Yazılar

Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı’na İlişkin Görüşlerimiz

Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı’na İlişkin Görüşlerimiz

Bu raporda yapılacak olan değerlendirme, yükseköğretimde özerklik bağlamında ele alınacaktır. Çünkü hazırlanan taslak yönetmelik üniversitelerde akademik, idari, mali ve ekonomik konularda denetimi içermektedir. Elbette her ülke yükseköğretimdeki kurumsal özerkliğinin sınırlarını kendi yasal metinleri ile toplumsal, tarihi ve kültürel bağlamına göre oluşturur. Ancak eğitim basamakları içerisinde küresel eğilimlere en duyarlı kademe yükseköğretimdir. Bundan dolayı Bolonya sürecine dâhil olmuş bir ülke olan Türkiye’nin dünyada ve AB ülkelerinde giderek demokratikleşip özerkleşen üniversite anlayışından uzak kalması düşünülemez. AB’de bağımsız kalite güvence kuruluşu olmayan tek ülkenin Türkiye olduğu düşünülürse, konunun önemi daha iyi anlaşılacaktır. Kaldı ki, Yükseköğretim Kurulu yakın zamanlarda Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmelik taslağını yayımlamıştır. Bu yönetmelik daha özerk ve şeffaf yükseköğretim kurumları için olumlu bir girişimdir. Bunun yanı sıra uzun yıllardır üzerinde tartışılan çeşitli yükseköğretim yasa taslakları da daha özerk üniversite beklentilerini içermektedir. Bu bağlamda dünyada makul düzeylerde özerkleşme benimsenirken, Türkiye’de kontrolü artırmaya dönük yönetmeliklerin gündeme gelmesi düşünülmesi gereken bir husustur. Devamını Oku

1. Uluslararası Yükseköğretim Çalışmaları Konferansı (IHEC) 2015

1. Uluslararası Yükseköğretim Çalışmaları Konferansı (IHEC) 2015

14-16 EKİM 2015

09.00-17.00

Boğaziçi Üniversitesi, TED ve TEDMEM tarafından 14-16 Ekim 2015 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen “1. Uluslararası Yükseköğretim Çalışmaları Konferansı (IHEC) 2015 – Değişen Dünya ve Yükseköğretim: Kimlik, Politika ve Reform Modelleri” Konferansı tamamlandı. Hakem sürecinden geçtikten sonra konferansta sunulan veya bu odakta hazırlanan makalelere Nisan 2016’da Eğitim ve Bilim Dergisi “Yükseköğretim Politikaları ve Sorunları” özel sayısından ulaşabilirsiniz. Devamını Oku

Yükseköğrenimde Dönüşüm İhtiyacı

Yükseköğrenimde Dönüşüm İhtiyacı

Son yıllarda dünya çapında devam eden “Üçüncü Nesil Üniversite” kavramına yönelik tartışmalar, bir yandan yükseköğrenimde dönüşüm ihtiyacının kaçınılmaz olduğunu gösterirken, diğer yandan da “Nasıl?” sorusunu gündeme getiriyor. Bu noktada geleneksel üniversite modeli ile yükseköğrenimin önünde bulunan eğitsel ve yapısal anlamdaki kısıtları tespit etmek, dönüşümün yönünü belirleyebilmek açısından büyük bir öneme haiz. Eğitim ve toplumsal kurumlar arasında var olan organik bağlar düşünüldüğünde, bu konuda bir kamuoyu tartışmasının başlaması gerektiği net bir şekilde karşımıza çıkıyor. Bunun en temel sebebi ise yükseköğrenimin bir eğitim meselesi olmaktan ziyade toplumsal bir mesele olmasına dayanıyor. Devamını Oku

Dünya’nın En İyi Üniversiteleri Arasında Neden Türkiye’den Sadece Tek Bir Üniversite Var?

Dünya’nın En İyi Üniversiteleri Arasında Neden Türkiye’den Sadece Tek Bir Üniversite Var?

