliklerin giderilmesi için yazın telafi eğitimlerinin planlandığını gösterse de bu eğitimlerin ne zaman ve nasıl yapılacağı henüz netlik kazanmış değil.

Değerlendirme ve öneriler

Dünya genelinde okulların normal süreçte eğitim öğretime devam ettiği durumda dahi öğrencilerin kayda değer bir kısmı temel becerilerden yoksun olarak zorunlu eğitim çağını tamamlamaktadır. Bu durum geçtiğimiz yıllarda Dünya Bankası tarafından “öğrenme krizi” olarak tanımlanmıştı. COVID-19 salgını tüm eğitim sistemlerini acil olarak uzaktan eğitim ve e-öğrenme imkânlarını kullanmaya zorladı. Türkiye’de ortaokul, lise ve üniversite düzeyinde belirli bir ölçüde açık öğretim ve uzaktan öğretim deneyimi bulunmasına rağmen, tüm kademelerde ve tüm öğrencileri kapsayacak şekilde bir uzaktan eğitim ilk defa baş etmeye çalışılan bir güçlük. Bu süreçte içerik ve altyapı yetersizlikleri, tüm öğrencilerin bilişim teknolojilerine erişiminin olmaması, anne babaların çocuklarına destek olma kapasitelerindeki farklılıklar ve bazıları açısından dezavantajlar Bakanlık dâhil tüm taraflarca bilinmektedir. Bu yetersizliklerin veya dezavantajların okulların kapatıldığı bu süreç içinde giderilmesi de mümkün gözükmüyor. Çünkü eğitim sistemi yüz yüze eğitim yapmak üzerine yapılandırılmış durumda. Bu nedenle, şu anda öğrenmenin sürekliliğinin sağlanması adına yapılan çalışmaların sadece bir acil durum tedbiri olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, e-öğrenme altyapısı ve içeriği sağlama kapasitesine ve imkânına sahip özel ve resmî tüm kurumların iş birliği içinde imkânlarını kullanıma açmak yoluyla acil durum tedbirlerinin etkililiğini artırmaya katkı sağlaması beklenir.

Okulların 30 Nisan sonrası açılacağı duyurulmuş olmakla birlikte, diğer ülke örneklerinden hareketle bu süre uzayabilir; YÖK tarafından alınan tedbire benzer şekilde öğretim yılının geriye kalan kısmında eğitim öğretime devam edilmesi mümkün olmayabilir ve sadece uzaktan eğitim yoluyla bazı dersler sürdürülebilir. Bu durum Nisan ayı sonu itibarıyla netlik kazanacaktır. Ancak mevcut koşullar dikkate alındığında, okulların en azından Mayıs ayı sonuna kadar kapalı kalması olasılığının yüksek olduğu düşünülmektedir. Bu konuda Bakanlık ikinci yarıyılın geriye kalan kısmında okullarda eğitim öğretime devam edilemeyeceğini açıklayabilir. Bu durumda telafi programına dair planlamanın en azından ana hatlarının duyurulması ilgili taraflar açısından belirsizliği ve stresi azaltıcı bir etki oluşturabilir.

Millî Eğitim Bakanlığı bir telafi programı uygulanacağını açıklamış bulunmakla birlikte, okulların kapalı olduğu dönem içinde öğrenme eksiklerinin telafisi için alınacak tedbirlerde bazı temel konularda karar alınması ve belirsizliklerin azaltılması gerekmektedir. Telafi programı ile ilgili planlamada öncelikle öğrencilerin bulunduğu sınıf seviyesinde, hangi derslerde hangi kazanımların uzaktan eğitim yoluyla kapsandığı ve telafisi yapılacak derslerin ve bu derslere ait kazanımların kapsamı belirlenmelidir. Telafisi yapılacak dersler ve kazanımların kapsamına bağlı olarak telafi eğitiminin süresine karar verilmelidir. Telafi programı salgın koşullarına bağlı olarak Mayıs ayı sonrası için planlanabileceği gibi, riskin görece daha az olabileceği düşüncesiyle 2020-2021 eğitim öğretim yılı başlangıcında okulların erken açılması şeklinde de planlanabilir. Ağustos ayının ikinci yarısından itibaren okulların açılması ve telafi eğitiminin bu dönemde yapılması daha ihtiyatlı bir yaklaşım olarak tercih edilebilir.

Telafi programlarının yapılandırılmasında ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde farklılıklar yanında öğrenme güçlüğü olan öğrenciler, özel eğitime ihtiyaç duyan öğrenciler ve kaynaştırma öğrencilerinin ihtiyaçları dikkate alınmalıdır. Öncelikle ilkokulda, özellikle de 1. ve 2. sınıf düzeyinde daha henüz temel okuma yazma eğitimi alan öğrencilerin uzaktan öğrenmede karşılaştıkları güçlükler dikkate alınarak, ilkokul ve ortaokul kademelerinde telafi eğitimleri lise düzeyinden farklılaştırılabilir. Bakanlık 8. sınıflar ile 12. sınıflar için canlı sanal sınıf uygulaması ile bir farklılaştırma yoluna gitmiştir. Ancak 8. sınıflar ile 12. sınıflar için telafi eğitimleri fiili olarak mümkün olmayabilir. Bu öğrencilerin uzaktan eğitim yoluyla dönemi tamamlamaları yönünde bir seçeneğin ivedilikle değerlendirilmesi ve duyurusunun yapılması gerekir.

Telafi eğitiminin planlanması, kapsamının ve öğrencilerin bir üst sınıfa geçişte öğrenme eksiklerinin tamamlanmasının temin edileceğinin açık bir şekilde kamuoyuna duyurulması pek çok yönden önem arz etmektedir. Telafi eğitimlerinin süresi ve zamanın duyurulması öncelikle okulların planlama yapması açısından önemlidir. Resmî okullarda çeşitli hizmetlerin tedarikçileri; örneğin bazı okullarda yemek, beslenme, taşıma gibi alanlardaki hizmetlerin tedarikçileri ile okul yönetiminin bundan sonraki süreçte nasıl bir yol izleyeceği telafi planlamasına bağlı olacaktır. Özel öğretim kurumları açısından ise bu planlama hem işletme yönetiminin planlanması, istihdamın sürekliliğinin sağlanması, okul-veli ilişkilerinin yönetimi ve sürdürülebilirlik açısından hayati önem taşımaktadır. Bu çerçevede Millî Eğitim Bakanlığının salgının yarattığı olağanüstü koşulların gerektirdiği acil durum tedbirleri ile öğrenmenin ve kurumların sürdürülebilirliğini dengeleyecek kararları, riskleri olmakla birlikte, ihtiyatlı bir şekilde alması ve kamuoyu ile paylaşması beklenir. Belirsizliklerin sürmesi ve artması okulların tekrar açıldığı noktada eğitim öğretim süreçlerinin ve kurumsal işleyişin yeniden sağlıklı bir şekilde harekete geçirilmesini zaafa uğratabilir.

Son söz olarak, COVID-19 salgını eğitim sistemlerinin ve insanlığın yakın geçmişte bu derinlikte ve yaygınlıkta karşılaştığı en büyük krizlerden biri olarak değerlendirilmektedir. Okullar kapatılmış, eğitim öğretime ara verilmiştir. Uzaktan eğitim çabaları bu krizle baş etmede acil olarak öğrenmenin sürekliliğini kısmî olarak da olsa sağlamaya yönelik tedbirlerden oluşmaktadır. Ne yazık ki bu süreçte öğrencileri günde ortalama 7-8 saat uzaktan eğitime ve üzerine soru-test çözmeye, ödevlere, yaprak testlere maruz bırakan okul örnekleri olduğunu da görmek mümkün. Öğrenmenin sürekliliğini sağlayalım ama öğrencilerin de öğretmenlerin de ruh sağlığını riske atmayalım. Bu konuda ebeveynlerin daha iyi bilgilendirilmeleri yanında Millî Eğitim Bakanlığının okulların kapalı olduğu dönemin uzaktan ve yüz yüze eğitim yoluyla telafisine ilişkin belirsizlikleri giderecek kararları alması gerekmektedir.


Dipnotlar:

  1. UNESCO. (2020). COVID-19 educational disruption and response. https://en.unesco.org/covid19/educationresponse adresinden 17 Nisan 2020 tarihinde erişildi.
  2. UNESCO. (2020, 15 Nisan). Distance learning solutions. https://en.unesco.org/covid19/educationresponse/solutions adresinden erişildi.
  3. OECD. (2020). A framework to guide an education response to the COVID-19 Pandemic of 2020. https://read.oecd-ilibrary.org/view/?ref=126_126988-t63lxosohs&title=A-framework-to-guide-an-education-response-to-the-Covid-19-Pandemic-of-2020 adresinden erişildi.
  4. Huang, R.H., Liu, D.J., Tlili, A., Yang, J.F., Wang, H.H., vd. (2020). Handbook on facilitating flexible learning during educational disruption: The Chinese experience in maintaining undisrupted learning in COVID-19 outbreak. Beijing: Smart Learning Institute of Beijing Normal University. https://iite.unesco.org/news/handbook-on-facilitating-flexible-learning-during-educational-disruption/ adresinden erişildi.
  5. UNESCO. (2020). Webinar: UNESCO learning cities respond to COVID-19. What happened and What we done in Beijing and Wuhan? https://uil.unesco.org/system/files/gnlc_webinar_beijing_wuhan.pdf adresinden erişildi.
  6. Dünya Bankası. (2020). Remote learning, distance education and online learning during the COVID19 pandemic: A resource list by the World Bank’s EdTech Team. http://documents.worldbank.org/curated/en/964121585254860581/pdf/Remote-Learning-Distance-Education-and-Online-Learning-During-the-COVID19-Pandemic-A-Resource-List-by-the-World-Banks-Edtech-Team.pdf adresinden erişildi.
  7. UNESCO. (2020, 15 Nisan). Mongolia Students Embarked on Remote Learning in Response to Covid-19. https://en.unesco.org/news/mongolia-students-embarked-remote-learning-response-covid-19 adresinden erişildi.
  8. UNESCO. (2020, 15 Nisan). How is Chile facing the COVID19 education emergency? UNESCO talks with Raul Figueroa, Minister of Education of Chile. https://en.unesco.org/fieldoffice/santiago/articles/minister-education-Chile-covid-19 adresinden erişildi.
  9. MEB. (2020, 15 Nisan). Bakan Selçuk, koronavirüs’e karşı eğitim alanında alınan tedbirleri açıkladı. http://www.meb.gov.tr/bakan-selcuk-koronaviruse-karsi-egitim-alaninda-alinan-tedbirleri-acikladi/haber/20497/tr adresinden erişildi.
  10. MEB. (2020, 15 Nisan). Uzaktan eğitim 30 Nisan’a kadar devam edecek. https://www.aa.com.tr/tr/egitim/milli-egitim-bakani-selcuk-uzaktan-egitim-30-nisana-kadar-devam-edecek/1779414 adresinden erişildi.
  11. MEB. (2020, 15 Nisan). TRT-EBA TV Yayın akışı / Ders programı. https://www.meb.gov.tr/trt-eba-tv-yayin-akisi-ders-programi/haber/20573/tr adresinden erişildi.
  12. MEB. (2020, 15 Nisan). Bakan Selçuk’tan uzaktan eğitimle ilgili en çok sorulan 10 soruya yanıt. http://www.meb.gov.tr/bakan-selcuktan-uzaktan-egitimle-ilgili-en-cok-sorulan-10-soruya-yanit/haber/20579/tr adresinden erişildi.
  13. MEB. (2020, 15 Nisan). Eğitimde bu hafta 23-29 Mart 2020. http://www.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2020_04/01112942_EGYIYTIYMDE_BU_HAFTA_23-29_MART_2020.pdf adresinden erişildi.
  14. MEB. (2020, 15 Nisan). EBA’da canlı sınıfla eğitim başlıyor. http://www.meb.gov.tr/ebada-canli-sinifla-egitim-basliyor/haber/20602/tr adresinden erişildi.
  15. MEB. (2020, 15 Nisan). Lise öğrencilerine soru destek paketi. http://www.meb.gov.tr/lise-ogrencilerine-soru-destek-paketi/haber/20670/tr adresinden erişildi.
  16. MEB. (2020, 15 Nisan). EBA TV’de kaynaştırma öğrencilerine özel içerik. http://www.meb.gov.tr/eba-tvde-kaynastirma-ogrencilerine-ozel-icerik/haber/20689/tr adresinden erişildi.
  17. Yükseköğretim Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun. T.C. Resmî Gazete, Sayı 31102 (2020). https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/04/20200417-1.htm adresinden erişildi.
  18. MEB. (2020, 16 Nisan). Bakan Selçuk’tan “telafi eğitimi” düzenlemesine ilişkin açıklama. http://www.meb.gov.tr/bakan-selcuktan-telafi-egitimi-duzenlemesine-iliskin-aciklama/haber/20710/tr adresinden erişildi.
  19. Huang, R.H., Liu, D.J., Tlili, A., Yang, J.F., Wang, H.H., vd. (2020). A.G.E.
  20. UNESCO. (2020, 15 Nisan). A.G.E.
  21. Dünya Bankası. (2020). Education systems’ response to COVID19 brief: April 10, 2020. http://pubdocs.worldbank.org/en/270911586813434245/COVID19-Education-Sector-Brief-April-10-FINAL.pdf adresinden erişildi.
  22. Dünya Bankası. (2020). A.G.E
  23. Dünya Bankası. (2020). A.G.E
  24. EdWeek. (2020). Map: Coronavirus and School Closures. https://www.edweek.org/ew/section/multimedia/map-coronavirus-and-school-closures.html adresinden 17 Nisan 2020 tarihinde erişildi.
  25. Washingtonpost. (2020, 17 Nisan). As Danish schools reopen, some worried parents are keeping their children home. https://www.washingtonpost.com/world/europe/as-danish-schools-reopen-some-worried-parents-are-keeping-their-children-home/2020/04/16/751eb19e-7f38-11ea-84c2-0792d8591911_story.html adresinden erişildi.
  26. TheGuardian. (2020, 17 Nisan). Merkel announces plans to reopen schools and shops in Germany. https://www.theguardian.com/world/2020/apr/15/angela-merkel-announces-plans-reopen-schools-shops-germany-coronavirus-lockdown adresinden erişildi.

