Topluluk İçinde Heyecandan - İçsel Motivasyona

Topluluk İçinde Heyecandan – İçsel Motivasyona

Lise öğrencisi olan Jessica, çok iyi bir atlettir ve olimpiyatlara hazırlanmaktadır. Bir başka atletle koştuğu zaman performansı yükselmektedir. En iyi performansı da güçlü rakiplerle koştuğu zaman göstermektedir 1. Öte yandan başka bir öğrenci Jake, yalnızken rolünün sözlerini kusursuz tekrar edebilirken, seyirci önünde dili sürçmekte ve hata yapmaktadır 1.

Zajonc (1965) bu durumu iyi öğrenilmiş bir konu, ya da doğuştan tepki verilmesi gereken bir durumda topluluk önünde olmanın toplumsal hızlandırmaya neden olacağını belirtmektedir. Başkalarının varlığı yanlış yapma olasılığının düşük olduğu, doğru yapma ihtimalinin yüksek olduğu, yalın işlerde performansa olumlu katkı yaparken, yapılan iş karmaşık, yanlış yapma olasılığı fazla ve iyi öğrenilmemişse performansı kötüleştirmektedir 1.

Bu durumda Jessica, zaten başarılı olduğu bir işi yaptığı için başkalarının varlığı bir “toplumsal hızlandırma” oluşturuyor. Jake ise, zor ve karmaşık bir iş yaptığı için başkalarının varlığı onun için “toplumsal ket vurma” oluşturuyor 1.

Yukarıda verilen örnekler ve açıklamalar bir eğitimci için ne anlama geliyor?

Özellikle öğrenmede geri kalmış, hazırbulunuşluk düzeyi yetersiz olan öğrencilerden, yetersiz oldukları bir alanda bütün sınıfın içerisinde bir problemi çözmesi, bir konuda açıklama yapmasının beklenmesi onlarda toplumsal ket vurma sonucunu ortaya çıkarabilir.

Peki, o zaman bu öğrencilere sınıfta söz hakkı vermememiz mi gerekir? Elbette kastettiğim bu değil. Öncelikle yapmamız gereken öğrencilerin yeterli oldukları alanlardan başlamaktır. Bu durum onların performanslarında bir toplumsal hızlandırma yapacaktır. Yeterlilikleri arttıkça onlara sınıfta daha zor ve karmaşık konularda görevler verebilir, sorular sorabiliriz. Öğrenme sürecinde yapılan hataların öğrenmeye dahil olduğunu aklımızdan çıkarmamamız gerekir. Elbette sınıf ortamında öğrenciler yanlış cevaplar verebilirler, istenen performansı gösteremeyebilirler. Ancak onlardan sürekli yapamayacakları rolleri beklemek, çabalarını olumsuz yönde etkileyebilir. Biraz çaba ile yapabilecekleri görevlerden başlayarak, duygusal destek sağladıktan sonra onlardan daha karmaşık görevler bekleyebiliriz.

Öte yandan akademik başarısı yüksek olan öğrencilerden bu yüksek başarılarına güvenerek, sürekli yeterliğinin çok üzerinde akademik görevler beklemek de toplumsal ket vurmaya neden olabilir.

Fen ve Teknoloji 8. Sınıf öğretmeni arka arkaya üç sınav yapar. Bu sınavlardan ikincisi çok zor bir sınavdır ve bu durum öğrencilerin sınav puanlarının düşmesine neden olur. Bu olayın sonucunda yapılan veli toplantısında öğretmenle veliler arasında geçen konuşma:

Bizim çocuk aslında Fen ve Teknoloji dersini çok seviyor. Ancak ikinci sınavın çok zor olması nedeniyle, ne kadar çok çalışırsa çalışsın başarısız olacağını düşündüğü için 3. Sınava da hiç çalışmadı.

Evet anlıyorum. Bütün öğrencilerde bu durum söz konusu. Bu duruma ben de çok üzülüyorum. Öğrencilerime çok güvendiğim için, soruları hazırlarken elimin ayarı kaçmış. Öğrencilerimle bu durumu konuşarak özgüvenlerini tekrar yerine getirmeye çabalıyorum.

Yukarıdaki örnek, topluluk önünde yapılan bir sözlü sınav olmadığı halde akademik başarısı yüksek öğrenciler için de olumsuz sonuçlar olabileceğini göstermektedir. Ancak bu durum öğrencilere kendi yeterliklerini zorlayacakları akademik görevler vermeyeceğimiz, problemler çözmelerini istemeyeceğimiz (öğrenciler kendileri de soru hazırlayıp, sorabilmeliler) anlamına gelmemelidir.

Burada bir elektrik mühendisinin anlattığını sizinle paylaşmak isterim. Öğretim kadrosu güçlü fakültelerden mezun olan mühendisleri diğerlerinden ayıran en önemli farkın, ilkinden mezun olanların zor bir görevle karşılaştıkları zaman hemen pes etmemeleri, bunu nasıl çözebileceğinin yollarını araştırmak olduğunu söylemişti.

Toplumsal ket vurma azaltılabilir mi?

Evet azaltılabilir. Bunun yolu öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeylerini bilmekten geçer. Hazırbulunuşluk düzeyleri bilinen öğrencilere kolaydan zora doğru, (ara sıra bu ilke zorlanabilir) bir yol haritası planlanıp, öğrenme yolculuklarını sürdürmeleri sağlanabilir. Hedef, zamanla öğrencilerin öğretmene olan bağımlılığını azaltıp, içsel motivasyonlarını artırmak olmalıdır. Çünkü; Ormrod’a göre; içsel motivasyonu yüksek olan bireylerin etkinlik başlatma ve sürdürme, etkili öğrenme stratejileri kullanma olasılıkları artar. İçsel motivasyon, öz düzenleme için basamak oluşturur 2.

Sonuç olarak, içsel motivasyonu ve öz düzenleme becerileri yükselen öğrenciler öğrenme yolculuklarında kendi kanatları ile uçabileceklerdir.

Kendi kanatları ile uçabilen öğrencilerimizin artması dileklerimle…

Kaynaklar

Taylor, S. E., Peplau, L. A. ve Sears, D. O. (2007). Sosyal Psikoloji. (Çev: A. Dönmez). İstanbul: İmge Kitabevi Yayınları

2 Türk, E. G. (2013). Motivasyonda Bilişsel Faktörler. M. Baloğlu (Ed.) Öğrenme Psikolojisi içinde (s. 462-500). Ankara: Nobel Yayıncılık.