Özellikle son yıllarda, bazı araştırma kurumlarının dünya üniversitelerinin başarı sıralamalarını konu edinen haber ve tartışmaları izliyoruz. İlk etapta birçoğumuzun aklından “Niçin ülkemizden daha fazla üniversite yok?” sorusu geçiyor. Türkiye’deki üniversitelerin dünyadaki en iyi üniversiteler arasında yer alıp almadığı konunun farklı boyutlarıyla tartışılabilir. Devamını Oku

Yükseköğretime Giriş Çıkmazı

Yükseköğretime Giriş Çıkmazı

Her yıl olduğu gibi LYS sınavlarının ardından üniversiteye giriş sisteminin değişmesi yine gündemde. Bu durum 35 senedir kanayan bir sorun aslında. Yani yaşanan sorunlar yeni değil. MEB’nın resmi bir açıklaması olmamasına rağmen, Nisan 2014’te de tartışılan bazı konular arka planda bazı çalışmalar yapıldığı izlenimini doğuruyor. Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı’nın “2016 yılına kadar değiştireceğiz” dediği üniversiteye giriş sistemi, rutine giren değişikliklerden birini daha yaşayacak gibi. Birden fazla sınav yapılması, her yıl TEOG benzeri sınav düzenlenmesi, tabletle sınava geçilmesi, açık uçlu soru sorulması, üniversitelerin sınıflandırılması vb. konular gündemde. Resmi açıklama yapılmadığı için ihtiyatlı olmakta yarar var. Ancak yükseköğretime giriş sınavlarıyla ilgili tartışmayı bile çoktan seçmeli seçenekler üzerinden yürütüyor olmamız ilginç. “Şu sistem mi yoksa bu sistem mi daha etkili?” Devamını Oku

Lisans Öğrencilerine Formasyon Hakkı Tanınması

Lisans Öğrencilerine Formasyon Hakkı Tanınması

Türkiye’de öğretmenlik mesleğine kimlerin, nasıl seçilip atanacağına, nasıl bir eğitim sürecinin işletileceğine yönelik kararlar YÖK ve MEB tarafından sık sık değişikliğe uğramaktadır. Söz konusu değişiklikler hızlı kararlarla, vazgeçileni tekrar kabul ederek ya da kurgulanan bir yapı henüz çıktı ve takip verilerini sağlamadan gündeme gelebilmektedir. Kurumsal kararlardan daha çok kurumu hali hazırda idare eden kişilerin “ideal” algısına göre şekillenen ve devamlılığı çok iyi planlanmamış modellerle alınan kararların en çok sakınca oluşturabileceği alan eğitim politikalarıdır. Bunlardan bir yenisi de, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu’nun 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı kararı ile belirlenen ve öğretmenliğe kaynaklık eden yükseköğretim programlarından mezun olanlar için geçerli pedagojik formasyon eğitimi sertifika programına ilişkindir. YÖK de MEB’in bu kararının nasıl yürütüleceğine yönelik düzenlemesini geçtiğimiz günlerde duyurmuştur. Devamını Oku

Öğretmen İstihdam Politikaları: Sorunlar ve Güncel Tartışmalar

Öğretmen İstihdam Politikaları: Sorunlar ve Güncel Tartışmalar

17 ŞUBAT 2014

13.00

Öğretmen İstihdam politikaları, TEDMEM’in düzenlediği panelde konunun paydaşlarıyla ele alındı.

Atama bekleyen öğretmenler, norm eksiği ve fazlası, açıktan atama ve kurumlar arası geçiş bekleyen öğretmen adayları kamuoyundaki başlıca tartışma konuları arasında yer alıyor. Diğer yandan, öğretmenlere yönelik istihdam politikaları yeni düzenlemelerle farklı bir sürece giriyor. Fen-edebiyat fakültelerinden gelen talep doğrultusunda bir yıl içinde 30.000+30.000 toplamda 60.000 kişiye pedagojik formasyon imkanı tanınıyor. Devamını Oku

Yayınlar