COVID-19 Salgınında Öğrenmenin Sürdürülmesi tedmem

]]>
COVID-19 Salgını ve Sınavlar https://tedmem.org/covid-19/covid-19-salgini-ve-sinavlar Mon, 20 Apr 2020 16:50:39 +0000 https://tedmem.org/?p=3273 Salgın nedeniyle sınavların kesintiye uğraması öğrencilerin bir sonraki sınıfa ya da kademeye devamı, mezuniyet ya da yükseköğretime giriş gibi kritik kararları etkilemektedir.

COVID-19 Salgını ve Sınavlar tedmem

]]>
Dünyanın pek çok ülkesinde öğrencilere ilkokuldan yükseköğretime kadar sayısız sınav uygulanmakta, bu sınavlar yaygın olarak öğrencilerin gelişimini değerlendirmek, not vermek veya mezuniyetine karar vermek gibi amaçlarla kullanılmaktadır. Çoğu ülkede, ortaokul ya da lise son sınıftan bir sonraki kademeye geçiş için büyük ölçekli sınavlara giriş ya da sertifika şartı aranmaktadır. Üniversiteden iş hayatına geçiş ise dönem sonu sınavlarını başarı ile tamamlayıp mezuniyet belgesi alarak mümkün olmaktadır. Ancak, 2020 yılının ilk aylarında başlayan COVID-19 salgını nedeniyle ülkeler bir bir okulları kapatma kararı almaya başlamış, 15 Nisan 2020 itibarıyla okul öncesi eğitimden yükseköğretime 191 ülkede okullar tamamen kapatılmıştır 1. ABD’de pek çok eyalet salgın nedeniyle 2019-2020 eğitim öğretim yılı bahar dönemini sonlandırdığını duyurmuştur 2. Salgın sebebiyle okulların kapatılması üniversiteye geçiş amacıyla yapılan sınavlar dahil olmak üzere her türlü ölçme ve değerlendirme çalışmasının da rutin işleyişi içinde gerçekleştirilmesini imkânsız hale getirmiştir.

Çoğu ülkede okulların yeniden açılacağı tarihin belirsizliğini koruması, genellikle Mayıs ve Haziran aylarında sona eren akademik yılın sonunda yapılan sınavlar ya da büyük ölçekli sınavlar gibi değerlendirmeleri karar alıcıların gündeminin öncelikleri arasına taşımıştır. Sınavların kesintiye uğraması öğrencilerin bir sonraki sınıfa ya da kademeye devamı, sertifikasyon, mezuniyet, yükseköğretime giriş ve işgücü piyasasına giriş gibi kritik kararları etkilemektedir. Salgın süreci ile birlikte öğrencilerin bir üst sınıfa geçmesi için gerekli not verme işleminin nasıl yapılacağı ve kademeler arası geçişin nasıl gerçekleşeceği; sınavların yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa hangi tarihte yapılacağı veya sınavın uygulanış biçiminde bir değişikliğe gidilip gidilmeyeceği ivedilikle karar alınması gereken konular olarak öne çıkmıştır. Salgın sebebiyle oluşan koşulların özellikle dezavantajlı öğrenciler için eğitim fırsatlarına erişimde eşitsizliğe sebep olmaması, kademeler arası geçişin adil ve şeffaf bir şekilde gerçekleştirilebilmesi ile ilgili önlem arayışı başlamıştır.

Ülkeler sınavlarla ilgili konuların acil müdahale gerektirdiğini kabul ederek, bu durumla baş edebilmek için çeşitli tedbirler almaya başlamıştır. Bu çalışmada ilk olarak Türkiye dahil dünya genelinde pek çok ülkenin COVID-19 salgınının yarattığı kriz ortamında sınavlar için aldıkları tedbirlere, ardından uluslararası alandaki gelişmeler değerlendirilerek, Türkiye’de 2020 yılı içinde gerçekleştirilecek sınavlarla ilgili önerilere yer verilmiştir. Çalışmada yer alan veriler 15 Nisan 2020 tarihine kadar elde edilen verilerle sınırlı olup, süreç içinde ülkeler tarafından alınan kararlar ve önlemlerin hızla değişebildiği göz önünde bulundurulmalıdır.

Ülkeler sınavlar için ne tür tedbirler alıyor?

COVID-19 salgını nedeniyle okulların kapalı kalma süresi uzadıkça ülkeler okul ve sınav takvimlerini yeniden gözden geçirmek ve özellikle lise ile üniversiteden bu yıl mezun olması beklenen öğrenciler için ilave tedbirler almak zorunda kalmaktadır. Alt kademelerde ülkelerin/eyaletlerin sınavlara yönelik aldığı tedbirler ulusal çapta geçerli olurken, yükseköğretim kademesinde ülkelerden ziyade üniversitelere göre farklılaşmaktadır.

14 Mart 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ), Avrupa’nın COVID-19 salgınının merkez üssü haline geldiğini belirtmesiyle, birçok Avrupa ülkesi okullarını tamamen kapatmaya karar vermiş ve bu süreçte sınav takviminde değişiklik gerçekleştirmiştir. Bir kısmı ise gerekli önlemler eşliğinde eğitim sistemlerinin takviminde yer alan tarihlerde sınavlara devam etmeye karar vermiştir. Ülkelerin sınavların geleceğine ilişkin aldıkları kararlar, o ülkede salgının ne kadar erken yayılmaya başladığı ve söz konusu ülkenin akademik takvimi ile ne ölçüde kesiştiğine bağlı olarak değişmektedir. Kimi ülkeler okulları Mart ayının ortasında kapattığından sınavlara ilişkin kararlar henüz alınmazken, Şubat ayından bu yana okulların kapalı olduğu ülkelerde sınavların nasıl düzenleneceğine ilişkin kararlar ivedilikle alınmaya başlanmıştır.

Dünya genelinde sınavlara yönelik alınan tedbirler genel olarak (1) bir sonraki kademeye devam için gerekli büyük ölçekli sınavlar ile (2) bir sonraki sınıfa devamı için gerekli sınavlar çerçevesinde ele alınmaktadır. Ülkelerin bu sınavların geleceği konusunda yaygın olarak üç ana alternatiften birini tercih ettikleri görülmektedir. Bunlar; (a) sınavları iptal etme, (b) sınavları erteleme, (c) sınavların formatında uyarlamalar yapılmasıdır. Bu alternatifleri uygulayan ülke örneklerine aşağıda yer verilmiştir.

Sınavları iptal etme

Salgınla karşı karşıya kalan ülkelerden bazıları sınavlar için koşulların uygunsuzluğundan endişe duyarak sınavların iptaline karar vermiştir. ABD, İngiltere, Fransa, İtalya, Norveç, İskoçya, Galler ve Hindistan gibi ülkeler/bölgeler bu süreçte sınavları iptal eden ülkeler veya bölgelerdir.

ABD Eğitim Bakanlığı tarafından 31 Mart 2020 itibarıyla 50 eyaletin tamamında eyalet çapında uygulanan zorunlu merkezi sınavların iptal edildiği bildirilmiştir 3. ABD’de her eyalet mezuniyet için gerekli koşulları kendi belirlemektedir. Pek çok eyalet, K-12 düzeyinde içinde bulunduğumuz yarıyılın tamamlanmış kabul edileceğini; ara sınıflardaki öğrencilerin bir üst sınıfa geçmiş sayılacağını ve mezun durumunda olan öğrencilerin ise mezun olmuş kabul edileceğini duyurmuştur. İhtiyaca bağlı olarak, bazı eyaletlerde tıp fakültesi son sınıf öğrencileri ise doğrudan mezun edilerek atama/görevlendirmeleri yapılmıştır. Salgının yol açtığı kriz durumu göz önünde bulundurularak son sınıf öğrencilerinin mezun olma durumları eyaletlerin inisiyatifine bırakılmıştır. Arizona, Idaho, Illinois, Kansas, Ohio, Oregon, Mississippi, Virginia ve Wisconsin gibi eyaletler zorunlu dersler, dönem sonu sınavları ve minimum devam saatleri dahil olmak üzere çeşitli mezuniyet koşullarından feragat ederek öğrencilerini mezuniyete hazırlamaktadır. Bununla birlikte, üniversite kabul sürecinde hem Amerikan vatandaşları hem de yabancı uyruklu öğrenciler için kullanılan, 2 Mayıs 2020 tarihinde uygulanması planlanan SAT’ı (Scholastic Aptitude Test) iptal etmiştir. SAT’ın iptali aralarında Boston ve Oregon üniversitesinde bulunduğu pek çok ABD üniversitesinin sınavı isteğe bağlı hale getirmek üzere kabul kriterlerini değiştirmesine neden olmuştur 4.

Dünya genelinde üniversitelere başvuru için kullanılan Uluslararası Bakalorya (IB) sınavları da iptal edilmiştir. 2020 itibarıyla IB sınavına girmesi beklenen 156 ülkeden yaklaşık 150.000 öğrenci sınava giremeyecektir. Bunun yerine öğrencilerin kayıt yaptırma amaçlarına bağlı olarak, çalışma standartlarını yansıtan bir Diploma veya Ders Sertifikası verilmesi kararlaştırılmıştır 5.

Norveç Eğitim Bakanlığı, 25 Mart 2020 tarihinde ortaokul son sınıf öğrencilerinin ve lise öğrencilerinin tüm yazılı sınavlarının iptal edildiğini duyurmuştur. Bu sınıf seviyelerinde sınavlar final notunun %20’sini oluştururken, derse katılım %80’ini oluşturduğu için sınavların iptalinin etkisinin sınırlı olması beklenmektedir 6. Benzer şekilde Hollanda, ilkokul sonunda ortaöğretime geçiş için uygulanan final sınavını iptal etmiş, ayrıca ortaöğretim sonunda uygulanacak ulusal sınavın yapılmamasını kararlaştırmıştır. Lise mezuniyeti için okullar kapanmadan önceki dönemde yapılan öğrenci değerlendirmelerini esas alan kılavuz için çalışmalar devam etmektedir 7.

İngiltere’de ilkokuldan yükseköğretime tüm kademelerde sınavlar iptal edilmiş; üniversiteye geçiş için uygulanan GCSE ve A düzeyi sınavlar için öğretmenlerden yöneticilerin rehberliğinde öğrencilerin elde etmesi muhtemel notları belirlemeleri istenmiştir. Benzer şekilde İskoçya’da iptal edilen sınavlar dolayısıyla ilkokulda temel yeterlik seviyesi olarak kabul edilen 5. sınıf (National 5) notları için öğretmenlerden öğrenci notlarını kestirimsel olarak vermeleri istenmiştir 8. İrlanda 23 Mart ile 3 Nisan 2020 tarihleri arasında yapılması planlanan sınavları iptal ederek, bu sınavlara girecek tüm öğrencilere tam not verilmesini kararlaştırmıştır 9. Slovakya, ulusal sınavın yazılı kısmını iptal etmiş ve bu eğitim öğretim yılında gerçekleştirilmeyeceğini bildirmiştir. Hindistan Uttar Predesh’de de ilkokul 1-8 arası sınıflarda tüm sınavlar iptal edilmiş, öğrencilerin bir üst sınıfa sınavsız geçmesi kararlaştırılmıştır 10.

