Yazılar

Bir Bakışta Eğitim 2021

Bir Bakışta Eğitim 2021

OECD tarafından her yıl yayımlanan Bir Bakışta Eğitim raporları serisi, eğitim sistemlerinin temel göstergeleri ve değişkenlerine ilişkin verilerin güncel durumunu ortaya koymaktadır. Ülkelerin öğrencilerine nitelikli eğitim sağlamada hangi noktada olduklarının karşılaştırmalı bir değerlendirmesine olanak veren bu göstergeler, Bir Bakışta Eğitim 2021 raporunda eğitim süreçlerinin çıktıları, eğitime erişim, eğitime ayrılan finansal kaynak ile öğretmenler, öğrenme ortamları ve okullar olmak üzere dört başlık altında sunulmuştur. Ana teması “Eğitimde Eşitlik: Eğitim Fırsatlarının Güçlendirilmesi” olarak belirlenen bu raporda, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri- Hedef 4 ile ortaya konan “kapsayıcı ve hakkaniyete dayanan nitelikli eğitimi sağlamak ve herkes için yaşam boyu öğrenme fırsatlarını teşvik etmek” amacı doğrultusunda ülkelerin kat ettiği mesafeler hakkında da çıkarımlarda bulunmak mümkün olmuştur.

TEDMEM olarak, Bir Bakışta Eğitim 2021 raporunda yer alan 100’den fazla veri tablosunu ve grafiği inceleyerek, uluslararası karşılaştırmalarda anlamlı olabilecek ve eğitim sistemimizin ihtiyaçları bağlamında yol gösterebilecek Türkiye verilerini süzdük; eğitim sistemimizde halihazırda var olan ya da olması gereken gelişmeler üzerinden değerlendirmelerimizi sunduk. Ülkemizde eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması konusunda atılacak adımlara katkı sağlamasını dileriz.

Bir Bakışta Eğitim 2021

Bir Bakışta Eğitim 2020

OECD tarafından her yıl yayımlanan Bir Bakışta Eğitim raporları serisi, eğitim sistemlerinin temel göstergeleri ve değişkenlerine ilişkin verilerin güncel durumunu sunmaktadır. Bu kapsamda, Bir Bakışta Eğitim 2020 raporunda eğitim süreçlerinin çıktıları, eğitime erişim, eğitime ayrılan finansal kaynak ile öğretmenler, öğrenme ortamları ve okullar olmak üzere dört başlık altında sunulan göstergelere ilişkin veriler OECD ortalamasıyla karşılaştırmalı olarak Türkiye odağında incelenmiştir. Ardından bu verilerden hareketle Türkiye’nin genel görünümü değerlendirilmiştir.

Üçüncü Öğretmen Olarak Öğrenme Ortamları: Okulun Fiziki Yapısının Öğrenmeye Etkisine İlişkin Kanıtlar

Üçüncü Öğretmen Olarak Öğrenme Ortamları: Okulun Fiziki Yapısının Öğrenmeye Etkisine İlişkin Kanıtlar

Orijinal Başlık: Learning environment as third teacher? Evidence on the impact of school infrastructure 1

Modern zamanın çocukları çok erken yaşlardan itibaren kreşlerde, anaokullarında veya okullarda giderek daha fazla zaman geçiriyor. Uluslararası istatistiklere göre, dünya genelinde eğitim hizmetlerinin kapsamı genişliyor. 2015 yılında, çocukların %49’u okul öncesi eğitim kurumlarında, %89’undan fazlası ilkokullarda eğitim görmekte ve %65’inin ise genel eğitime erişimi bulunmaktaydı. OECD verilerine göre, öğrenciler 15 yaşına gelene kadar otalama 7.538 saatlerini okul binalarında geçiriyor. Dolayısıyla okul binaları, evden sonra öğrencilerin zamanının büyük çoğunluğunu geçirdikleri ikinci yer haline geliyor. Bu binalar öğrenmeyi destekleyecek şekilde düzenlenebilirse üçüncü bir öğretmen oluyor. Okul binalarının “üçüncü öğretmen” olması terimi ilk olarak İtalyan pedagog Loris Malaguzzi tarafından kullanıldı. Malaguzzi’ye göre, öğrenme ortamı eğitimciler için bir araç olmanın yanı sıra, bağımsız olarak keşifler ve deneyimler için bir kaynak sağlaması bakımından öğretmen ve aileden sonra üçüncü öğretmen olabilir (Cagliari vd. 2016).

Devamını Oku


Dipnotlar:

  1. Shmis, T., Ambasz, D. ve Ustinova, M. (2019, Haziran 15). Learning environment as third teacher? Evidence on the impact of school infrastructure [Web blog yazısı]. https://blogs.worldbank.org/education/learning-environment-third-teacher-evidence-impact-school-infrastructure?CID=WBW_AL_BlogNotification_EN_EXT adresinden erişildi.
Bir Bakışta Eğitim 2021

Bir Bakışta Eğitim 2019

OECD tarafından her yıl yayımlanan Bir Bakışta Eğitim raporları serisi, eğitim sistemlerinin temel göstergeleri ve değişkenlerine ilişkin verilerin güncel durumunu sunmaktadır. Bu kapsamda, Bir Bakışta Eğitim 2019 raporunda eğitim süreçlerinin çıktıları, eğitime erişim, eğitime ayrılan finansal kaynak ve öğrenme ortamları ve okullar olmak üzere dört başlık altında sunulan göstergelere ilişkin veriler, OECD ortalamasıyla karşılaştırmalı olarak Türkiye odağında incelenmiştir. Ardından bu verilerden hareketle Türkiye’nin genel görünümü değerlendirilmiştir.