Yazılar

Uzaktan Eğitime Bir de Yakından (!) Bakalım…

Uzaktan Eğitime Bir de Yakından (!) Bakalım…

Öncelikle mevzu bahis eğitimle ilişkili kavramlar olduğunda söze şöyle başlamanın doğru olacağını düşünüyorum. Eğitimde hiçbir kavram diğerinin alternatifi değil, tamamlayıcısı ya da destekleyicisi olabilir. Burada kastetmek istediğim tam olarak eğitim ortamlarında kullanılan bir X yönteminin ya da modelinin diğerlerine kıyasla kurtarıcı olamayacağıdır. Bugün geleneksel olarak nitelendirdiğimiz öğretim yöntemlerinin bile etkisiz olduğundan söz edemeyiz. Eğitimde öğrencileri en iyi şekilde değerlendirmede X aracını kullanmalıyız gibi bir tezi savunmak da doğru değildir. Yine eğitim anlayışımızı Bloom taksonomisi doğrultusunda uygulama, değerlendirme, sentez gibi daha üst basamaklara çıkarma amacıyla “bilgi” (Ki içerisinde bilginin olmadığı hiçbir şeyden söz etmek mümkün müdür?) gibi değerli bir basamağı görmezden gelmek hata olur. Eğitim sistemi için A modeli en başarılıdır demek de tartışmalı bir yaklaşımdır. Felsefi açıdan düşündüğümüzde kime göre ya da neye göre? Devamını Oku

Prof. Dr. İoanna Kuçuradi ile Felsefe ve Eğitim Üzerine

Prof. Dr. İoanna Kuçuradi ile Felsefe ve Eğitim Üzerine

Bu dosya konumuzda felsefenin öncü isimlerinden Prof. Dr. İoanna Kuçuradi ile felsefe ve eğitim üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü, Türkiye Felsefe Kurumu, İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin kuruluşuna öncülük etmiş, Dünya Felsefe Federasyonları Başkanlığı yapmış, felsefe ve insan hakları konusunda bir UNESCO kürsüsü sahibi olan Sayın Kuçuradi ile eğitimde aydınlanmanın yerini, eğitimin iç amacını, insanlaşmayı ve eğitim-felsefe ilişkisini ele aldık. Kendisini bu çalışma vesilesiyle ağırlamış olmaktan onur duyuyor, tüm paydaşlarımıza keyifli okumalar diliyoruz. Devamını Oku

tedmem Kürsü: "Can Eğitimi"

TEDMEM Kürsü: “Can Eğitimi”

Felsefede Türkiye’nin önde gelen isimlerinden
Prof. Dr. Ahmet İnam 25 Ekim 2017’de TEDMEM KÜRSÜ’de!

tedmem Kürsü, alanında öncü isimleri ağırlamaya devam ediyor. tedmem Kürsü’nün Ekim ayındaki konuğu ODTÜ Felsefe Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet İnam.

Prof. Dr. Ahmet İnam tedmem Kürsü’de “Can Eğitimi” başlıklı bir konuşma gerçekleştirecek. Devamını Oku

Dünya Bankası Direktörü Martin Raiser

Dünya Bankası Direktörü Martin Raiser – Eğitim ve Ekonomi

Bildiğiniz gibi dünyadaki hâkim ekonomi politikaları, eğitim sistemlerini ciddi şekilde etkiliyor. Ekonomi ve eğitim arasındaki ilişkiyi siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Ekonomi için eğitim neden bu kadar önemli?

Ekonomistler olarak, eğitime bireylerin üretkenliğindeki ana faktör olarak bakma eğilimindeyiz. Bunun bir sonucu olarak bilgi, günümüz ekonomisinde temel bir faktördür. Bilgisayar bilimlerini, biyoteknolojiyi ya da inovasyonu düşünün… Özellikle gelişmiş ekonomilerde, tüm bu aktiviteler büyük bir gelir üretiyor ve bunlar bilgi temelli. Eğitim olmasa bu alanlarda rekabet edemezdik. Şunu çok iyi biliyoruz ki, bireyler seviyesinde eğitim seviyesi yüksek olan kişiler, eğitim seviyesi düşük olanlardan daha yüksek yaşam boyu kazanç elde ediyor. Tüm ekonomilerin performansını bir kenar bırakın, sadece bireyler için bile eğitime yatırım yapmak iyi bir fikir. Devamını Oku

yorum

Eğitimde Öncelik Meselesi

Arabanızın yakıt verimliliği her zaman önemlidir, çünkü bir depo yakıtla ne kadar yol alabileceğinizi yakıtınızdan aldığınız verim belirler. Ama uzun ve ne kadar süreceği belli olmayan bir yolculuğa çıkacaksanız, arabanızın yakıt verimliliğinden bağımsız olarak daha fazla yakıta ihtiyaç duyacağınız açıktır. Eğitim sistemleri de böyledir. Sınırsız bir finansal kaynak ile eğitim çıktılarını arttırmak için pek çok şey yapılabilir, ancak bu uygulamada mümkün değildir. Devlet bütçeleri sınırlıdır ve eğitime ayrılacak bütçe, paranın en fazla nasıl değerlendirilebileceği göz önünde bulundurularak önceliklendirilmelidir Devamını Oku

Eğitim'in Eğitime İhtiyacı Var

“Eğitim”in Eğitime İhtiyacı Var

"Eğitim"in Eğitime İhtiyacı VarToplumların eğitim düzeyi arttıkça daha kâmil, daha rasyonel ve daha mutlu olmaları beklenir. Çünkü, bizimki de dahil olmak üzere, ülkelerin eğitim mevzuatında bu özellikler hedef olarak gösterilmektedir. Ancak, eğitim düzeyi yükseldikçe vasıflı suç oranı artıyor, verilen cezalar artıyor, dünyadaki açlık artıyor, obezite artıyor, çevre kirliliği artıyor. 2007’deki dünya ekonomik krizini dünyanın en iyi üniversitelerinde okuyanların çıkardığı biliniyor. En iyi üniversitelerde eğitim görmüş olmak “iyi” insan olmakla ne derece bağlantılı? Ekonominin ve teknolojinin arkasına takılmış bir “eğitim”in eğitime ihtiyacı var görünüyor. Savaşlar, açlık ve yoksulluk bu denli artarken, dünyanın en iyi okullarında öğrenim gören insanların duyarsızlığı, aldıkları eğitimin sorgulanmasını gerektiriyor. Bizim iki kat daha fazla sorgulama yapmamız kaçınılmaz. Zira “gelişmiş” ülkelerin eğitim düzeyine çıkma hayalimiz var. Devamını Oku

Yayınlar