Endonezya ortaokul sonunda yapılan ulusal sınavı iptal etmiştir. Öğrencilerin mezuniyeti için önceki beş yarıyıldaki değerlendirmeler kullanılacaktır. Japonya’da devlet üniversitelerine girişin ilk basamağı olan ulusal sınav planlandığı şekilde Ocak 2020’de gerçekleştirilmiştir. Ancak üniversitelerin kendi sınavlarını yaptığı ikinci basamak bazı üniversiteler tarafından iptal edilmiştir. Bu süreçte üniversiteler kabul kararlarını ulusal sınav sonuçlarına göre gerçekleştirecektir 11.

Kademeler arası geçiş sınavlarının tamamen iptal edildiği ülkelerin çoğunlukla kademeler arası geçişte merkezi sınav puanı dışında öğrencinin gelişimini ve başarısını gösteren okul başarısı ölçütlerini oluşturma, kullanma geleneğine ve kapasitesine sahip ülkeler olduğu görülmektedir. Sınavların tamamen iptal edilmesi merkezi sınavlara bağımlılığın yüksek olduğu eğitim sistemlerinde uygulanması oldukça güç bir seçenek olarak değerlendirilmektedir.

Sınavları erteleme

Birçok ülke tarafından uygulanan bir diğer çözüm COVID-19’un evrimine bağlı olarak sınavları bir sonraki aşamada tekrar planlamak üzere ertelemektir. Bu kapsamda sınavların ertelenmesine karar veren ülkeler arasında Çin, Hong Kong, İrlanda, Rusya, Kolombiya, Çek Cumhuriyeti, Avusturya, Avusturalya ve Yunanistan gibi ülkeler yer almaktadır. Çin‘de, yılda yaklaşık 10 milyon öğrencinin katıldığı GaoKao üniversite giriş sınavının bir ay ertelenerek 7-8 Temmuz 2020 tarihlerinde yapılması kararlaştırılmıştır 12.

Hong Kong’un, üniversiteye giriş sınavı olan Orta Öğretim Diploması (DSE) sınavı 24 Nisan 2020’ye ertelenmiştir. Benzer şekilde Avusturya’da üniversite giriş sınavı 19 Mayıs 2020 tarihine ertelenmiştir 13. Avustralya 3, 5, 7, ve 9. sınıfların dönem sonunda uygulanan NAPLAN (The National Assessment Program – Literacy and Numeracy) sınavlarını erteleme kararı almıştır.

Hollanda’da bazı özel durumlar için mesleki eğitimin son sınıfında oüniversite giriş sınavı 19 Mayıs 2020 tarihine ertelenmiştirlan öğrencilere kayıt için gerekli koşulları 1 Ocak 2021’e kadar sağlama koşuluyla yükseköğretime kayıt hakkı tanınmıştır. İrlanda’da üniversiteye giriş için gerekli olan Bitirme Sertifikası (Leaving Certificate) olarak adlandırılan orta öğretim sisteminin final sınavının ertelendiği, sınav tarihinin Temmuz sonu/Ağustos başı için yeniden planlanacağı bildirilmiştir. Ayrıca, sınavın içeriğinin ve soru sayılarının öğrencilerin okulda olmadıkları süreler hesaba katılarak düzenleneceği duyurulmuştur 14.

İspanya’da üniversite giriş sınavları 9-10-11 Haziran’a ertelenmişti 15. Aynı şekilde Hindistan‘da üniversiteye giriş sınavları ertelenmiş ve hükümet sınav takvimini gözden geçirmek ve akademik takvimi ayarlamak için çalışmaların devam ettiğini açıklamıştır. Salgının yayıldığı ilk ülkelerden olan Güney Kore’de de Kasım ayında yapılacak olan ve her yıl yaklaşık 500.000 öğrencinin katıldığı üniversite giriş sınavları Aralık ayına ertelenmiştir 16.

Almanya’da tüm üniversite ve dengi kurumlara başvuru için gerekli olan ve genel ortaöğretim sonunda uygulanan Abitur sınavları için bazı politikacıların sınavların iptali ve son iki yılın not ortalamasının alınması baskılarına karşın, kimi eyaletlerde sınav ertelenirken kimilerinde sınavların sıkı hijyen ve mesafe düzenlemeleri altında 21 Nisan 2020’de yapılması kararlaştırılmıştır 17. Almanya’da okulların yeniden açılması ve sınavların yapılması konusunda yoğun tartışmalar olduğu ve öğrencilerin güvenliğinin sağlanmasında riskler bulunduğuna ilişkin uyarılar yapıldığı bilinmektedir.

Sınavların ertelenmesi konusunda genel olarak birkaç aylık bir öteleme yapıldığı görülmektedir. Bir yandan Mart ayında yapılacak sınavlar Nisan ayına, Haziran ayında yapılacak sınavlar Temmuz ve Ağustos ayına ertelenirken, Güney Kore Kasım ayında yapacağı sınavları Aralık ayına ertelemiştir. Bu durum Güney Kore’de bu erteleme kararını alanların Kasım ayında hala risk beklentisi olduğunu göstermektedir. Ertelemeler, en iyimser değerlendirme ile şu an için bir zaman kazanma çabası olarak görülebilir. Çünkü salgının yayılımına bakıldığında, şu an için birkaç aylık ertelemelerin öğrenciler açısından bulaş riskinin ortadan kalkmış olacağı şeklinde yorumlanması pek olası gözükmemektedir.

Şu ana kadar sınavlarla ilgili olarak alınan kararlar daha çok kademeler arası geçişle ilgilidir. Ara sınıflardaki öğrencilerin bir üst sınıfa geçişi veya son sınıf öğrencilerinin içinde bulunduğumuz yarıyılın karne notunun belirlenmesine yönelik belirsizlikler devam etmektedir.

Sınavların formatında uyarlama

Sınavların iptali ya da ertelenmesi dışında kimi ülkeler sınavları çevrimiçi olarak uygulama yolunu tercih etmiştir. Örneğin ABD’de öğrencilerin üniversite kredisi elde etmek ve prestijli üniversitelere giriş avantajı elde etmek için katılım gösterdikleri Advanced Placement (AP) sınavlarının pandemi nedeniyle bu yıl çevrimiçi olarak uygulanması kararlaştırılmıştır. Sınavın okullar kapanmadan önceki konuları kapsayacağı ve daha kısa olacağı, aynı zamanda öğrencilerin sınavı geçmesi halinde üniversiteler tarafından kredi için kabul edileceği açıklanmıştır 18. Ayrıca, ABD’nin Massachusetts eyaletindeki Boston, Harvard, Tufts ve Massachusetts Tıp Fakülteleri COVID-19 ile daha hızlı mücadele etmek için öğrencilerini erken mezun etme kararı alarak mezuniyet töreninin çevrimiçi olarak 17 Nisan’da yapılacağı duyurmuştur 19.

İngiltere’de, Londra İmparatorluk Üniversitesinde (Imperial College London) 280 son sınıf tıp fakültesi öğrencisi ilk kez “açık kitap” formatında çevrimiçi olarak sınavlara katılmıştır 20. Öğrencilere bir hasta öyküsü verilerek hastanın klinik muayeneden elde edilen sonuçları ve kan testleri gibi bulgular sağlanmıştır. Daha sonra öğrencilerden üç saat içinde 150 soruya cevap vermeleri istenmiştir. Tıp fakültesi dekanı tarafından, sınav “açık kitap” formatında olmasına karşın, konuyla ilgili yeterli bilgiye sahip olmadan çevrimiçi bilgi arayarak sınavda başarılı olmanın mümkün olmayacağı ifade edilmiştir. Ayrıca her öğrenci için soruların sırası rastgele ayarlanmış, böylece öğrencilerin birbirine yardım etmesinin önüne geçmeye çalışılmıştır. Ayrıca Glasgow, Birmingham, Bristol ve Exeter gibi üniversiteler kendi sınav sistemlerini uygulayacaklarını ve bu yıl mezun olması beklenen öğrenciler için çevrimiçi sınavları ve diğer uzaktan değerlendirme yöntemlerini kullanacaklarını belirtirken, Oxford ve Cambridge üniversiteleri yaz sınavlarını çevrimiçi yapacaklarını duyurmuştur.

Belçika, Wallonia ve Brüksel bölgelerinde ulusal sınavların çevrimiçi olarak yapılacağını açıklamıştır. Mısır, 11. ve 12. sınıflar için ulusal sınavların ertelenmeyeceğini, çevrimiçi olarak gerçekleşeceğini ve kapsamının sadece okullar kapatılmadan önceki konuları içereceğini belirtmiştir.

Çin’in başkenti Pekin’de COVID-19 salgını süresince bir eylem planı hazırlanmış, olası çevrimiçi üniversite giriş sınavı için 3 Mart 2020 tarihinde pilot bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Buna göre ilkokuldan lise sona yaklaşık 50.000 öğrencinin evlerinde çevrimiçi sınava girmeleri sağlanmıştır. Bu sınavlar sırasında öğretmenler çevrimiçi gözlemci ebeveynler ise evde gözlemci rolü üstlenmiştir 21.

Sınavları çevrimiçi olarak yapan ülkelerin yanı sıra bazı ülkeler sınavlara alternatif yaklaşımlar geliştirmeye başlamıştır. Alternatifler arasında sınav sayısının azaltılması, test formatının değiştirilmesi, öğrenci portföyünün sınav sonuçları yerine kullanılması gibi seçenekler yer almaktadır. Mısır’da, 9. sınıf sınavlarının yerini araştırma projelerinin almasının planlandığı açıklanmıştır. Fransa‘da, yükseköğretimin ilk aşmasındaki yazılı sınavların, bir sonraki aşamaya geçiş için adayların akademik dosyalarının değerlendirilmesi ile değiştirilmesi gündemdedir. Meksika’da ise, sınavlara alternatif olarak öğrenci öğrenme portföy değerlendirmesi kullanılması planlamaktadır. Ekvator ve Vietnam ise sınav sayısı ve içeriğini azaltmayı planlayan ülkelerdir 22.

Türkiye sınavlar için ne tür tedbirler alıyor?

COVID-19 salgını dolayısıyla Türkiye’de Millî Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı okullar Nisan ayı sonuna kadar kapatılmıştır. Bu kapsamda 7 Haziran 2020 tarihinde LGS kapsamında 8. sınıf öğrencilerine uygulanacak merkezi sınavın tarihinin ertelenmesine gerek görülmemiştir. Ancak, 16 Mart 2020 itibarıyla yüz yüze eğitime ara verilmesi nedeniyle sınavın içeriğinde değişikliğe gidilmiştir. Buna göre merkezi sınavın, 2019-2020 öğretim yılında 8. sınıfın birinci döneminde uygulanan öğretim programları esas alınarak yapılacağı, ikinci dönem konularından sınavda soru çıkmayacağı belirtilmiştir 23.

COVID-19 salgını nedeniyle diğer yıllardan farklı olarak 2020 yılında yaklaşık 1,6 milyon öğrencinin gireceği tahmin edilen merkezi sınav için 8. sınıf öğrencilerinin başvuru işlemleri otomatik olarak sistem üzerinden tamamlanmıştır 24. Böylece öğrencilerin başvuru için herhangi bir işlem yapmasına gerek kalmamıştır. Sınavın uygulanışında, soru sayılarında ve testlerin ağırlığında herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir. Sınava kadar olan süreçte 8. sınıf öğrencileri de dahil olmak üzere tüm ilköğretim öğrencileri EBA TV ve Eğitim Bilişim Ağı (EBA) aracılığıyla uzaktan eğitim görmeye devam etmektedir. Bununla birlikte, LGS kapsamındaki merkezi sınava katılacak 8. sınıf öğrencileri ve YKS’ye girecek 12. sınıf öğrencileri için ayrıca “EBA Canlı Sınıf” uygulaması başlatılmıştır 25.

Millî Eğitim Bakanlığı, COVID-19 salgını sebebiyle okulların kapatıldığı dönem için, yaz döneminde belirli bir süre telafi eğitimi yapılacağı yönünde bir açıklama yapmıştır. Aynı zamanda öğrencilere uzaktan eğitim sürecinde kapsanan konulardan not verilmeyeceği de duyurulmuştur. Telafi eğitimi için öğretmenlerin yaz döneminde çalışmalarına hukuki zemin oluşturmak üzere, 15/04/2020 Tarih 7243 Sayılı Kanunun 24 üncü Maddesi ile “İlçe, il veya ülke genelinde genel hayatı etkileyen salgın hastalık, doğal afet, elverişsiz hava koşulları gibi nedenlerle eğitim ve öğretim faaliyetinin iki haftadan fazla süreyle yapılamaması halinde uygulanacak telafi programlarının ders yılı içerisinde tamamlanamadığı durumlarda yaz tatilinde yapılacak eğitim ve öğretim faaliyetleri nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığınca öğretmenlerin izinleri kısaltılabilir. Bu durumda öğretmenlerin izinleri bir aydan az olamaz.” hükmü getirilmiştir. Ancak öğrencilerin ikinci yarıyıl notlarının nasıl belirleneceği ve hangi kapsamdan, nasıl bir formatta ölçme değerlendirme yapılarak not verme işleminin gerçekleştirileceği henüz bilinmemektedir. Bugün itibariyle, ara sınıflar açısından aciliyeti olmamakla birlikte, 8. sınıf ve 12. sınıf öğrencileri için not verme işlemi ve karne notunun oluşturulması konusunda nasıl bir yol izleneceğinin de ivedilikle belirlenmesi ve duyurulması gerekmektedir. Çünkü bu öğrencilerin önünde aynı zamanda bir de merkezi sınav takvimi ve merkezi sınava hazırlık süreci bulunmaktadır.

MEB tarafında bu gelişmeler yaşanırken yükseköğretim tarafında dersler Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kararı gereğince 2019-2020 eğitim öğretim yılı bahar dönemi için sonlandırılmış, bu dönemde eğitim öğretim sürecinin sadece uzaktan eğitim, açık öğretim ve dijital öğretim imkanları ile sürdürüleceği açıklanmıştır. Bu kapsamda, 23 Mart 2020 tarihinde uzaktan eğitim kapasitesine sahip olan üniversitelerde uzaktan öğretim süreci başlatılmış, bu kapasiteye sahip olmayan üniversiteler için açık ders malzemeleri havuzu olan “YÖK Dersleri Platformu” açılmıştır 26. Üniversitelerin uzaktan eğitim, açık öğretim ve dijital öğretim imkanları altında uygulayamadığı programlar/dersler ve uygulamalı dersleri yaz aylarında tamamlamaları beklenmektedir.

Her yıl yaklaşık 2,5 milyon adayın katıldığı YKS’nin ertelenmesi kararlaştırılmış; 20-21 Haziran 2020 tarihinde yapılması planlanan sınavlar 25-26 Temmuz 2020’ye ertelenmiştir. YÖK tarafından yapılan açıklamada sınavın tedbirli olmak ve öğrencilerin zihinsel olarak daha hazır olmalarını sağlamak amacıyla ertelendiği açıklanmıştır 27. Bununla birlikte LGS’de olduğu gibi YKS’nin kapsamında da değişikliğe gidilmiştir. Öğrencilerin yüz yüze eğitim almadığı dersler sınav kapsamından çıkarılmış; 9, 10 ve 11. sınıf programlarına ek olarak öğrencilerin 12. sınıf öğretim programlarının sadece birinci döneminden sorumlu olacakları açıklanmıştır 28.

YÖK’ün aldığı kararlardan biri de öğretmen adaylarının küresel salgın öncesinde 5-6 hafta arasında okullarda uygulama çalışmalarına katıldıkları göz önünde bulundurularak uygulama çalışmalarındaki eksikliklerin “ders, ödev ve dosya hazırlığı” ile telafi edebilmesine olanak tanınmasıdır 29. YÖK ayrıca eksik kalan eğitimlerin farklı telafi eğitimi yöntemleriyle yapılabileceği konusunda yükseköğretim kurumlarına yetki vermiştir. 2019-2020 bahar dönemi ile sınırlı olacak şekilde öğrencilerin eksik kalan uygulama eğitimi ve süresini, uzaktan öğretim yöntemiyle “ders, ödev, proje, uygulama dosyası ve benzeri etkinlikler veya yaz öğretimi” şeklinde yapabilecekleri kararlaştırılmıştır 30. YÖK tarafından alınan bir diğer karar diş hekimliği, eczacılık ve hemşirelik programlarından mezun olma aşamasındaki adayların staj / uygulama eğitimlerini sağlık birimlerinde koruyucu önlemler alınarak ya da uzaktan öğretim yoluyla, simülasyon eğitimi, proje, vaka analizi vb. faaliyetlerle de tamamlayabilmelerinin önünün açılmasıdır 31.

Değerlendirme ve öneriler

2019-2020 eğitim öğretim yılının ikinci dönemi itibariyle sınavlar ve kademeler arası geçişle ilgili alınan kararlar ve hayata geçirilen tedbirler bir acil durum kapsamında değerlendirilmelidir. Sınavlar, sınavların formatı ve uygulanışı, sınav sonuçlarının kullanılması gibi konularda uzun dönemli ve kalıcı değerlendirmelerin şu anda gündemi meşgul etmemesi gerekir. Dileriz ki, salgın sürecini geride bıraktığımız zaman bu süreçteki deneyimlerimizi gözden geçirip, uzun dönemde sınavlar ve kademeler arası geçişte ne tür iyileştirmeler veya değişiklikler yapabileceğimizi tartışabiliriz. Ama bu tartışmanın zamanının bugün olmadığını düşünüyoruz.

Bugün dünya genelinde ülkelerin sınavlara yönelik aldığı kararların geleceğe yönelik etkileri olması muhtemeldir. Bu süreçte, sınavların geleceğine ilişkin pek çok seçenek arasından ülkeler ya da kurumlar kendilerine en uygun olanı seçmeye çalışarak zor bir karar vermek durumunda kalmıştır. Örneğin Hong Kong’da sınav sonuçları istihdam için en önemli kriterlerden biri olarak görülmektedir. Dolayısıyla eşitlik, geçerlilik ve şeffaflık konusundaki endişeler nedeniyle, çevrimiçi testler bir seçenek olarak dahi görülmemiştir. Bununla birlikte Uganda Eğitim Bakanlığı Temel ve Ortaöğretim Direktörü ulusal sınavların geniş bir kitle tarafından eğitim sisteminin nihai sonucu olarak değerlendirildiğini, ebeveynlerin sınavalara yüklediği anlam da göz önünde bulundurulduğunda sınavların kaldırılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir 32. Ancak Norveç ya da Hollanda gibi istihdam sorununun nispeten daha az olduğu ülkeler, eğitim sitemlerinde süreç değerlendirmelerinin de yaygın olarak uygulandığı dikkate alındığında ulusal sınavları iptal etme konusunda daha kolay karar alabilmiştir.

Alınan kararlar ülkelerin kültürel, toplumsal ve ekonomik bağlamları yanında eğitim öğretim geleneklerine göre de değişiklik göstermekle beraber, salgın nedeniyle hızla değişen koşullar ve belirsizlik içinde, hangi yaklaşımın doğru olduğu net değildir. Ancak ilerleyen günlerde hangi yaklaşımların hangi sınav sistemleri için en uygun olduğunu ortaya koyacak veriler elde edilebilir.

Sınavların sürdürülmesi, iptal edilmesi, ertelenmesi ya da çevrimiçi olarak uygulanması gibi kararlardan hangisi verilirse verilsin söz konusu kararlarının kapsayıcılık, eşitlik ve adalet çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Okulların kapalı kaldığı süre boyunca gerçekleştirilen öğrenci değerlendirmeleri öğrencilerin uzaktan eğitim olanaklarına ve kaynaklara erişimindeki eşitsizlikleri dikkate alan bir değerlendirme olmalıdır. Elbette, uzaktan eğitim ve sonrasında öğrenci değerlendirme dünyanın çoğu yerinde alışılagelmişin dışında bir eğitsel yöntemdir. Nitekim bu yönteme aşina olan ülkeler dahi ancak uzaktan eğitim ve uzaktan değerlendirmenin sınırlılıkları içinde öğrencileri değerlendirebilmektedir. Pek çok ülkede sınav sonuçlarının öğrencilerin gelecekleri hakkında karar vermek amacıyla kullanıldığı dikkate alınarak, bu kriz durumu sona erene kadar özellikle dezavantajlı ailelerden gelen öğrencileri kapsayıcı, adil bir değerlendirme sağlamaya odaklanılmalıdır. Bu kapsamda UNESCO, karar alıcıların sınavlar için aşağıda yer alan sorular çerçevesinde düzenlemeler yapmasını önermektedir 33;

  • İlerleyen dönemlerde sınavlar çevrimiçi bir formatta gerçekleştirilirse, tüm öğrencilere adil erişim imkanları sağlanması için neler yapılmalıdır?
  • Farklı sosyo-ekonomik geçmişe sahip öğrenciler, öğrenme eksiklikleri de dikkate alındığında ilerleyen dönemlerde farklı biçimlerde uygulanması muhtemel sınavlara adil bir şekilde nasıl hazırlanabilir?
  • Sınav notları yerine öğretmenler tarafından tahmini olarak verilen notlar kullanılırsa, özellikle uzaktan eğitim bağlamında öğrenci öğrenmeleri hakkında doğru ve adil bir değerlendirme yapabilmek için öğretmenlere hangi kaynakların sağlanması gerekir?

Bu soruların dikkate alınması Türkiye’de karar alıcılar açısından önem taşımaktadır. Kuşkusuz ki, YÖK ve Millî Eğitim Bakanlığı sınavların şu anda ilan edilen tarihlerde gerçekleştirilmesi ile ilgili kararlarını ilerleyen günler, haftalar içinde Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu önerilerine göre gözden geçirebilir. Bu aşamada 8. sınıf ve 12. sınıf öğrencilerinin son öğretim dönemi için not verme işlemlerinin nasıl yapılacağının belirlenmesi ve duyurulması gerekmektedir. Mezun durumda olan bu öğrenciler için merkezi sınava hazırlık süreçlerinin devam ediyor olması sebebiyle bir telafi eğitiminin ve telafi eğitimine bağlı not verme işleminin rasyonel bir seçenek olmadığı düşünülmektedir. Diğer ülke örneklerinde olduğu gibi, son sınıf öğrencilerini mezun sayma, daha önceki bir veya birden fazla dönemin/yılın not ortalamasını mezuniyet için bu dönemin karne notu olarak değerlendirme yoluna gidilebilir.

Millî Eğitim Bakanlığının LGS’ye girmek istemeyen öğrencileri sınav öncesinde belirlemesi ve sınava dair tüm düzenlemeleri gerçekten sınava girecek öğrencilerin sayısına göre yapması uygun olacaktır. Öğrencilerin sınav başvurularının otomatik olarak yapılması salgın ortamında oldukça doğru bir önlem olarak görülmektedir. Ancak sınava girmeyecek öğrenciler sınava girmeyecekleri konusunda herhangi bir bildirimde bulunmayacağından, tüm öğrenciler için sınav yeri belirlenmesi, sınav kitapçığı ve cevap formu basılıp sınav salonunda hazır bulundurulması söz konusu olacak. 2019 yılı ile benzer bir oranda sınava katılım olması hâlinde 300 binden fazla öğrenci sınava girmeyebilir. Sınava girmeyecek öğrenciler için gereksiz yere sınav kitapçığı ve cevap formu basılarak sınav salonlarına gönderilmiş olacaktır. Oysa e-okul üzerinden doğrudan veliler veya velilerin talebi üzerine okul yöneticilerinin öğrencinin sınava girmeyeceğini belirtip teyit edebilecekleri bir seçenek oluşturulabilir. Diğer yandan öğrenciler sınava giriş belgelerini okul yönetiminden alacaktır. En azından belirli bir tarih (görece erken bir tarih olabilir) itibarıyla sınava giriş belgesini almayanların sınava girmeyeceği varsayılarak işlem de yapılabilir. Son bir not olarak, LGS ve YKS’nin uygulanmasında okul bahçelerinde veliler ve öğrenciler, sınav salonlarına girişte ve sınav salonlarında ise öğrenciler arasında sosyal mesafenin korunması ve gerekli hijyenin sağlanması için önlemlerin titizlikle uygulanması gerekmektedir.


Dipnotlar:

  1. UNESCO. (2020). COVID-19 educational disruption and response. https://en.unesco.org/covid19/educationresponse adresinden 15 Nisan 2020 tarihinde erişildi.
  2. Strauss, V. (2020, 3 Nisan). Growing number of states say they are closing schools for rest of 2019-2020 year. Washington Post. https://www.washingtonpost.com/education/2020/03/31/california-inches-closer-joining-list-states-expected-keep-schools-closed-2019-20-school-year/ adresinden erişildi.
  3. Gewertz, C. (2020, 2 Nisan). It’s official: all states have been excused from statewide testing this year. Education Week blog. https://blogs.edweek.org/edweek/campaign-k-12/2020/04/coronvirus-no-state-testing-essa.html adresinden erişildi.
  4. Jaschik, S. (2020). Coronavirus drives colleges to test optional. https://www.insidehighered.com/admissions/article/2020/03/30/coronavirus-leads-many-colleges-including-some-are-competitive-go-test adresinden erişildi.
  5. May 2020 examinations will no longer be held. (2020, 23 Mart). https://www.ibo.org/news/news-about-the-ib/may-2020-examinations-will-no-longer-be-held/ adresinden erişildi.
  6. Norway cancels written exam. (2020, 25 Mart). https://www.newsinenglish.no/2020/03/25/norway-cancels-written-exams/ adresinden erişildi.
  7. UNESCO. (2020). COVID-19 A glance of national coping strategies on highstakes examinations and assessments. https://en.unesco.org/sites/default/files/unesco_review_of_high-stakes_exams_and_assessments_during_covid-19_en.pdf adresinden 16 Nisan 2020 tarihinde erişildi.
  8. Scottish Qualifications Authority Certification 2020. (2020) https://www.sqa.org.uk/sqa/files_ccc/020420-SQA-NQ2020-Parent-Carer-covid-19-FAQ.pdf adresinden erişildi.
  9. UNESCO, 2020. A.G.E.
  10. Coronavirus: All UP govt school students of classes 1 to 8 to get promoted without exams. (2020, 18 Mart) https://economictimes.indiatimes.com/news/politics-and-nation/coronavirus-all-up-govt-school-students-of-classes-1-to-8-to-get-promoted-without-exams/articleshow/74686560.cms adresinden erişildi.
  11. UNESCO. (2020). A.G.E.
  12. Xinhua. (2020). China’s national college entrance exam postponed for one month http://en.moe.gov.cn/news/media_highlights/202004/t20200402_437546.html adresinden erişildi.
  13. UNESCO. (2020). A.G.E.
  14. O Kelly, E. (2020, 10 Nisan). Leaving Cert exams postponed until late July or August, Junior Cert exams cancelled. https://www.rte.ie/news/coronavirus/2020/0410/1129844-state-exams-coronavirus/ adresinden erişildi.
  15. University entrance exams postponed due to coronavirus crisis. (2020, 17 Mart). https://www.catalannews.com/society-science/item/university-entrance-exams-postponed-due-to-coronavirus-crisis adresinden erişildi.
  16. Bicker, L. (2020, 10 Nisan). Coronavirus: How South Korea is teaching empty classrooms. https://www.bbc.com/news/world-asia-52230371 adresinden erişildi.
  17. Germany: School-leaving exams will go ahead despite coronavirus. (2020). https://www.dw.com/en/germany-school-leaving-exams-will-go-ahead-despite-coronavirus/a-52917576 adresinden 15 Nisan 2020 tarihinde erişildi.
  18. Updates for AP Students Affected by Coronavirus (COVID-19). (2020). https://apcoronavirusupdates.collegeboard.org/students adresinden 14 Nisan 2020 tarihinde erişildi.
  19. Kashinsky, L. (2020, 26 Mart). Massachusetts medical schools to graduate students early to fight coronavirus pandemic. https://www.bostonherald.com/2020/03/26/massachusetts-medical-schools-to-graduate-students-early-to-fight-coronavirus-pandemic/ adresinden erişildi.
  20. Medical students take final exams online for first time, despite student concern. (2020). https://www.theguardian.com/education/2020/mar/22/coronavirus-forces-medical-students-sit-final-exams-online adresinden 15 Nisan 2020 tarihinde erişildi.
  21. Huang, R. (2020). What happened and What we done in Beijing and Wuhan? https://uil.unesco.org/system/files/gnlc_webinar_beijing_wuhan.pdf adresinden 15 Nisan 2020 tarihinde erişildi.
  22. UNESCO. (2020). A.G.E.
  23. MEB. (2020). Sınavla öğrenci alacak ortaöğretim kurumlarına ilişkin merkezî sınav başvuru ve uygulama kılavuzu. https://www.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2020_04/03154129_basvuru_ve_uygulama_kilavuzu_2020.pdf adresinden erişildi.
  24. MEB. (2020, 4 Nisan). LGS sınav başvuruları MEB tarafından otomatik olarak gerçekleştirildi. https://www.meb.gov.tr/lgs-sinav-basvurulari-meb-tarafindan-otomatik-olarak-gerceklestirildi/haber/20678/tr adresinden erişildi.
  25. MEB. (2020, 10 Nisan). Pazartesi günü kullanıma açılacak “canlı sınıf” uygulamasına ilişkin videolu bilgilendirme. https://www.meb.gov.tr/pazartesi-gunu-kullanima-acilacak-canli-sinif-uygulamasina-iliskin-videolu-bilgilendirme/haber/20683/tr adresinden erişildi.
  26. YÖK. (2020) Basın duyurusu. https://www.yok.gov.tr/HaberBelgeleri/BasinDuyurusu/2020/yok-dersleri-platformu-erisime-acildi.pdf adresinden 14 Nisan 2020 tarihinde erişildi.
  27. YÖK. (2020, 23 Mart). Basın açıklaması. https://www.yok.gov.tr/Sayfalar/Haberler/2020/YKS%20Ertelenmesi%20Bas%C4%B1n%20A%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1.aspx adresinden erişildi.
  28. MEB. (2020, 4 Nisan). 2020 yükseköğretime geçiş sınavlarına (YKS) esas 12. sınıf derslerine ait konu, kazanım ve açıklamalar güncellendi. https://ttkb.meb.gov.tr/www/2020-yuksekogretime-gecis-sinavlarina-yks-esas-12-sinif-derslerine-ait-konu-kazanim-ve-aciklamalar-guncellendi/icerik/383 adresinden erişildi.
  29. YÖK. (2020). Öğretmen adayı öğrencilere müjde. https://www.yok.gov.tr/Sayfalar/Haberler/2020/ogretmen-adayi-ogrencilere-mujde.aspx adresinden 14 Nisan 2020 tarihinde erişildi.
  30. YÖK. (2020). Uygulamalı eğitimde değişiklik. https://www.yok.gov.tr/Sayfalar/Haberler/2020/uygulamali-egitimde-degisiklik.aspx adresinden 14 Nisan 2020 tarihinde erişildi.
  31. YÖK. (2020, 10 Nisan). YÖK’ten hemşirelik programlarındaki son sınıf öğrencileri için alınan yeni karar. https://www.yok.gov.tr/Sayfalar/Haberler/2020/hemsirelik-programlarindaki-ogrencilere-uzaktan-egitim-imkani.aspx adresinden erişildi.
  32. UNESCO. (2020). A.G.E.
  33. UNESCO. (2020). A.G.E.

COVID-19 Salgını ve Sınavlar tedmem

]]>
COVID-19 Salgını Sürecinde Öğretmenler https://tedmem.org/covid-19/covid-19-salgini-surecinde-ogretmenler Mon, 20 Apr 2020 13:48:46 +0000 https://tedmem.org/?p=3264 COVID-19 salgını nedeniyle başlayan uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin desteklenmesi ve iyi olma halinin güvence altına alınması büyük önem taşımaktadır.

COVID-19 Salgını Sürecinde Öğretmenler tedmem

]]>
Küresel çapta bir krize neden olan COVID-19 salgını nedeniyle, 17 Nisan 2020 itibarıyla dünya genelinde 191 ülkede okullar kapatıldı ve 1.724.657.870 öğrenci bu süreçten etkilendi 1. Eğitim sistemlerinin daha önce hiç karşılaşmadığı ve hazırlıksız olduğu bu kriz sürecinde pek çok ülkede öğrenme kaybını en aza indirebilmek adına çeşitli tedbirler alındı ve uzaktan eğitim uygulamaları hayata geçirildi. Pek çok öğretmen bir şeyler öğretmek veya öğrencilerine destek olmak için daha önce uzaktan eğitim araçlarını ve uygulamalarını hiç kullanmamıştı. Öğretmenler bir yandan mesleki olarak alışık oldukları yüz yüze iletişim dışında farklı yöntem ve araçlarla öğrencilerinin öğrenmesini ve iyi olma halini desteklemek, diğer yandan salgının kendi yaşamlarında ortaya çıkardığı sosyal ve psikolojik güçlüklerle baş etmek durumunda kaldı.

25 Mart 2020 tarihli verilere göre dünya genelinde okulların kapatılmasından etkilenen öğretmen sayısı yaklaşık 63 milyon 2. Aniden uygulamaya koyulan uzaktan eğitim uygulamalarına olan yabancılık, salgın ile ilgili endişeler ve öğrencilere destek olma kaygısı, özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenler için işsiz kalma olasılığı ve maddi kaygılar öğretmenler için bu süreci oldukça stresli hale getiriyor. Üstelik -okullar arası farklılıklar olmakla birlikte- Türkiye dâhil pek çok ülkede öğretmenler bu süreci oldukça sınırlı bir destekle şekillendirmeye çalışıyor. Zira merkezi veya yerel yönetimler de hazırlıksız olarak yakalandıkları bu krizde önceliği öğrencilere uzaktan eğitim vermek için gerekli altyapı, program ve içerikleri ve hazırlamaya vermek durumunda kalıyor.

Uzaktan eğitim sürecinde öğretmenler

COVID-19 salgını yüzünden neredeyse dünya genelinde tüm okullar kapatıldı. Ancak pek çok ülkede öğretim bütünüyle durdurulmadı, ülkeler ve okullar uzaktan eğitim uygulamalarına yöneldi. Televizyon, çevrimiçi platformlar, internet, mobil uygulamalar gibi teknolojik araçlar kullanılarak öğrencilerin eğitim öğretim süreçlerinden tamamıyla kopmaması için çeşitli tedbirler alındı. Türkiye dâhil pek çok ülke okulların kapanmasının ardından çok hızlı bir biçimde uzaktan eğitime başladı. Bu süreçte öğretmenlerin de öğrencilere akademik olarak destek olması, uzaktan eğitim sürecine dâhil olması bekleniyor. Ancak pek çok ülkede öğretmenlerin öğrencileriyle iletişime geçmesi istense bile öğretmenlere “uzaktan eğitim” ile ilgili eğitim sağlanan ülke sayısı çok sınırlı; Avrupa ve Asya’da ülkelerin yalnızca %20 ila %30’unda öğretmenlere uzaktan eğitimle ilgili eğitim veriliyor 3.

Bugüne kadar hiç böyle bir deneyimi olmayan, hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim süreçlerinde böyle bir krizle nasıl baş edileceğine dair yeterli eğitim almayan pek çok öğretmen bu sürece oldukça hazırlıksız yakalandı. Pek çok ülkede öğretmenlerin inisiyatif alarak bu süreci kendi başına yürütmesi bekleniyor ve öğretmenler yeterli desteği göremiyor. Uzaktan eğitim sağlama yeterlikleri ve becerileri kısıtlı olan öğretmenler bu süreci tek başına etkili bir biçimde yürütmede güçlüklerle karşılaşıyor. Ayrıca Türkiye’de ve pek çok ülkede dijital araçlara erişim ve bu araçları kullanabilme yeterlikleri açısından öğretmenler arasında önemli farklar bulunduğu da biliniyor. Öğretmenler arasındaki farklara ek olarak okulun sahip olduğu kaynaklar, öğrencilerin dijital araçlara erişim durumu ve kullanma yeterlikleri, okulun ve öğrencilerin sosyo-ekonomik profili, öğretmenlerin uzaktan eğitim sürecini nasıl geçirdiğini önemli ölçüde etkiliyor. Özellikle dezavantajlı bölgelerde ve okullarda görev yapan öğretmenler bu süreçte daha fazla zorlukla karşılaşıyor ve öğrencilerine ulaşma konusunda bile oldukça sıkıntı çekiyor.

Kaldı ki öğretmenler yeterli teknolojik becerilere sahip olsa ve tüm öğrencilere iletişim kanalları aracılığıyla ulaşabilse bile uzaktan eğitim bazı yaş grupları, sınıf seviyeleri, dersler ve öğrenciler için yetersiz kalabilmektedir. Ayrıca, uzaktan eğitimde kullanılacak pedagojik yöntem ve stratejiler sınıf ortamında kullanılanlardan daha farklı olmak durumundadır. Öğrencilerin katılımını ve motivasyonunu sağlamak, öğrenmeyi takip etmek, öğrencilere uzaktan destek olmak için öğretmenlerin farklı yöntemler kullanması ve daha fazla çaba harcaması gerekir. Farklı öğrencilerin ihtiyaçlarına göre öğretimi düzenlemek sınıf ortamında bile oldukça zorluyken, bunu uzaktan sağlamaya çalışmak –hele de yeterli hazırlık yapılamamışken- öğretmenlerin işini çok daha zor hale getiriyor ve öğretmenler üzerinde baskı oluşturuyor.

Türkiye’de çoğu öğretmen için uzaktan eğitim süreci, öğrencilerinden tamamıyla kopuş anlamına geliyor. Öğrenciler uzaktan eğitim içeriklerini EBA TV üzerinden takip ediyor veya takip ettiklerini varsayıyoruz. Öyle ki, bazı öğretmenlerin öğrencileriyle iletişim kurmaları, onların ne yaptıklarını izlemeleri, onlara destek sağlayabilmeleri mümkün değil. Bu sorun özellikle kırsal kesimde, dezavantajlı ailelerin çocuklarının devam ettiği okullarda daha belirgin hale geliyor. Öğretmenler için özellikle küçük yaştaki öğrencilere öğrenme desteği, sosyal ve duygusal destek sağlamak oldukça güç. Öğretmenlerin bir kısmının öğrencileriyle bağının tamamıyla kopmuş olması, okullar yeniden açıldığında karşılaşacakları güçlükler, uzaktan eğitime rağmen yaşanacak öğrenme kayıpları, öğrencilerin bir kısmı için yetersiz bilgi ve beceri ile öğrencinin öğrenmesine destek olmaya çabalayan ebeveynlerin veya aile bireylerinin bu çabalarının sonucunda yanlış öğrenme veya kavram yanılgılarının oluşması gibi olası sonuçlar öğretmenlerde endişeye neden olabilir.

Diğer yandan yelpazenin diğer ucunda öğretmenler sanal ortamda, iletişim teknolojilerinin de kolay erişilebilir olması ile okulların açık olduğu, eğitim öğretimin sınıfta sürdürüldüğü duruma göre çok daha yoğun bir iş yoğunluğu, talep ve beklentilerle baş etmek zorunda kalmakta. Okulların kapanması ile birlikte ebeveynlerin çocuklarının öğrenmesi ve gelişimi ile ilgili kaygılarının artması, öğretmenlerden daha çok ilgi ve kendi çocuklarına daha çok zaman ayırma talebine dönüşmektedir. Rekabetçi bir okul ve eğitim kültürünün hâkim olduğu bir toplumda ne yazık ki ebeveynlerin okulları, öğretmenleri ve kendi çocuklarını diğerleri ile kıyaslaması öğretmenler üzerindeki baskıyı daha da artırmaktadır. Bu baskının özel öğretim kurumlarında çok daha belirgin hale geldiği görülmektedir.

Öğretmenler için uzaktan eğitim desteği

Toplumun tüm kesimleri, farklı meslek grupları, üretim ve hizmet sektörlerinde çalışanlar salgın döneminde kendi sağlığının ve çevresindekilerin sağlığının korunmasının yanında bu süreci en az ekonomik, sosyal ve psikolojik kayıpla geçirmek için tedbirler alınmasını istiyor. Tüm insanlar için zorlu geçen COVID-19 salgını sürecinde önceliğin sağlık hizmetlerine ve bu sektörde çalışanlara verilmesi gerekiyor. Ancak bu süreç boyunca uzaktan eğitim çabalarını sürdüren, süreç sonrasında da öğrenme kayıplarının telafi edilmesi noktasında büyük görev düşen öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının da bu kriz döneminde iş güvencesinin devam etmesi, gelir kayıplarının önlenmesi, mesleki ihtiyaçlarının karşılanması için desteklenmesi gerekiyor 4.

OECD tarafından 98 ülkeden toplam 330 eğitim çalışanı ve paydaşına okulların kapatıldığı bu kriz sürecinde eğitimle ilgili öncelikli müdahale alanlarına ilişkin görüşleri soruldu. Katılımcıların %84’ü bu süreçte öğrencilerin öğrenme sürecinin devamlılığının sağlanmasının oldukça önemli olduğunu bildirdi. Katılımcılar tarafından oldukça önemli olarak görülen diğer iki seçenek öğretmenlere profesyonel destek sağlanması (%77,9) ve öğretmenlerin iyi olma halinin sağlanması oldu (%77,6) 5.

OECD araştırmasının sonuçlarına paralel şekilde, bu süreçte öğretmenlerin en çok zorlandıkları konuların başında uzaktan eğitim uygulaması geliyor. Ülkelerin öğretmenleri bu süreçte yönlendirmek, onlara ihtiyaç duydukları desteği sağlamak, örnek uygulamalar sunmak, öğretmenler arası işbirliğinin uzaktan da yürütülmesine imkân verecek ortamlar oluşturmak gibi adımlar atması gerekiyor. Hem COVID-19 salgını boyunca hem de sonrasında öğretmenlere çok büyük görev düşüyor, bu nedenle öğretmenlere gerekli desteğin sağlanması büyük önem arz ediyor.

Bu süreçte kimi ülkelerde öğretmenleri desteklemek için çeşitli uygulamalar hayata geçirildi. Örneğin, Bulgaristan’da öğretmenler yerel eğitim kurumları tarafından destekleniyor. Ayrıca Eğitim ve Bilim Bakanlığı tarafından uzaktan eğitimle ilgili çalışmalar, video dersler, eğitim programları ve etkinlikler içeren bir elektronik kütüphane öğretmenlerin hizmetine sunuldu. Kolombiya’da dijital öğrenmeyle ilgili çeşitli kaynakların paylaşılmasının yanı sıra uzaktan eğitim süreci başlamadan önce öğretmenlere hazırlık yapmaları için iki haftalık süre tanındı. Endonezya’da öğretmenler ve öğrenciler için ayrı televizyon kanalları üzerinden eğitim veriliyor. Meksika’da ise öğretmenlere özel bir televizyon programı hazırlanmasının yanı sıra öğretmenlere çevrimiçi dersler ve konferanslar aracılığıyla dijital eğitim veriliyor ve bu eğitimleri tamamlayan öğretmenler sertifika almaya hak kazanıyor 6. Benzer şekilde pek çok ülkede eğitimle ilgili kaynaklar ve platformlar öğretmenlerin ücretsiz erişimine açıldı.

Pek çok ülkeye benzer şekilde, Türkiye’de de uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerden neler beklendiğine dair henüz net bir çerçeve çizilmedi. Öğrencilere EBA ve televizyon kanalları aracılığıyla uzaktan eğitim verilen bu süreçte, öğretmenler de kendi çabalarıyla öğrencilerine destek olmaya çalışıyor. MEB tarafından öğretmenlere yönelik hazırlanan uzaktan eğitim mesleki gelişim programları ise bilişim ağırlıklı olmasına karşın uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin nasıl bir yol izlemesi gerektiğine yönelik bir mesleki gelişim programı henüz duyurulmadı 7. Bu süreçte önceliğin uzaktan eğitim uygulamalarına verilmesi çok anlaşılır olsa da, öğretmenlerin desteklenmesi için gerekli adımların da bir an önce atılması gerekiyor.

Öğretmenler için uzaktan eğitim önerileri

Pek çok öğretmen için oldukça yeni bir deneyim olan uzaktan eğitim sürecinin neden olduğu zorluklar, değişen derecelerde olsa da tüm öğretmenleri etkiliyor. Bu süreç öncesinde de teknolojik araçları aktif bir biçimde kullanan öğretmenler bile, öğretimle ilgili her şeyi bir anda çevrimiçi olarak yürütmeye çalışırken oldukça zorlandığını ifade ediyor 8. Bu kapsamda, uzaktan eğitim sürecinde zorlanan öğretmenlere yol göstermesi için sunulan önerilerden bazıları şöyle 9:

  1. Yeni araçlar kullanmak için acele etmeyin. Var olan öğretim materyallerini, ders kitaplarını ve çevrimiçi platformları kullanmaya gayret edin. Elinizdeki öğretim materyallerinin yetersiz kaldığı durumlarda alternatif araçlara yönelin.
  2. Uzaktan yapacağınız görüşmelerde öğrenci sayısını düşük tutun. E-posta, sohbet programı, telefon veya diğer iletişim kanallarını kullanarak yapacağınız öğrenci görüşmelerinde katılımcı sayısını düşük tutmak görüşmelerin daha etkili olmasını sağlayacaktır. Her öğrenciyle her gün görüşmeniz elbette ki mümkün olmayacaktır ama haftada en az bir kez her bir öğrencinizle görüşmeye çalışın.
  3. Öğrenciler arası işbirliğini sağlayın. Çevrimiçi platformları kullanarak öğrencilerin de birlikte çalışması sağlayın. Grup ödevleri ve çalışmaları aracılığıyla öğrencileriniz arasındaki iletişimi sürdürebilirsiniz.
  4. Meslektaşlarınızla iletişimde olun. Birlikte çalıştığınız öğretmen arkadaşlarınızla fikirlerinizi, deneyimlerinizi, endişelerinizi paylaşmak sizler için rahatlatıcı olacaktır.
  5. Ebeveynleri sürece dâhil etmeye çalışın. Evde eğitim sürecinin bir parçası olan ebeveynleri çocuklarıyla uzaktan eğitim süreciyle ilgili konuşmaları ve onları desteklemeleri için yönlendirin.
  6. Dezavantajlı öğrencilerinize destek olun. Evinde teknolojik araçları olmayan, uzaktan eğitim sürecine aktif olarak katılmayan öğrencilerinizi basılı materyallerle ve alternatif yöntemlerle sürece dâhil etmeye çalışın.

Bu önerilerin bir kısmının hayata geçirilmesinin okulun öğretmene ihtiyacı olan imkân ve şartları sağlamasına bağlı olduğunun dikkate alınması gerekir. Örneğin, bazı öğrencilere basılı alternatif materyallerin sağlanmasının, söz konusu materyallerin okul tarafından teminine ve öğrenciye ulaştırılması için gerekli imkânların varlığına bağlı olduğu açıktır.

Öğretmenlerin iyi olma hali

COVID-19 salgını nedeniyle tüm dünya çok büyük bir stres altında. Hastalığın henüz kesin bir tedavisinin olmaması, vaka ve ölüm sayılarının her geçen gün artması, karantina sürecinin ne kadar uzayacağının bilinmemesi, yaşanan ve yaşanacak olan ekonomik kayıplar ve krizler, insanların sağlığını ve sevdiklerini kaybetme korkusu dünya genelinde tüm insanları psikolojik olarak zorluyor. Bu sürecin sonunda pek çok insanın depresyon, travma sonrası stres, asabiyet, kaygı bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıklara sahip olacağı tahmin ediliyor 10.

Elbette ki öğretmenler ve öğrenciler de bu süreçten oldukça fazla etkileniyor. Bir yandan stresle baş etmeye çalışan öğretmenler bir yandan da stres altındaki öğrencilerine yardımcı olmaya çalışıyor. Zaten stres altında olan öğrencilerle uzaktan eğitimi sürdürürken onları ödev ve etkinliklere boğmamaya, süreçten soğutmamaya, motive etmeye ve desteklemeye çalışmak öğretmenlerin karşılaştığı başlıca zorluklar olarak görülüyor. Sınıf ortamında bile disiplini sağlamak, her öğrencinin gelişimini takip etmek, düzeni sağlamak, öğrenme açıklarını tespit edip telafi etmeye çalışmak öğretmenler için oldukça zorlu bir mücadeleyken, bunu uzaktan yürütmek öğretmenlerin hem iş yükünü artırıyor hem de öğretmenler için ekstra stres oluşturuyor.

Öğretmenlerin pek çoğu yabancı oldukları uzaktan eğitim sürecine adapte olmaya ve yaşadıkları zorluklarla baş etmeye çalışırken, ayrıca okul yönetimi ve öğrenci velilerinin beklentilerini de karşılamaya çalışıyor. Üstelik hazır olmadan kendilerini içinde buldukları ve çoğunlukla yalnız yürütmeye çalıştıkları bu süreçte yaşadıkları zorluklarla ilgili haksız eleştirilere de maruz kalıyorlar. Bir yandan devam eden sınav baskısı, bir yandan velilerin bu süreçte sürekli destek beklemesi, bir yandan tüm öğrencilere erişme ve yetişme kaygısı, bir yandan uzaktan öğretim planlamanın zorlukları öğretmenler üzerinde çok ciddi bir baskı ve stres oluşturuyor. Salgın sürecinin sonunda, okula dönüşte de öğretmenleri yaşanan öğrenme kayıplarını telafi etme ve öğrenciler arasındaki farkları azaltmaya çalışma noktasında oldukça zorlu günler bekliyor. Uluslararası kuruluşlar, şimdiden salgın sonrası okula dönüşte salgının ortaya çıkardığı veya artmasına sebep olduğu öğrenme farklılıklarının, eşitsizliklerinin azaltılması için acil olarak planlama yapılması ve öğretmenlerin hazırlanması gerektiğine dikkat çekiyor 11.

COVID-19 salgınının psikolojik etkilerinin yanı sıra dünya genelinde pek çok sektör ve çalışan salgının ekonomik sonuçlarıyla baş etmeye çalışıyor. Kriz nedeniyle işsiz kalan, ücretsiz izne çıkarılan ve/veya bu süreçte iş yerini kapatmak zorunda kalan pek çok insan sağlıkla ilgili kaygıların yanı sıra maddi kaygılarla da boğuşuyor. Hem salgın süreci boyunca hem de süreç sonrasında dünyanın her yerinde ve hemen hemen her sektörde maddi sıkıntılar yaşanması bekleniyor. Konaklama ve yemek hizmetleri, emlak, üretim, toptan ve perakende satış hizmetleri, otomotiv gibi sektörlerin bu krizden en ağır darbeyi alması beklenirken, eğitim şu an için en az zarar göreceği tahmin edilen sektörlerden biri 12. Ancak diğer sektörlerdeki ekonomik kayıpların devlet okullarını kamu finansmanı ve hane halkı eğitim harcamaları yönüyle etkilemesi beklenirken, özel öğretim kurumlarında da doğrudan finansman yapısını bozucu etkileri görülebilir. Salgının özel öğretim kurumları üzerindeki parasal etkileri, salgının diğer sektörlerdeki üretimi ve hizmeti engelleyici etkilerinin ne kadar süreceğine bağlı olarak, önümüzdeki aylarda daha net olarak görülebilecektir.

Salgın sürecinde sözleşmeli öğretmen, yardımcı personel, ücretli öğretmen gibi kadrolarda görev yapan pek çok eğitim çalışanı maddi kaygılarla karşı karşıya. Örneğin, Kanada’nın Alberta eyaletinde eğitime ayrılan kaynakların bir kısmı geçici bir süreliğine COVID-19 salgınıyla mücadeleye aktarıldı. Bunun bir sonucu olarak yardımcı öğretim personeli olarak çalışan binlerce insanın nisan ayı sonunda işsiz kalması bekleniyor 13. Türkiye’de ise kadrolu ve sözleşmeli olarak görev yapan öğretmenlerin yanı sıra ücretli öğretmen ve usta öğretici olarak görev yapan öğretmenlerin de uzaktan eğitim çalışmalarına katkı sağlayacağı ve maaş almaya devam edeceği duyuruldu 14. Ayrıca kamuda görev yapan yönetici ve öğretmenlerin “COVID-19 salgını nedeniyle eğitim kurumlarının kapatıldığı günlerde üzerlerinde bulunan ek ders görevlerini yapmış sayılarak karşılığında ek ders ücretinden yararlandırılacağı” karara bağlandı 15. Dolayısıyla, şu aşamada kamuda görevli öğretmenler için işsizlik kaygısı söz konusu değil. Ancak özel sektörde görev yapan öğretmenler için bir garanti verilebilmesi elbette ki söz konusu değil. Özellikle rehabilitasyon merkezi, kreş gibi kurumlardaki öğretmenler bu süreçte maddi sıkıntılar yaşama riskiyle karşı karşıya. Finansman yapısı bozulan özel eğitim ve öğretim kurumlarındaki öğretmenlerin ve diğer eğitim çalışanlarının iş ve gelir güvencelerinin sağlanması için acil olarak tedbirler alınması gerekmektedir.

Öğretmenlerin iyi olma halinin desteklenmesi

COVID-19 salgını sürecinde ve sonrasında öğretmenlerin psikolojik olarak da desteklenmesi büyük önem taşıyor. OECD tarafından yapılan COVID-19 salgını sürecinde eğitim alanında öncelik verilmesi gereken müdahalelerle ilgili araştırmanın sonuçları da öğretmenlerin iyi olma halinin sağlanmasının eğitim çalışanları ve paydaşları tarafından oldukça önemli görüldüğünü gösteriyor 16. Hem salgının psikolojik etkileri hem de uzaktan eğitim sürecinin yarattığı stres bu süreçte öğretmenler için oldukça yıpratıcı bir hale geliyor. Bu nedenle, eğitim çalışanlarının fiziksel ve ruhsal sağlığının takip edilmesi ve desteklenmesi, stres altındaki öğretmenler için süreç boyunca ve sonrasında destek mekanizmaları oluşturulması, öğretmenlere bu süreçten olumsuz etkilenen öğrencileri belirleyebilmesi ve onlara yardımcı olabilmesi adına destek sağlanması ve bu krizin psikososyal etkileriyle ilgili eğitim verilmesi gibi uygulamaların hayata geçirilmesi gerekiyor 17. Dünya Sağlık Örgütü de sağlık personeli, karantina alanlarında çalışan ekipler, müdahale ekipleri gibi çalışanların yanı sıra öğretmenlerin de “psikolojik ilk yardım” konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini ifade ediyor 18.

Okul yöneticilerinin de birlikte çalıştığı öğretmenlere bu zorlu süreçte destek olması gerekiyor. Okul yöneticileri için sunulan bazı öneriler şöyle 19:

  1. Öğretmenlerin bu süreçteki ihtiyaçlarına kulak verin.
  2. Öğretmenlerin bu süreçte yaşadığı zorlukları dinleyin, anlamaya ve yardımcı olmaya çalışın.
  3. Bu süreçte okulla ilgili alınacak kararlara öğretmenleri dâhil edin.
  4. Bu süreçte öğretmenlerin uzaktan yürütmesini istediğiniz görevleri gerekçelendirin.

Öğretmenlerin bu dönemde yetkililer ve okul yöneticileri tarafından desteklenmesinin yanı sıra veliler tarafından da destek görmesi oldukça önemli. Öğretmenlerin uzaktan eğitim çalışmalarına yönelik rencide edici, meslek onurunu ve itibarını zedeleyici nitelikte eleştiri ve paylaşımlardan uzak durulması, bu süreçte yaşanan öğrenme kayıplarıyla ilgili tüm sorumluluğun öğretmenlere yüklenmemesi, gelecek sınavlardaki performansları ile ilgili baskı yapılmaması öğretmenlerin üzerindeki stresin azalmasına yardımcı olabilir. Zira bu öğretmenler için önceden planlanmış bir uzaktan eğitim süreci değil; ani gelişen bu duruma uyum sağlamaya çalışan öğretmenlere karşı anlayışlı ve destekleyici olunması gerekiyor. Unutulmamalıdır ki, bu kriz sona erdiğinde, çocuklar tekrar okula dönecek ve sosyal medyada adeta linç edilen öğretmenlerle eğitim öğretime devam edecek. Bu krizle birlikte öğretmenler sınıf ortamından çıkıp, sadece öğrenciyle değil, sanal olarak ebeveynlerle ve bütün aileyle birlikte eğitim öğretime devam edilen bir ortama geçti. Yapılan her türlü eleştirinin, görüntülerin sosyal medya veya çeşitli kanallardan paylaşılmasının öğretmenin ve bazen de çocukların kişisel haklarının ihlali olabileceğinin bilinmesi yanında, öğretmenlik mesleğinin itibarını da zedelediğinin bilinmesi, toplumsal bir mutabakat olarak bu davranışlardan kaçınılması gerekiyor.

Son olarak, öğretmenlerin bunca stresle başa çıkmaya çalıştığı bir dönemde, en azından maddi kaygılarının olmaması öğretmenlerin iyi olma halinin desteklenmesi açısından oldukça önemli. Türkiye bu açıdan oldukça olumlu bir adım atarak süreçten olumsuz etkilenme kaygısı olan ücretli öğretmenler de dâhil olmak üzere kamuda görev yapan öğretmenlerin mağduriyet yaşamayacağını ifade etti ve bu yönde gerekli düzenlemeleri yaptı. Üstelik ek ders ücretlerinin de kesilmemesiyle birlikte öğretmenlerin bu süreçte maddi açıdan strese girmelerinin önüne de geçilmiş oldu.

Öğretmenler için stresle başa çıkma önerileri

Öğretmenler mesleklerinin doğası gereği önceliği öğrencilere vermek ve onlara destek olmak konusunda kendilerini sorumlu hisseder. Ancak bireysel olarak stres altında olan ve kendisi çeşitli psikolojik zorluklar yaşayan bir kişinin başkalarına yardımcı olması mümkün değildir. Bu nedenle hem kendisi hem sevdikleri için kaygılanan, salgın sürecinin ve karantinada kalma durumunun yaşattığı zorluklarla başa çıkmaya çalışan öğretmenlerin öncelikle kendilerini korumaya çalışması gerekir. Bu süreçte uzmanlar tarafından öğretmenlere sunulan bazı önerilere aşağıda yer verilmiştir 20:

  1. Hızlı gerçekleşen bu değişimler karşısında strese girmeniz ve kaygılanmanız oldukça normal. Değişime uyum sağlamak için kendinize zaman verin.
  2. Okulların kapanması sürecinde öğretmenlerden ne beklendiğine dair bir belirsizlik konusu. Bu belirsizlikle başa çıkmak için: (a) kontrolünüz dışında gelişen durumlar için endişelenmeyin, kontrol edebildiğiniz durumlara odaklanın; (b) kendi rutinlerinizi oluşturmaya çalışın ve (c) meslektaşlarınızla iletişimde kalın, birbirinize destek olun.
  3. Eğer bu sürecin olumsuz etkileriyle baş edemediğinizi düşünüyorsanız profesyonel yardım almaktan çekinmeyin.

Tüm insanlar gibi öğretmenler için de bu süreçte öncelik kendilerinin ve diğer insanların fiziksel ve psikolojik sağlığını korumak olmalı. Öğretmenlerin bu süreçte sakin kalması, öğrencileriyle iletişimde olması ve öğrencilerine akademik desteğin yanı sıra psikolojik destek de sağlaması oldukça önemli görülüyor. Öğretmenlerin bu desteği sağlayabilmesi de kendilerinin iyi olma haline ve dışarıdan görecekleri desteğe dayanıyor. Bu nedenle, bu sürecin yönetici, öğretmen, öğrenci, veli ve tüm eğitim paydaşları tarafından işbirliği içinde, özveriyle, anlayışla ve sükûnetle atlatılması sürecin olumsuz etkilerinin en aza indirilebilmesi için kritik önem taşıyor.

Değerlendirme ve öneriler

COVID-19 salgınının okullar ve eğitim üzerindeki etkileri, öğretmenler açısından alışılmış olan her şeye bir ara verilmesini, öğretme ve öğrenmenin geçici bir süre için de olsa tamamıyla yeniden biçimlendirilmesini zorunlu kılmıştır. Öğretmenlerin içinde bulunduğu durum; okulların kapatıldığı bu süreçte hiçbir şekilde öğrencisine ulaşma ve destek olma şartlarına ve imkânına sahip olmayan öğretmenlerden, okulların açık olduğu “normal zamanlar”daki iş yoğunluğundan daha fazla iş yoğunluğuna sahip olan ve daha geniş bir yelpazedeki beklenti ve talepleri bilişim teknolojileri ve uzaktan öğrenme araçları marifetiyle karşılama ile ilgili güçlükler yaşayan öğretmenlere kadar çeşitlilik göstermektedir. “Kriz sonrası hiçbir şey aynı olmayacak” bugünlerin en yaygın kullanılan klişesi olabilir. Şu anda öğretmenlerin içinde bulunduğu durum, karşılaştıkları güçlükler, yaşadıkları kaygılar, öğrencileri desteklemek adına yapmaya çalıştıkları, yapabildikleri ve yapamadıkları kriz öncesi ile aynı değil. Öğretmenler öğrencilerinden fiziksel olarak uzakta ve bir kısmı daha önce hiç kullanmadığı yöntem ve teknolojileri kullanıyor, bir kısmı ise daha önce uzaktan erişim ve öğretme-öğrenme için daha önce kullandığı teknoloji, araç ve yöntemleri daha yoğun olarak kullanıyor. Bu süreç sadece öğretmenler için değil, kullandıkları teknoloji, araç ve yöntemler için de gerçek bir sınama anlamına geliyor. Bu anlamda, uzaktan öğretme-öğrenme teknoloji, araç ve yöntemlerinin gerçekten sadece onlara bağımlı kalınan bir durumda, nerede ne kadar işe yaradığını veya yetersiz kaldığını da test etme imkânı sunuyor. Ayrıca eğitim sistemlerinin teknoloji, araç ve yöntemleri kullanabilme kapasitesinin de test edilmesi anlamına geliyor.

Salgın süreci, öğretmenlere en acımasız eleştirilerin sunulması ile onların değerinin en çok anlaşılması tezatlığını bir araya getirdi. Salgın sürecini geride bırakıldığında hiçbir şeyin aynı olmayacağı doğru olabilir. Bu süreç sonrasıyla ilgili beklenti uzaktan öğretme-öğrenme teknoloji, araç ve yöntemlerinin öğrencinin öğrenmesinin desteklenmesinde daha çok, daha yaygın ve daha etkili kullanılmasıdır. Ayrıca salgın süreci, başta ebeveynler olmak üzere toplumun her kesimi için öğretmenlerin işinin daha iyi anlaşılması, çocuklarla olan bağlarının daha iyi kavranması, onların desteklenmesi ve takdir görmesi açılarından bir dönüm noktası olabilir. Öğretmenler açısından kriz süreci ve sonrasının onlar için nasıl bir anlam ifade edeceği, bu süreçte yaşananların onları mesleki ve kişisel olarak nasıl etkileyeceği büyük ölçüde merkezi yönetim düzeyinde ve kurumsal düzeyde izlenecek politikalara ve alınacak önlemlere bağlı olacaktır.

COVID-19 salgını ve sonrasında öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi, öğretmenlerin iyi olma halinin ve öğretmenlik mesleğinin itibarının korunması sadece öğretmenler açısından değil, eğitim sistemlerinin geleceği açısından da hayati önem taşımaktadır. Uluslararası bir birlik olan UNESCO Öğretmen Görev Grubu, bu kriz süresince öğretmenlerin korunması, desteklenmesi ve takdir edilmesi için hükümetlere, eğitim yönetimlerine ve liderlere harekete geçme çağrısında bulundu. Salgın döneminde ve sonrasında öğretmenlerin desteklenmesi ve iyi olma halinin güvence altına alınması için sunulan öneriler şu şekilde özetlenebilir 21:

  1. İş güvencesi ve gelir güvencesi sağlanmalıdır. Her ne kadar Türkiye’de kamuda çalışan öğretmenler için iş ve gelir güvencesi sağlanmış olsa da diğer eğitim çalışanları, geçici veya sözleşmeli statüde çalışanlar, çeşitli tedarikçiler açısından süresiz olarak işini ve gelirini kaybetme durumu söz konusu olabilmektedir. Kriz öğretmenlerin işten çıkarılması veya ücretlerini ve diğer özlük haklarını kaybetmeleri için bir gerekçe olamaz. Öğretmenler kadar yardımcı personelin de hakları korunmalıdır. Ayrıca özel öğretim kurumlarında istihdamın ve ücretlerin korunması için üç ay işten çıkarmayı engelleyen mevcut düzenlemenin ötesinde kurumsal ve finansal sürdürülebilirliği sağlayacak tedbirlerin alınması ve kriz dönemine özgü desteklerin sağlanması önem arz etmektedir.
  2. Alınacak tedbirlerde ve sağlanacak desteklerde öğretmenlerin ve öğrencilerin sağlığı, güvenliği ve iyi olma hali öncelik olmalıdır. Kriz ortamında öğrencilere destek olmaya çalışmak ve onların öğrenmesinin sürekliliği için çabalamak öğretmenlere ilave bir stres yüklemektedir. Bu stresle baş etmek için öğretmenlerin de sosyal ve duygusal desteğe ihtiyacı vardır. Öğretmenlerin sosyal ve duygusal açıdan desteklenmesi için programlar ve eylem planları oluşturulmalıdır.
  3. COVID-19 için oluşturulan eğitim tedbirlerine öğretmenler mutlaka dâhil edilmelidir. Okullar açıldığında yaşanacak yeniden uyum ve iyileşme sürecinde öğretmenler baş aktörler olacaktır. Bu nedenle öğretmenlerin planlama ve politika süreçlerine dâhil edilmesi gerekir. Aksi takdirde okullar yeniden açıldığında iyi bir başlangıç yapmak mümkün olmayabilir ve bu durum öğretmenler kadar öğrenciler için de uzun dönemli ve kalıcı kayıpların oluşmasına neden olabilir.
  4. Öğretmenlere yeterli destek ve mesleki gelişim imkânı ve fırsatı sağlanmalıdır. Öğretmenler böyle bir krizi daha önce hiç yaşamadılar ve bu kriz ortamında öğrencilere nasıl destek olacakları, uzaktan-sanal ortamda öğrencilerin öğrenmesi için neler yapabilecekleri konusunda öğrenmeye ihtiyaçları var. Okullar açıldığında uzaktan eğitim faaliyetlerinin etkisini değerlendirme, öğrenme eksiklerini belirleme ve öğrencinin gelişimine ve ihtiyaçlarına uygun bir öğrenme süreci planlama konusunda öğretmenlere destek olunmalıdır. Ayrıca bu süreçte öğretmenlerin ihtiyaç duyacağı ilave içerik ve materyal desteğinin de sağlanması gerekir.
  5. Eşitlik ve kapsayıcılık eğitim tedbirlerinin odağına alınmalıdır. Kırsal kesimde ve dezavantajlı bölgelerde yer alan okulların, engelli ve dezavantajlı öğrencilerin süreç boyunca ve sonrasında daha fazla desteğe ihtiyacı olacaktır. Buralardaki çocukları ihmal etmemek için kırsal kesimde ve dezavantajlı bölgelerdeki okullarda görev yapan öğretmenlere daha fazla esneklik verilmeli ve daha fazla destek sağlanmalıdır.

Unutulmamalıdır ki, COVID-19 salgını sürecinde ve sonrasında, okullar açıldığında kurumlar ve yöneticileri de öğretmenlerine sağladıkları destek ve kriz döneminde ortaya koydukları liderlik performansı bakımından bir sınav vermiş olacaklar. Öğretmenlerine ve eğitim çalışanlarına ne kadar destek oldukları, zor zamanların yükünü ne ölçüde paylaştıkları, bugüne kadar dile getirilen her türlü paydaşlık, kurumsallık ve bir aile olma gibi modern zaman yönetişim söylemlerinin de bir sınaması olacaktır. Kurumlar ve işletmeler açısından bu durumu, Dünya Ekonomik Forumu “COVID-19 Salgını Paydaş Kapitalizminin Turnusol Testidir” başlığıyla ifade etmektedir 22. Bu bağlamda merkezi yönetimler ile resmî veya özel kurumlar açısından öğretmenlere ve diğer eğitim çalışanlarına destek olunması, iş ve özlük haklarının güvence altına alınması, krizin ortaya çıkardığı ihtiyaçların acil durum ihtiyacı olarak görülerek karşılanması, liderlik testi olduğu kadar eğitimin geleceği açısından da belirleyici bir etkiye sahip olacaktır.


Dipnotlar:

  1. UNESCO. (2020). COVID-19 educational disruption and response. https://en.unesco.org/covid19/educationresponse adresinden 17 Nisan 2020 tarihinde erişildi.
  2. The International Task Force on Teachers for Education 2030. (2020). Response to the COVID-19 outbreak – Call for action on teachers. http://www.teachersforefa.unesco.org/v2/index.php/en/ressources/file/470-response-to-the-covid-19-outbreak-call-for-action-on-teachers adresinden erişildi.
  3. Vegas, E. (2020, 14 Nisan). School closures, government responses, and learning inequality around the world during COVID-19. https://www.brookings.edu/research/school-closures-government-responses-and-learning-inequality-around-the-world-during-covid-19/ adresinden erişildi.
  4. The International Task Force on Teachers for Education 2030. (2020). A.G.E.
  5. OECD. (2020). A framework to guide an education response to the COVID-19 Pandemic of 2020. https://read.oecd-ilibrary.org/view/?ref=126_126988-t63lxosohs&title=A-framework-to-guide-an-education-response-to-the-Covid-19-Pandemic-of-2020 adresinden erişildi.
  6. World Bank. (2020). How countries are using edtech (including online learning, radio, television, texting) to support access to remote learning during the COVID-19 pandemic. https://www.worldbank.org/en/topic/edutech/brief/how-countries-are-using-edtech-to-support-remote-learning-during-the-covid-19-pandemic adresinden 14 Nisan 2020 tarihinde erişildi.
  7. MEB. (2020, 9 Nisan). Öğretmenler için de “uzaktan eğitim” başladı. http://www.meb.gov.tr/ogretmenler-icin-de-uzaktan-egitim-basladi/haber/20667/tr adresinden erişildi.
  8. Turner, C., Adame, D. ve Nadworny, E. (2020, 12 Nisan). Teaching without schools: Grief, then a ‘Free-For-All’. https://www.kqed.org/mindshift/55710/teaching-without-schools-grief-then-a-free-for-all adresinden erişildi.
  9. Hamilton, L. S., Pane, J. F. ve Steiner, E. D. (2020, 2 Nisan). Online doesn’t have to mean impersonal. https://www.rand.org/blog/2020/04/online-doesnt-have-to-mean-impersonal.html adresinden erişildi.
  10. World Economic Forum. (2020, 9 Nisan). Lockdown is the world’s biggest psychological experiment – and we will pay the price. https://www.weforum.org/agenda/2020/04/this-is-the-psychological-side-of-the-covid-19-pandemic-that-were-ignoring/ adresinden erişildi.
  11. UNESCO. (2020, 16 Nisan). UNESCO Futures of Education Commission urges planning ahead against increased inequalities in the aftermath of the Covid-19. https://en.unesco.org/news/unesco-futures-education-commission-urges-planning-ahead-against-increased-inequalities adresinden erişildi.
  12. ILO. (2020). ILO Monitor 2nd edition: COVID-19 and the world of work. https://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/—dgreports/—dcomm/documents/briefingnote/wcms_740877.pdf adresinden erişildi.
  13. Bench, A. (2020, Mart 29). Alberta government redirects school funding into COVID-19 response; NDP calls move ‘unconscionable’. https://globalnews.ca/news/6746803/alberta-school-funding-redirected-covid-19/ adresinden erişildi.
  14. MEB. (2020, 1 Nisan). Ücretli öğretmenlere ve usta öğreticilere ders ücreti ödemesi sürecek. http://www.meb.gov.tr/ucretli-ogretmenlere-ve-usta-ogreticilere-ders-ucreti-odemesi-surecek/haber/20624/tr adresinden erişildi.
  15. Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 2347). T.C. Resmî Gazete, Sayı 31088 (2020). https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/04/20200403-7.pdf
  16. OECD. (2020). A.G.E.
  17. UNESCO. (2020). Provide continuous support to teachers, learners, and their families. http://www.iiep.unesco.org/en/provide-continuous-support-teachers-learners-and-their-families-13375 adresinden erişildi.
  18. World Health Organization. (2020). Mental health and psychosocial considerations during the COVID-19 outbreak. https://www.who.int/docs/default-source/coronaviruse/mental-health-considerations.pdf adresinden erişildi.
  19. Collie, R. Ve Martin, A. (2020, 7 Nisan). Teacher wellbeing during COVID-19. https://www.teachermagazine.com.au/articles/teacher-wellbeing-during-covid-19 adresinden erişildi.
  20. Grevatt, A. C. (2020, 20 Mart). Guidance for teachers on how to handle coronavirus anxiety. https://www.ase.org.uk/news/guidance-teachers-how-handle-coronavirus-anxiety adresinden erişildi.
  21. The International Task Force on Teachers for Education 2030. (2020). A.G.E.
  22. Schwab, K. (2020, 25 Mart). COVID-19 is a litmus test for stakeholder capitalism. World Economic Forum. https://www.weforum.org/agenda/2020/03/covid-19-is-a-litmus-test-for-stakeholder-capitalism/ adresinden erişildi.

COVID-19 Salgını Sürecinde Öğretmenler tedmem

]]>